nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ictima i Nizam

Madde 113: Aslolan; erkeklerin kadınlardan ayrılmasıdır

 Hilafet Devleti, Anayasa, Madde-113: Aslolan; erkeklerin kadınlardan ayrılmasıdır. Hac ve alışveriş gibi şeriatın müsaade ettiği bir ihtiyaç ve kendisi için toplantı yapılmasına müsaade ettiği ihtiyaç haricinde bir arada bulunmamalarıdır.

Bu madde birçok delilden istinbat edilmiştir.

Birincisi: Şeriat Müslüman için bir özel hayat bir de genel hayat belirlemiştir. Özel hayatta kadının mahremlerine avretinden daha fazlasını gösterebileceği yerleri belirlediği gibi genel hayatta ona yüzü ve elleri dışında bedenin başka yerini gösteremeyeceğini belirlemiştir.

İkincisi: O yani şeriat, kadınların salâhtaki saflarını erkeklerin saflarının arkasında olacağını belirlemiştir.

Üçüncüsü: Erkeğe kadına bakmaktan sakınmasını ve kadına da erkeğe bakmaktan sakınmasını emretmiştir.

Dördüncüsü: Kadına, genel hayatta görünen yerleri müstesna ziynet mahalli olan her yeri örtecek mükemmel kusursuz bir elbise giymesini emretmiştir.

Beşincisi: Özel hayatta mahremleri arasında avretinden daha fazlasını göstermesini mübah kılmıştır. Bütün bu hükümlerin delilleri, aslolanın erkeklerin kadınlardan ayrı olmasına delalet etmektedir. Böylece onlardan her biri diğerinin hayatından ayrı bir hayatta yaşar. Bunun yanı sıra şeriat, kadına bazı şeyleri mübah bazı şeyleri mendup ve bazı şeyleri de vacip kılmıştır. Dolayısıyla kadının kendisine vacip, mübah ve mendup olan işleri yapması kaçınılmazdır. Fakat bunları (ziynetlerini) tebberrüc etmeksizin Allah’ın Kuran’da şu kavli ile vasıfladığı elbise ile yapmalıdır:

 ))وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ ((

“Başörtülerini de yakalarının üzerine vursunlar.” [en-Nûr 31] Bu ise üst elbise hakkındadır. Ve şu kavli ile:

 ))يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ((

“Cilbablarını üzerlerinden aşağıya salıversinler.” [el-Ahzab 59] Bu da alt elbise hakkındadır. Çünkü cilbab, elbisenin üzerinden giyilen çarşaftır. el-Cevherî, es-Sahhâh’ta şöyle demiştir: “Cilbab, örtüdür ve çarşaf denmiştir.” Kamus-ul Muhît’te şöyle denmiştir: “Sirdâb ve sinmâr gibi cilbab: Örtü veya örtü gibi kendisiyle elbisesini örttüğü şeyler dışında kadın için geniş gömlek ve elbisedir.”

 ]إدناء الثوب[

“Elbisenin salıverilmesi” ise en aşağıya kadar koyuvermektir. Denilir ki

 ]أدنى الستر[

“Örtüyü saldı.” Yani koyuverdi demektir. Dolayısıyla

 ]يدنين  [

kelimesinin manası koyuversinler demektir. Elbise ise en aşağıya kadar olmadıkça salıverilmiş olmaz. Ve şu kavli ile:

 ))غيْرَ مُتبَرِّجَاتٍ بِزيَنةٍ ((

“…ziynetleri teberrüc etmeksizin…” [en-Nûr 60] Bu da (ziynetlerin) teberrüc edilmemesi hakkındadır. Ayrıca şeriat, kadına alış-verişi, icârayı, vekaleti, kefaleti ve benzerlerini mübah, hacca gitmeyi ve zekat vermeyi vacip, nafile sadaka vermeyi, miskinlere hizmet etmeyi, hastaları tedavi etmeyi ve benzerlerini mendup kılmıştır. Dolayısıyla kadının bunları yapmak üzere şeriatın belirlediği kıyafet ile evinden dışarı çıkması ve bunları yapmak için erkeklerle bir araya gelmesi caizdir. İşte bunlar şeriatın kadın için vacip, mendup, mübah olarak belirleyip ikrar ettiği ihtiyaçlardır ve bunları yerine getirmesi için kadının erkeklerle bir arada olmasını ikrar etmiştir. İşte bu deliller, İslam’da yaşam tarzının erkeklerin özel hayatta kadınlardan ayrı olacağına ve kadın ile erkeğe farz, mendup, mübah olan işleri şeriatın kadın için belirlediği şer-i kıyafet ile yapması için erkek ile bir araya geleceğine delalet etmektedir. İşte bunlar bu maddenin delilleridir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 165: Beldelerimizde yabancı malların yatırımı ve işletilmesi

Madde 165: Beldelerimizde yabancı malların işletilmesi ve yatırım yapılması men edilir. Yine herhangi bir yabancıya ayrıcalık tanınması da men edilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 49: Tenfîz muavininin işi.

Madde 49: Halife tenfîz için bir muavin tayin eder. Tenfîz muavininin işi; yönetimden değil idarî işlerdendir. Dairesi de dahilî ve haricî cihetler için halifeden sadır olan hususları infaz eden ve bu cihetlerden gelenleri halifeye ulaştıran bir cihazdır. Aşağıdaki işlerde halifeden aldığını diğerlerine, diğerlerinden aldığını da halifeye ulaştıran, halife ile diğerleri arasında bir vasıtadır: a.… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 148: Devlet bütçesi ve bölümleri.

Madde 148: Devlet bütçesinin şer’i hükümlerce belirlenen daimi bölümleri vardır. Fakat bütçe kısımları, her kısmın içerdiği meblağlar ve her kısımda bu meblağların tahsis edildiği işler, halifenin görüşüne ve ictihadına bağlıdır. Devamını oku
anayasa

Madde 8: Devletin Dili

Madde 8: Arapça, İslam’ın tek dilidir ve devletin kullanacağı tek dildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 47: Tefvîz muavininin icrası ve halifenin tutumu.

Madde 47: Tefvîz muavini bir işi icra eder ve halife de bu işi tasdik ederse halifenin tasdik ettiği şekilde, eksiksiz ve fazlasız infaz etmelidir. Halife, muavine yaptırdığı işte karşı gelirse bakılır: Eğer itiraz, muavinin usulü veçhiyle yerine getirdiği bir hükümle veya yerine koyduğu bir malla ilgili ise muavinin icrası infaz edilir. Zira aslında bu icra, halifenin bir görüşüdür. Nitekim… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 55: Vali ve Halife arasında koordinasyon

in Valiler
Madde 55: Valinin, emirliği gereğince ifa ettiği işlerini halifeye bildirmesi lazım değildir. Bu, tercihine bırakılmıştır. Yeni ve olağan olmayan bir mesele çıkarsa, bu meseleyi halifenin değerlendirmesine bırakır. Ardından halifenin emrettiğine göre davranır. Beklemenin meselenin bozulmasına neden olmasından çekinirse, infazı yerine getirir. Bu takdirde meseleyi ve infaz etmesinden evvel… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 123: İktisadî Siyaset

Madde 123: İktisadî Siyaset; ihtiyaçların doyurulması açısından toplumun üzerinde bulunması gerekene bakıştır. Böylece toplumun üzerinde bulunması gereken durum, ihtiyaçların doyurulmasının esası olur. Devamını oku