nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 165: Beldelerimizde yabancı malların yatırımı ve işletilmesi

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 165: Beldelerimizde yabancı malların işletilmesi ve  yatırım yapılması men edilir. Yine herhangi bir yabancıya  ayrıcalık tanınması da men edilir.

"Yatırım" ve "işletme" kelimeleri, birer Batılı ıstılahtır. Yatırım kelimesine gelince; bunun manası, malın kendi  kendine kar getirmesidir ve bu da onu faize vermektir.  İşletme kelimesine gelince; bunun manası, kar getirmesi için  malın sanayide veya ziraatta veya ticarette işletilmesidir.

 Bu mefhuma binaen her türlü yatırım yasaktır. Çünkü bu,  bir faizdir ve faiz ise haramdır. Yabancı yatırımın belirtilmesi  ise ister zımmi isterse Müslüman olsun harbi bir kimse ile faizle iştigal etmenin haram olması hükmünün  benimsenmesinden dolayıdır. Bu da Allahuteala'nın şu kavlinin genel olmasından dolayıdır:

 }وَحَرَّمَالرِّبَا

"Ribâyı (faizi)  haram kılmıştır." [el-Bakara 275] Şöyle ki bu ayeti tahsis edecek  herhangi sahih bir nass varit olmamıştır. Dolayısıyla genel  olarak kalır. Şu hadis bu ayeti tahsis etmektedir denilmez:

»لاَ رِبًا بَيْنَ الْمُسْلِمِينَ وَأَهْلُ الْحَرْبِ فِي دَارِ الْحَرْبِ«

"Dâr-ul harpte  Müslümanlar ile ehl-il harp arasında faiz yoktur." Böyle  denilmez: Çünkü bu, zayıf bir hadistir. Zira bu hadis,  Mekhul tarafından yapılmış bir mürseldir. Eş-Şâfî, el-  Umm'de bu hadisin sabit olmadığını ve içerisinde hüccet  olmadığını söylemiştir. İbn-u Muflih ise meçhul bir haber  olduğunu söylemiştir… Dolayısıyla ne faizin helal kılınması  ne de ayetin tahsis edilmesi için uygun değildir. Dolayısıyla  ayet genel olarak kalır ve yabancı malların yatırımı aynen  Müslüman ve zımmi tebaanın sahip olduğu malların  yatırımı gibi haram olur. Çünkü bu, bir faizdir ve faiz ise  haramdır.

 Yabancı malların işletilmesine gelince; bu haramdır.  Çünkü bu,

"الوسيلة إلى الحرام حرام"

"Harama vesile olan şey  haramdır" kaidesi gereği harama götüren bir durumdur. Tahrim içinse zannı galip yeterlidir. O halde yabancı  malların işletilmesi kesin olarak harama ulaştırdığında nasıl  olur? Somut vakıalar ve doğruluğu kesin bilgiler bir ülkede  yabancı malların işletilmesinin kafirlerin nüfuzunu o ülkeye  yaymanın aracı olduğunu göstermiştir. Onların nüfuzunu  ülkeye yaymak ise haramdır.

 Ayrıcalıklara gelince; bu, Batılı bir ıstılahtır ve iki manası  vardır: Birincisi: Yabancı bir devletin İslam Devleti'ne  dayatması olması itibarıyla diğer devletler dışında bu  devlete İslam Devleti'nde belirli haklar verilmesidir. Bu da  zamanında İngiltere ve Fransa'nın Mısır'da ayrıcalıklara  sahip olması gibi İslam Devleti'nin zayıfken 19. asırda  verdiği ayrıcalıklarda olduğu gibi yabancı tebaanın İslam kanununa göre değil de kendi ülkelerinin kanununa göre  yargılanmaları ve devletin yabancılar üzerinde otoritesinin  olmamasıdır. Bu anlamda bu ayrıcalıklar şu iki yönden  haramdır: Birincisi: Bu, İslam Devleti'nin egemenliğini yok  saymak ve kafir devletlere İslam beldesi üzerinde otorite  vermektir. Bu ise kesinlikle haramdır. İkincisi: Bu, İslam hükmünün İslam beldelerindeki gayrimüslimlere tatbik edilmesini men etmekte ve küfür hükmünün tatbik  edilmesini sağlamaktadır. Bu da kesinlikle haramdır.  Bundan dolayı bu manadaki ayrıcalıklar men edilir.  Ayrıcalıkların ikinci manasına gelince; ayrıcalığın getirildiği  kişinin dışındaki kişilerin men edilmesi şartıyla herhangi  mubah bir işe izin verilmesidir. Yabancı için olsun yada  olmasın aynı şekilde bu da haramdır. Çünkü bütün  mubahlar, herkes için mubahtır. Dolayısıyla mubahın bir  kişiye tahsis edilmesi ve başkalarının bundan men edilmesi  mubahı insanlara haram kılmaktır. Devletin, bir mubahtan  en güzel şekilde faydalanılmasına imkan verecek bir üslupla  onu düzenlemeye hakkı olduğu doğrudur. Ancak bu  düzenlemenin mubahı bir kimseye haram kılması doğru  değildir. Böylece yabancı olsun yada olmasın bu anlamda  ayrıcalıklar verilmesi de haramdır. Sadece yabancı belirtilmiştir: Çünkü ona ayrıcalık verilmesi, zarara yol açar.  Çünkü bu, petrol ayrıcalıklarında olduğu gibi onun ülkeye  hakim olmasına yol açar.   

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 176: Sanat ve Sanayinin alınması özel veya kamu niteliğine bağlıdır.

Madde 176: Sınaat ve fenler; ticaret, denizcilik ziraat yönünden ise ilime eklenebilir ve kayıtsız şartsız kabul edilebilirler, ressamlık ve heykeltıraşlık gibi özel bir bakış açısından etkilenmiş ise kültüre eklenebilir ama İslami bakış açısına aykırı olduğunda alınmazlar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 157: Devlet, tedavülde eşit davranir.

Madde 157: Devlet, malın tüm tebaa arasında tedavül etmesi için çalışır ve yalnızca belirli bir zümre arasında tedavül etmesine engel olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir.

in Halife
Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Hiç kimse bunu kabule zorlanamaz. Hiç kimse, hilafet görevini üstlenecek kişiyi seçmeye de zorlanamaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini gözden geçirir.

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini ve icraatlarını gözden geçirmelidir ki bunlardan doğru ve uygun olanı kabul etsin, hatalı olanı da düzeltsin. Zira ümmetin işlerini yürütme, vekaleten halifeye verilir ve halifenin içtihadına bırakılır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 121: Eşlerin yardımlaşması

Madde 121: Zevc ile zevce, ev işlerini tam bir yardımlaşma ile idare ederler. Zevc ev dışında yapılan bütün işlere bakmalıdır. Zevce de ev içinde yapılan işleri gücü yettiği kadar yapmalıdır. Zevc, zevcesinin yapamadığı i şleri yapmak üzere yeterli hizmetçi getirmelidir. Devamını oku
anayasa

Madde 77: Kâdılar üç kısımdır:

in Yargı
Madde 77: Kâdılar üç kısımdır: Kâdı: Ceza ve muamelat bakımından, insanlar arasındaki husumetleri ayırır. Muhtesib: Cemaat hakkına zarar veren aykırı hareketlere bakar. Mezâlim Kâdısı: Devlet ile insanlar arasında vaki olan anlaşmazlıklara bakar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 191: Devletin, İslam esasına dayanmayan örgütlerle ilişkisi.

Madde 191: Devletin, İslam esasından başkasına dayanan veya İslam hükümlerinden başka hükümleri tatbik etmeye dayanan örgütlere iştirak etmesi caiz değildir. Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi uluslararası örgütlerle Arap Birliği gibi bölgesel örgütlere katılması caiz değildir. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!