nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Valiler

Madde 54: Valinin yetkileri

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 54: Vali, halifenin naibi olarak, yönetim salahiyetlerine ve vilayetindeki dairelerin idarî işlerini denetim salahiyetlerine sahiptir. Böylece vilayeti içerisinde ordu, kadâ (yargı) ve maliye dışındaki bütün yetkilere sahiptir. O, vilayet ahalisi üzerine emirlik yapar ve vilayetiyle ilgili bütün konulara bakar. Ancak polis, idare bakımından değil, infaz bakımından onun emirliği altındadır.

Bu maddenin delili; vali, tayin ettiği mekanda halifenin muavinidir. Dolayısıyla vali, halifenin salahiyetlerine sahiptir ve velâyeti genel olduğunda umumi gözetimde muavin gibidir. Lakin (velâyet) mekanının dışına çıkamaz ve başka bir mekan (başka bir velâyet) için yeni bir tayine muhtaçtır. Eğer velâyeti özel ise sadece görevlendirildiği işlerde özel gözetim hakkına sahiptir ve bunlar ın dışındaki işlere bakma salahiyetine sahip değildir.

  Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yemen’e vali yaptığı ve salâh ile sadakayı ona ait kıldığında Muaz İbn-u Cebel’in durumunda olduğu gibi bazı valilere genel vali olarak velâyet vermiştir. Yemen’e vali yaptığı ve salâh ile sadakayı ona ait kıldığında Muaz İbn-u Cebel’in durumunda olduğu gibi bazı valilere her şeyde genel velâyet olarak velâyet vermiştir. Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ferve İbn-u Museyk’i Murâd, Zebîd ve Muzhic kabileleri üzerine özel vali yaptığı ve onunla birlikte Halid İbn-u Said’i sadaka üzere göndermesinde olduğu gibi bazı valilere de özel velâyet vermiştir.

 Aynı şekilde Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bazı valileri gönderir ve onlara nasıl hareket edeceklerini öğretmezdi. Nitekim Ali [Radiyallahu Anh]’ı Yemen’e göndermiş ve kendisini ve yeteneğini bilmesinden dolayı ona hiçbir şey öğretmemiştir. Yine Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bazılarını göndermiş ve onlara nasıl hareket edeceklerini öğretmiştir. Nitekim Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Muaz İbn-u Cebel’i Yemen’e göndermiş ve ona şöyle demiştir: ﹶ

  «كَيْفَ تَقْضِي إِنْ عَرَضَ لَكَ قَضَاءٌ قَالَ أَقْضِي بِكِتَابِ اللَّهِ قَالَ فَإِنْ لَمْ يَكُنْ فِي كِتَابِ اللَّهِ قَالَ فَسُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ فَإِنْ لَمْ يَكُنْ فِي سَنَةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ أَجْتَهِدُ رَأْيِي وَلَا آلُو قَالَ فَضَرَبَ صَدْرِي فَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي وَفَّقَ رَسُولَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِمَا يُرْضِي رَسُولَهُ»

“Sana bir mesele getirildiğinde nasıl hükmedeceksin? Dedi ki: “Allah’ın kitabı ile hükmederim.” Dedi ki: “Ya Allah’ın kitabında yoksa?” Dedi ki: “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in sünneti ile (hükmederim).” “Resulullah’ın sünnetinde de yoksa?” Dedi ki: “Kendi görüşümle içtihat etmeden bırakmam.” Dedi ki: “Göğsüme vurdu ve: “Allah’ın resulünün elçisini resulünün razı olduğuna muvaffak kılan Allah’a hamdolsun” dedi.” [Ahmed, et-Tirmizi, ed-Darimi ve Ebû Davud rivayet etti/Lafız Ahmed’e ait] Aynı şekilde bu hadisin bir benzerini İbn-u Kudame Muğni’de ve el-Amidi el-İhkam’da zikretti. Dolayısıyla bu hadis muteber müçtehitlerin aldığı meşhur bir hadistir. Dolayısıyla da bu açıdan hasen hadislerden sayılır.    Hakeza valiye genel vali veya özel vali olarak vilayet verilmesi caiz olduğu gibi ona işinin tafsili ve genel olarak açıklanması da caizdir… Her ne kadar halifenin bir valiyi, genel valilik veya özel valilik ile tayin etmesi caiz olsa da Muaviye’nin genel vali olarak tayin edilmesi sonucunda onun Osman’ın döneminde halifeden bağımsızlaştığı, Osman’ın onun üzerinde otoritesinin zahir olmadığı ve Osman’ın vefatından sonra Şam beldesinde her şeyde yönetim salahiyetine sahip olmasından dolayı bu fitnenin meydana geldiği sabit olmuştur. Yine Abbasi halifelerinin zaafiyet döneminde genel valiliğin vilayetlerin bağımsızlığına (devletten kopmasına) imkan sağladığı da sabit olmuştur. O kadar ki halife için sultandan (hakimiyet namına) kala kala ismi ile dua edilmesi ve adına para bastırılması kaldığı sabit olmuştur. Genel valilik verilmesi İslami Devlet için zarara sebep olduğundan dolayı halifeden bağımsızlaşmasına yol açmayacak şekilde valilin velâyeti özelleştirilir. Mademki bağımsızlığa imkan veren şey bizzat ordu, mal (maliye) ve kadâdır ki ordu güçtür, mal hayatın can damarıdır ve kadâ hukukun ve hadlerin ikamesidir o halde valilerin velâyeti kadânın, ordunun ve malın dışında özel valilik yapılır. Çünkü bunların valinin eline verilmesi bağımsızlık riskine ve devlet üzerinde bundan kaynaklanan bir riske yol açmaktadır. Bu maddenin ikinci kısmı i şte buna göre konulmuştur. Maddenin son kısmına gelince; vali, infaz gücüne sahip olması kaçınılmaz bir yöneticidir ve bundan dolayı polis onun emirliği altındadır. Valinin emirliği, bahsi geçen üç şey dışında vilayette her şeye şamil olduğu gibi polisi de kapsamaktadır. Ancak şurta, iç güvenliğe bağlı olması itibarıyla idaresi iç güvenlik dairesinin elinde olmasına rağmen valinin tasarrufu altındadır.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 169: Devlet Bankası ve muameleleri.

Madde 169: Bankaların açılması kesinlikle yasaklanır ve devletin bankasından başka bir banka olamaz. Bu banka da faizle muamelede bulunamaz ve Beyt-il Mâl’ın dairelerinden bir daire olur. Şeri hükümlere göre kredi verip mali ve finanssal işlemleri kolaylaştırır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 67: Orduda talim.

Madde 67: Orduda en yüksek seviyede askerî talim yapılmalıdır. Askerin fikrî seviyesi mümkün olduğunca yükseltilmeli, ordudaki her fert, icmâlî de olsa İslam hakkında uyanıklık kazanmasını sağlayan İslami kültür ile kültürlendirilmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 173: İslami ve Arap dili ilimleri için haftalık verilecek ders miktarı.

Madde 173: İslami ve Arap dili ilimleri için haftalık verilecek dersler, sayı ve zaman bakımından diğer ilimler için verilecek dersler miktarınca olmalıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 148: Devlet bütçesi ve bölümleri.

Madde 148: Devlet bütçesinin şer’i hükümlerce belirlenen daimi bölümleri vardır. Fakat bütçe kısımları, her kısmın içerdiği meblağlar ve her kısımda bu meblağların tahsis edildiği işler, halifenin görüşüne ve ictihadına bağlıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 137: Kamu mülkiyeti

Madde 137: Kamu mülkiyeti şu üç şeyde tahakkuk eder: Şehir meydanları gibi toplumun yararlandığı her yer, Petrol yatakları gibi zengin maden kaynakları, Nehirler gibi tabiatı gereği fertlerin sahiplenmesi mümkün olmayan şeyler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 176: Sanat ve Sanayinin alınması özel veya kamu niteliğine bağlıdır.

Madde 176: Sınaat ve fenler; ticaret, denizcilik ziraat yönünden ise ilime eklenebilir ve kayıtsız şartsız kabul edilebilirler, ressamlık ve heykeltıraşlık gibi özel bir bakış açısından etkilenmiş ise kültüre eklenebilir ama İslami bakış açısına aykırı olduğunda alınmazlar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 53: Vali ve âmillerin şartları.

in Valiler
Madde 53: Valiler Halife tarafından, âmiller ise halife tarafından ve kendilerine salahiyet verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinlerdeki şartların vali ve âmillerde de bulunması şarttır. Erkek, hür, Müslüman, bâliğ, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmalı, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!