nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Iktidar & Yönetim / Halife

Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Hiç kimse bunu kabule zorlanamaz. Hiç kimse, hilafet görevini üstlenecek kişiyi seçmeye de zorlanamaz.

Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Hiç kimse bunu kabule zorlanamaz. Hiç kimse, hilafet görevini üstlenecek kişiyi seçmeye de zorlanamaz.

 Bu maddenin delili; iki akit tarafı arasında gerçekleşen herhangi şer-i bir akdin delilidir. Çünkü hilafet, diğer akitler gibi şer-i bir akittir. Bunun da ötesinde Resul «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e biat eden sonra gelerek biatinin düşürülmesini istediği ve Resul «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in de bunu reddettiği Arabî hadisi hilafetin akit olduğuna dair bir delildir. Nitekim Cabir İbn-u Abdullah’tan şöyle rivayet edildi: Bir Arabî Resul «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e biat etti. Sonra Arabîyi Medine’de bir huzursuzluk bastı ve Nebi «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e gelerek

»أقلني بيعتي»

“Yâ Muhammed! Benim biatimi düşür” dedi. Ama onu reddetti. Sonra yine geldi ve

»أقلني بيعتي»

“Benim biatimi düşür” dedi. Ama onu yine reddetti. Sonra yine geldi ve

»أقلني بيعتي»

“Benim biatimi düşür” dedi. Ama onu yine reddetti. Arabî de çekip gitti. Bunun üzerine Resulullah «Sallallahu Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurdu:

»إِنَّمَا اْلمَدِيَنة  كالْكِيرِ تْنفِي  خبَثهَا  وَيَنْصَعُ  طيِّبُهَا»

“Medine körük gibidir. Pisliklerini fırlatıp atar ve temizlerini, iyilerini daha da parlatır.” «Muttefekun Aleyh] Mademki hilafet biati, velâyet-ul emrden dolayı itaat hakkına sahip olan kimseye itaat etmeye dair bir biattir o halde bu, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Dolayısıyla ne biat edilen kimseyi ne de biat edenleri zorlamak sahih olmaz. Bu da Resul «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in şu kavlinden dolayıdır:

» إِنَّ اللَّهَ  وَضَعَ  عَنْ  أُمَّتِي  الْخطأَ  وَالنِّسْيَانَ  وَمَا اسْتكرِهُوا»

“Muhakkak ki Allah, ümmetimden hatayı, unutmayı ve zorlandıklarını kaldırdı.” «İbn-u Mâce, İbn-u Abbas kanalıyla tahric etti] Bu ise hilafet akdi de dahil her akit için geneldir. Dolayısıyla zorlama ile gerçekleşen her akit batıldır. Çünkü o, akdolunmamıştır. Aynı şekilde hilafet de diğer akitler gibi zorlama ile akdolunmaz. Aynı şekilde herhangi bir akit gibi hilafet de ancak iki akit tarafı ile gerçekleşir. Dolayısıyla başkası tarafından hilafetle görevlendirilmedikçe hiçbir kimse halife olamaz. Mesela bir kişi, hilafetin kendilerinin biati ile inikad olacağı kimselerin biati olmadan kendisini halife nasbetse, halife olmaz. Bu kimse ancak rıza ve seçime dayalı olarak kedisine biat ettikleri zaman bu biatle halife olur. Bunun öncesinde ise olamaz. Eğer onları biat etmeye zorlarsa zorlama yoluyla aldığı bu biat ile halife olamaz ve bununla onun için hilafet akdolunmaz. Çünkü hilafet, bir akittir ve Resul «Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in şu kavlinden dolayı zorlama ile akdolunmaz:


»إِنَّ اللَّهَ  وَضَعَ  عَنْ  أُمَّتِي  الْخطأَ  وَالنِّسْيَانَ  وَمَا اسْتكرِهُوا»

“Muhakkak ki Allah, ümmetimden  hatayı, unutmayı ve zorlandıklarını kaldırdı.” Ümmetten kaldırdığı şeyler ise batıl sayılır.  

Anayasanın bazı maddeleri

anayasa

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır. Öyle ki devletin yapısında, cihazında veya muhasebesinde yahut devlet ile ilgili herhangi bir şeyde, İslami akideyi esas kılmaktan başka bir şey var olamaz. İslami akide aynı zamanda anayasa ve şer’i kanunların da esasıdır. Öyle ki bunlardan herhangi biriyle ilgili herhangi bir şeyin İslami akideden fışkırması haricinde var olmasına izin verilmez. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 153: Devlet, tabiyetini taşıyan herkesin işini garanti eder

Madde 153: Devlet, tabiyetini taşıyan herkes için iş bulmayı garanti eder. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 182: Dışişleri, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir.

Madde 182: Herhangi bir ferdin, partinin, kitlenin veya cemaatin, yabancı devletlerden herhangi bir devlet ile ilişkisinin bulunması mutlak olarak caiz değildir. Devletler ile ilişki, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir. Zira ümmetin işlerini fiilen yürütme hakkı yalnızca devlete aittir. Ümmet ve kitleler ise devleti bu dış ilişkilerden muhasebe etmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 157: Devlet, tedavülde eşit davranir.

Madde 157: Devlet, malın tüm tebaa arasında tedavül etmesi için çalışır ve yalnızca belirli bir zümre arasında tedavül etmesine engel olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 86: Kadı Muhtesibin naibleri

in Yargı
Madde 86: Muhtesibin kendine, muhtesiblik şartları taşıyan naipler seçme ve onları muhtelif yerlere gönderme hakkı vardır. Bu naipler, tayin edildikleri mahallerde ve bölgelerde kendilerine bırakılan davalarda hisbe görevini yapma salahiyetine sahiptirler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 85: Kadı Muhtesib´in salahiyeti

in Yargı
Madde 85: Muhtesib, herhangi bir yerde öğrendiği suç hakkında, kadâ meclisi gerekmeksizin derhal hüküm verme salahiyetine sahiptir. Emirlerini infaz etmek üzere emrine belirli bir miktar polis verilir ve hükmü hemen yerine getirilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 23: Devlet´in organlari.

Madde-23: Devlet şu on üç cihaz üzerine kuruludur: 1. Halife 2. Muavinler [Tefvîz Vezirleri] 3. Tenfîz Vezirleri 4. Valiler 5. Cihat Emiri 6. İç Güvenlik 7. Hariciye [Dışişleri] 8. Sanayi 9. Kadâ/Yargı 10. İnsanların Maslahatları 11. Beyt-ul Mâl [Hazine] 12. Medya 13. Ümmet Meclisi [Şurâ ve Muhasebe] Devamını oku