nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Valiler

Madde 52; Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır.

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 52: Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır. Her bir birim “vilayet” olarak adlandırılır. Her vilayet de birimlere ayrılır, her bir birim “âmillik” olarak adlandırılır. Vilayete bakan kişi, “vali” veya “emir” olarak adlandırılır. Âmilliğe bakan kişi ise “âmil” veya “hâkim” olarak adlandırılır.

 Valiler birer yöneticidir. Zira vilayet bizzat yönetimdir. el- Kâmûs-ul Muhît’te şöyle denilmiştir: “Bir şeyi dost edindi veya masdardır ve kesra ile el-hıtta, imârat ve sultan manasına gelir.” Valinin tayini halife veya bu tayinde niyabet verdiği kimseler tarafından yapılır. Vali ancak halife tarafından tayin edilir. Vilayette (valilikte) veya imâratta (emirlikte), yani valilerde ve emirlerde asıl olan; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amelidir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, beldelere valiler tayin ettiği ve onlara o bölgelerde yönetim hakkı kıldığı sabit olmuştur. Nitekim Muaz İbn-u Cebel’i el-Cened’e, Ziyâd İbn-u Lebîd’i Hadramevt’e ve Ebâ Musa el-Eşari’yi Zebîd ve Aden’e vali olarak tayin etmiştir. Vali, halifenin naibidir ve niyabete göre halifeye niyabet ettiği işlerle kaim olur. Valilik için şeriatta muayyen bir sınır yoktur. Yönetim işlerinden herhangi bir işte halifeye naib olan herkes halifenin kendisini görevlendirmesinde tayin ettiği lafızlara göre bu işte vali sayılır. Velakin beldelerin vilayeti veya imârat, mekan ile sınırlıdır. Çünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], vali atadığı, yani imârata emir tayin ettiği mekanı sınırlandırırdı. Ancak bu valilik genel ve özel olmak üzere iki kısımdır. Genel valilik, vilayetteki yönetim işlerinin tamamını kapsar ve halife genel valiyi halkının tamamı üzerine belde veya vilayet bölgesi emiri olarak tayin eder. Genel valinin olağan diğer işlerine bakıldığında umumi gözetimci olur. Özel imârat (emirlik) ise emirin imâratının bu bölgedeki veya şu beldedeki orduyu idare etmek, tebaayı siyaset etmek, İslam miğferini korumak ve mukaddesatları savunmakla sınırlı olmasıdır. Onun yargıya, haracın ve sadakaların toplanmasına karışma hakkı yoktur. Sallallahu Aleyhi ve Sellem, genel vali olarak velâyet vermiştir ki Amru İbn-u Hazm’a Yemen’de genel vali olarak velâyet vermiştir. Yine özel vali olarak velâyet vermiştir ki Ali İbn-u Ebî Talib’e Yemen’de kadâ üzere velâyet vermiştir. Ondan sonraki halifeler de bunun üzerine seyretmişlerdir ki onlar da genel vali olarak velâyet veriyorlardı. Nitekim Ömer İbn-u’l Hattab, Muaviye İbn-u Ebî Sufyan’a genel vali olarak velâyet vermiştir. Yine özel vali olarak velâyet vermişlerdir ki Ali İbn-u Ebî Talib, Abdullah İbn-u Abbas’ı mal (maliye) dışında Basra’ya ve Ziyad’ı mal (maliye) üzerine vali yapmıştır. İlk dönemlerde vilâyet (valilik) iki kısım idi:

 ]الصلاةولاية[

(Vilâyet-us salâh) “salâh vâlîliği” ve

 ]الخراجوِلاية[

(vilâyet-ul harâc) “harâc haliliği”. Bundan ötürü tarih kitaplarının emirlerin valiliği konusundaki bahislerinde iki tabir kullandıkları görülür:

 Birincisi,

 ]الصلاة  الإمارة على [

“salâh üzere emirlik”

Ikincisi,

 ]على الصلاة والخراجالإمارة[

“salâh ve harâc üzere emirlik”. Yani emir ya “salâh ve harâc Emiri” olur, ya da yalnızca “salâh emiri” olur. Vilâyet (valilik) veya imârat (emirlik) üzerindeki “salâh” kelimesinin manası, yalnızca salahta insanlara imamlık yapmak değildir, bilakis manası mal (maliye) dışındaki tüm işlerde insanlar üzerinde valilik yapmaktır. Zira burada salâh kelimesi, malların (gelirlerin) toplanması istisnası ile [ الحُكم ]“yönetim” anlamına gelmektedir. Vali üzerinde “salâh ve harâc” biraraya gelirse, valiliği genel [genel vali] olur. Valiliği yalnızca salâh veya harâc üzere sınırlandırılsa, valiliği özel [özel vali] olur. Tüm bu durumlarda özel valilik hakkında halifenin düzenlemelerine başvurulur. Harâca tahsis etmeye hakkı olduğu gibi, kadâya (yargıya) tahsis etmeye ve yine maliye, kadâ ve ordu dışındakilere tahsis etmeye de hakkı vardır ve devletin idaresi ile vilâyetin idaresi için nasıl hayırlı görüyorsa öyle hareket edebilir. Çünkü şeriat, vali için muayyen işler belirlememiş ve tüm yönetim işlerine sahip olmasını da vacip kılmamıştır. Yalnız valinin veya emirin işini, yönetim ve sultan olarak ve yine halifenin naibi olarak ve ancak muayyen bir mekanda emir olarak belirlemiştir. Bu, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amelinden dolayıdır. Fakat o, halifeye genel vali olarak velâyet verme hakkı tanıdığı gibi uygun gördüğü işlerde özel vali olarak velâyet verme hakkı da tanımıştır. Nitekim bu, Resul [Aleyhi’s Salâtu ve’s Sela m]’ın amelinde açıkça görülmüştür. İşte Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in bir beldede veya bölgede emirin imâratını ve valilinin vilayetini belirlemesi uyarınca devletin vilayetlere ve vilayetlerin de âmilliklere ayrılmasına ilişkin olarak 52. madde konulmuştur. 

 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 47: Tefvîz muavininin icrası ve halifenin tutumu.

Madde 47: Tefvîz muavini bir işi icra eder ve halife de bu işi tasdik ederse halifenin tasdik ettiği şekilde, eksiksiz ve fazlasız infaz etmelidir. Halife, muavine yaptırdığı işte karşı gelirse bakılır: Eğer itiraz, muavinin usulü veçhiyle yerine getirdiği bir hükümle veya yerine koyduğu bir malla ilgili ise muavinin icrası infaz edilir. Zira aslında bu icra, halifenin bir görüşüdür. Nitekim… Devamını oku
anayasa

Madde 19: Yöneticinin Șartları.

Madde 19: Erkek, hür, akil, baliğ, adil, kâdir ve kifayet ehli olanlar dışındaki kimselerin yönetimi veya yönetimden sayılan herhangi bir işi üstlenmesi caiz olmadığı gibi, Müslümandan başkasının üstlenmesi de caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 103: Medya organı dairesi.

Madde 103: Medya organı; dahilde kötülüğü uzaklaştıran ve güzelliği barizleştiren kaynaşmış ve güçlü bir İslami toplum inşa etmek için, hariçte ise İslam’ın azametini ve adlini, ordusunun kuvvetini, beşerî nizamın fesadını, zulmünü ve ordularının vehnini gösterir bir şekilde İslam’ı barışta ve savaşta öne çıkarmak ve İslam’ın ve Müslümanların maslahatına hizmet etmek üzere, devletin medya… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 50: Tenfîz muavininin şartları.

Madde 50: Tenfîz muavini, Müslüman ve erkek olmalıdır. Çünkü o, halifenin yakın çevresindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 99: Her Maslahat için bir genel müdürün tayini.

Madde 99: Her maslahat için bir genel müdür, her daire ve her idare için de işlerini yürütecek birer müdür tayin edilir. Bu müdürler işlerden doğrudan sorumludurlar. Bu müdürler; işleri yönünden, maslahatların veya dairelerin veya idarelerin yüksek idare mesulleri karşısında sorumludurlar. Hükümlerle ve genel nizamlarla mukayyet olma yönünden ise vali ve âmil karşısında sorumludurlar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 71: Polis ve kısımları.

Madde 71: Polis iki kısımdır: Askerî polis, cihat emirine, yani Harbiye Dairesine bağlıdır. Polis ise güvenliğin muhafazası için mahkemelerin elindedir ve İç Güvenlik Dairesine bağlıdır. Her iki kısma da görevlerini iyi yapmalarını sağlayacak özel bir kültürle birlikte özel bir eğitim verilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 101: Memurların tayini ve azli

Madde 101: Müdür olmayan memurların tayini, nakli, el çektirilmesi, cezalandırılması ve azli; maslahatlarının, dairelerinin veya idarelerinin yüksek idare mesulleri tarafından yapılır. Devamını oku