nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ümmet Meclisi / Anayasa

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır.

 anayasaMadde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır. Gayrimüslimlerin şurâda hakkı yoktur. Fakat görüş belirtmek, Müslüman veya gayrimüslim tebaa fertlerinin hepsine caizdir

Şurânın Müslümanların hakkı olmasının delili şu iki ayettir: … “İş hususunda onlar ile müşavere et!” [Âl-i İmrân 159] “Onların işleri, aralarında şurâ iledir.” [eş-Şurâ 38] Bu ise Müslümanlar açısındandır. Allahuteala’nın şu kavli ise: …“Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorunuz.” [en-Nahl 43] Gayrimüslimler açısındandır. Zira Allahuteala, bilmediğimiz hususlarda ehli kitaba sormamızı emretmiştir. Dolayısıyla bu, onların görüşlerinin alınmasının cevazına dair bir delildir. Onların görüşünün alınması caiz olduğuna göre Şurâ Meclisinde üye olmaları da caizdir.

 

المادة 109:   الشورى حق للمسلمين فحسب. ولا حق لغير المسلمين في الشورى، وأما إبداء الرأي فإنه يجوز لجميع أفراد الرعية مسلمين وغير مسلمين.

 

المادة 109:   الشورى حق للمسلمين فحسب. ولا حق لغير المسلمين في الشورى، وأما إبداء الرأي فإنه يجوز لجميع أفراد الرعية مسلمين وغير مسلمين.

إن كون الشـورى حـقاً للمـسـلـمـين دليلها الآيتان:((وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ)) [آل عـمران 159]،((وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ)) [الشورى 38] بالـنـسـبـة للـمـسـلـمـين.

وقوله تعالى:((فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ(43))) [النحل] بالنسـبـة لغـير المسـلمـين. فالله تعـالى أمـر بسـؤال أهـل الكتاب عما لا نعـلم، وهو دليل على جواز أن يؤخذ رأيهم، وإذا جاز أخذ رأيهم جاز أن يكونوا أعضاء في مجلس الشورى.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 71: Polis ve kısımları.

Madde 71: Polis iki kısımdır: Askerî polis, cihat emirine, yani Harbiye Dairesine bağlıdır. Polis ise güvenliğin muhafazası için mahkemelerin elindedir ve İç Güvenlik Dairesine bağlıdır. Her iki kısma da görevlerini iyi yapmalarını sağlayacak özel bir kültürle birlikte özel bir eğitim verilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 47: Tefvîz muavininin icrası ve halifenin tutumu.

Madde 47: Tefvîz muavini bir işi icra eder ve halife de bu işi tasdik ederse halifenin tasdik ettiği şekilde, eksiksiz ve fazlasız infaz etmelidir. Halife, muavine yaptırdığı işte karşı gelirse bakılır: Eğer itiraz, muavinin usulü veçhiyle yerine getirdiği bir hükümle veya yerine koyduğu bir malla ilgili ise muavinin icrası infaz edilir. Zira aslında bu icra, halifenin bir görüşüdür. Nitekim… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 70: İç Güvenlik Dairesi

Madde 70: İç Güvenlik Dairesi, güvenlik ile ilgili her şeyin idaresi ve iç güvenliği tehdit eden her şeyin engellenmesi ile ilgilenir. Beldelerdeki güvenliği polis vasıtasıyla muhafaza eder. Halifeden bir emir olmaksızın ordudan destek istemez. Bu dairenin başkanı “İç Güvenlik Müdürü” olarak adlandırılır. Bu dairenin vilayetlerde “İç Güvenlik İdareleri” isimli şubeleri vardır. Vilayetteki… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 66: Ordu ve özel ordugahları

Madde 66: Bütün ordu, özel ordugahlara yerleştirilmiş tek bir ordu haline getirilir. Ancak bu ordugahlardan bazıları muhtelif vilâyetlere ve bazıları da stratejik mevkilere konuşlandırılmalıdır. Bazıları ise devamlı taşınabilir ve hareket edebilir ordugahlar haline getirilir ki bunlar vurucu kuvvetlerdir. Askerî ordugahlar birçok gruplar halinde düzenlenir. Bu grupların her birine ordu ismi… Devamını oku
anayasa

Madde 20: Yöneticileri muhasebe etmek

Madde 20: Yöneticileri muhasebe etmek, Müslümanların haklarındandır ve üzerlerine farz-ı kifayedir. Tebaanın gayrimüslim fertlerinin de yöneticilerin kendilerine yaptığı zulümleri veya İslamî hükümlerin üzerlerine tatbik edilmesindeki kusurları göstermek üzere şikayette bulunma hakları vardır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 160: Devlet, sanayi ve kamu mülkiyetini denetlemesi.

Madde 160: Devlet, bütün sanayi işlerini denetler ve kamu mülkiyeti kapsamına giren sanayiyi direkt işletir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 180: Telif hakkı.

Madde 180: Öğretimin bütün merhalelerinde telif kullanılması yasaklanır. Bir kitap basılıp yayınlandığı zaman, ister müellif isterse müelliften başkası olsun, hiç kimse basım-yayın haklarını sahiplenemez. Fakat fikirler kişide mahfuz ise basılmamış ve yayınlanmamış ise insanlara verme karşılığında ücret alması caizdir aynen öğretmekten ücret aldığı gibi. Devamını oku