nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Cihâd Emîri – Harbiye Dâiresi

Madde 62: Cihad ve Askerî eğitim

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 62: Cihad Müslümanlara farzdır. Askerî eğitim de mecburidir. Bu nedenle on beş yaşına basan her Müslüman erkeğin, cihada hazırlanmak için askerî eğitim görmesi farzdır. Fakat asker olmak farz-ı kifayedir.

  Bu maddenin delili; kitap ve sünnettir. Allahuteala şöyle buyurdu:

"وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلَّهِ"

“Fitne kalmayıncaya ve din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın!” [el-Enfâl 39] Ve şöyle buyurdu:

"فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ"

“Küfrün liderleriyle savaşın.” [et-Tevbe 12] Enes’ten Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

"جَاهِدُوا الْمُشْرِكِينَ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ وَأَلْسِنَتِكُمْ"

“Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihat edin!” [Ahmed ve en-Nesaî tahrci etti/Lafız en-Nesaî’ye ait/ en-Nesaî ile el-Hakim sahihledi ve ez-Zehebî muvafakat etti] Muaz İbn-u Cebel’den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

"ذُرْوَةُ سَنَامِ الإِسْلاَمِ الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ"

“Allah yolunda cihat İslam’ın zirve sütunudur.” [Ahmed tahric etti]  Mademki şeran talep edilen düşmanı kahretme ve beldeleri fethetme yönü üzere savaşı gerçekleştirebilmek için bugün askeri eğitim kaçınılmazdır o halde

)ما لا يتم الواجب إلا به فهو واجب(

“Kendisi olmadıkça vacibin tamamlanmayacağı husus da vaciptir” kaidesine binaen bu eğitim de cihat gibi farzdır. Zira savaş talebi askerî eğitimi de kapsamaktadır. Çünkü

"وَقَاتِلُوهُمْ"

“Onlarla savaşın!” emri genel olup hem bir savaş emridir hem de bu savaş emrini yerine getirebilmeye yönelik her şey için bir emirdir. Bunun da ötesinde Allah [Subhânehu ve Te'alâ] şöyle buyurmaktadır:

" وَأَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ "

“Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın!” [el-Enfâl 60] Yüksek askerî eğitim ve uzmanlık, şüphesiz kuvvet hazırlıklarındandır. Çünkü savaşabilmek için bunların varlığı kaçınılmazdır. O halde askerî eğitim de teçhizat, mühimmat ve benzerleri gibi kuvvettendir. Askerlik ise insanları sürekli bir şekilde silah altında tutarak ordu içerisinde askerleştirmektir. Bu da cihat ve cihadın gerektirdikleri ile -ki bu farzdır- fiilen kâim olan mücahitler çıkartmak anlamına gelmektedir. Çünkü cihad ile kaim olmak, -düşman ister bize saldırsın isterse saldırmasınsürekli devam eden bir farzdır. İşte bundan dolayı askerlik farzı kifayedir.

  Cihadın sadece devletin tebaasından Müslümanlara farz olmasına gelince; çünkü cihat ayetlerinde farz kılınan savaş kafirler sınıfına yönelik bir savaştır ve kafir için bu mümkün değildir. Binaenaleyh bu anlamda cihat gayrimüslimlere farz olmaz. Ancak devletin tebaasından olan gayrimüslimlerin Müslümanlarla birlikte düşmana karşı savaşmaları caizdir. Çünkü bir müşrik olduğu halde Kuzman, Uhud günü Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ashâbı ile birlikte müşriklere karşı savaşmak için yola çıktı ve Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ona mani olmadı.

  Cihadın kadınların dışında erkeklere farz olmasına gelince; Ahmed ve İbn-u Mâce, Aişe [RadiyAllahu Anhâ]’den şöyle dediğini rivayet ettiler: Dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, kadınlara da cihat var mı?” Dedi ki:

"نَعَمْ عَلَيْهِنَّ جِهَادٌ لاَ قِتَالَ فِيهِ: الْحَجُّ وَالْعُمْرَةُ"

“Evet onlara savaşın olmadığı bir cihat var ki o: Hac ve umredir.”  On beş (15) yaş sınırlandırmasına gelince; el-Buhari’nin Nâfi’ yoluyla tahric ettiği şu hadisten dolayıdır:

"حَدَّثَنِي ابْنُ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وآله وسلم عَرَضَهُ يَوْمَ أُحُدٍ وَهُوَ ابْنُ أَرْبَعَ عَشْرَةَ سَنَةً فَلَمْ يُجِزْنِي، ثُمَّ عَرَضَنِي يَوْمَ الْخَنْدَقِ وَأَنَا ابْنُ خَمْسَ عَشْرَةَ سَنَةً فَأَجَازَنِي"

“İbn-u Ömer [RadiyAllahu Anhumâ] bana hadis olarak nakletti ki, Uhud Günü on dört (14) yaşında iken kendimi Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e arz ettim ama bana izin vermedi. Sonra Hendek Günü on beş (15) yaşında iken (yeniden) kendimi arz ettim, bu kez izin verdi.” Nâfi’ dedi ki:

)فقدمت على عمر بن عبد العزيز وهـو خليفة، فحـدَّثته هـذا الحـديـث، فقال: إن هذا لحدٌّ بين الصغير والكبير، وكتب إلى عماله أن يفرضوا لمن بلغ خمس عشرة(

“Ömer İbn-u AbdulAzîz’in yanına vardım ki o halife idi. Bu hadisi ona naklettim. Bunun üzerine dedi ki: “Muhakkak ki bu, küçük (çocuk) ile büyük (yetişkin) arasındaki sınırdır.” Sonra âmillerine, on beş (15) yaşına ulaşanlara (askerî eğitime) tabi tutmalarını yazdı.” Yani onlar için Ordu Divanından rızk takdir edin, demektir.  

 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 37: Halifenin benimseme kaynağı.

in Halife
Madde 37: Halife, benimsemede şer-i hükümler ile mukayyettir. Şer-i delillerden sahih istinbat edilmeyen bir hükmü benimsemesi haramdır. Yine benimsediği hükümler ve hüküm istinbat metodu ile de mukayyettir. Dolayısıyla benimsediği istinbat metoduna aykırı istinbat edilmiş bir hükmü benimsemesi ve benimsediği hükümlere aykırı bir emir vermesi de caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 35: Halifeyi nasbeden ümmettir

in Halife
Madde 35: Halifeyi nasbeden ümmettir. Fakat ümmet, biati şer-i yönde inikad olduğu sürece halifeyi azledemez. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 58: Vali´nin tayini

in Valiler
Madde 58: Vali, bir vilayetten diğer bir vilayete nakledilemez. Zira onun görevlendirilmesi, genel bir bakıştır ve belirli bir yer ile sınırlıdır. Bilakis görevden alınır ve yeniden tayin edilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 53: Vali ve âmillerin şartları.

in Valiler
Madde 53: Valiler Halife tarafından, âmiller ise halife tarafından ve kendilerine salahiyet verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinlerdeki şartların vali ve âmillerde de bulunması şarttır. Erkek, hür, Müslüman, bâliğ, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmalı, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 135: Tarım ve çiftçi için araziyi kiralamak.

Madde 135: İster öşrî arazi olsun, ister haracî arazi olsun, araziyi ziraat için kiralamak mutlak olarak yasaklanır. Yine muzâra’a (parayla veya mahsulün bir kısmıyla kiralama) da yasaklanır. Musâkâ (ağaçların kiraya verilmesi) ise mutlak olarak câizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 93: Mahkemede vekil kılma hakkı

in Yargı
Madde 93: Her insanın, ister Müslüman ister gayrimüslim olsun, ister erkek ister kadın olsun, dilediği kimseyi davalarına ve müdafaalarına vekil kılma hakkı vardır. Bu hususta vekil ile müvekkil arasında bir fark yoktur. Vekilin ücret alması caizdir ve aralarındaki anlaşmaya göre vekil müvekkilden ücret alma hakkına sahiptir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 30: Halifede asıl olan inikad şartlarıdı

in Halife
Madde 30: Hilafet için biat verilecek kişide, inikad şartlarından fazlasının tamamlanması şart değildir. Dolayısıyla efdaliyet şartlarının mutlaka tamamlanması gerekmez. Çünkü asıl olan inikad şartlarıdır. Devamını oku