nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 159: Devletin Tarım Politikası.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 159: Arazinin üretimini en üst seviyeye ulaştırmak üzere, arazinin işletilmesini gerçekleştirecek ziraat siyaseti  gereğince devlet, ziraat işlerini ve ziraat mahsullerini  denetler.

  Bu maddenin delili; Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu  kavlidir:

«الإِمَامُ رَاعٍ وَهُوَ وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ»

"İmam [halife] bir  çobandır ve güttüğünden mesuldür." [el-Buhari, Abdullah İbn-u Ömer  kanalıyla tahric etti] Ziraat işlerinin denetlenmesi, işlerin  güdülmesinden daha genel bir iştir. Bunun içindir ki imamın  gözetmesi gereken işlerdendir. Ancak devlet, ziraat işlerini  üstlenmez. Çünkü resul, bunu Müslümanlara terk etmiştir.  Zira hurmaların aşılanması ile ilgili hadiste onlara şöyle  demiştir:

«أَنْتُمْ أَعْلَمُ بِأُمُورِ دُنْيَاكُمْ»

"Siz dünya işlerini daha iyi  bilirsiniz." [Muslim, Aişe Radiyallahu Anhâ ve Enes Radiyallahu Anhden tahric etti]  İbn-u Hazm ise el-İhkam'da senedi ile birlikte rivayet etti ve  Aişe ile Enes'ten şu lafızla sahihledi:

«أَنْتُمْ أَعْلَمُ بِأُمُورِ دُنْيَاكُمْ»

"Siz  dünya işlerini daha iyi bilirsiniz.Enes'ten yapılan başka bir rivayette ise şöyle geçmiştir:

»أَنَّ النَّبِيَّ  صلى الله عليه وآله وسلم مَرَّ بِقَوْمٍ يُلَقِّحُونَ، فَقَالَ: لَوْ لَمْ تَفْعَلُوا لَصَلُحَ. قَالَ: فَخَرَجَ شِيصًا، فَمَرَّ بِهِمْ فَقَالَ: مَا لِنَخْلِكُمْ؟ قَالُوا: قُلْتَ كَذَا وَكَذَا، قَالَ: أَنْتُمْ أَعْلَمُ بِأَمْرِ دُنْيَاكُمْ«

"Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], (hurma ağaçlarına)  aşı yapan bir toplulukla karşılaştı ve buyurdu ki: "Keşke  yapmasaydınız daha iyi olurdu." (Enes) dedi ki: "O sene  hurmalar olgunlaşmadı. Derken Allah'ın Resulü onlara uğradı ve  dedi ki: "Hurmalarınıza ne oldu?" Onlar da dediler ki: "Böyle  böyle dediniz." O da dedi ki: "Siz dünya işlerini daha iyi  bilirsiniz." Ahmed'in Enes'ten yaptığı rivayette ise  Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], şöyle buyurmuştur:

«إِذَا كَانَ شَيْءٌ مِنْ أَمْرِ دُنْيَاكُمْ فَأَنْتُمْ أَعْلَمُ بِهِ، فَإِذَا كَانَ مِنْ أَمْرِ دِينِكُمْ فَإِلَيَّ»

"Dünyalık bir iş olursa siz daha iyi bilirsiniz. Dini bir iş  olursa o bana aittir." Bu da devletin ziraatı doğrudan  denetlemeyeceğine, onu işletmeyeceğine bilakis ziraatı  geliştirmek, güçlendirmek, zirai işleri kolaylaştırmak ve  üretim rekoltesini arttıracak zirai bir politika çizmek için  seçeceği mubah üslupları düzenlemek yoluyla genel olarak  denetleyeceğine delalet eder. 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 69: Ordunun mühimmatı.

Madde 69: Orduda, İslam ordusu vasfıyla görevini yapmasına imkan veren silah, cephane, teçhizat, levazım ve mühimmat bulundurulmalıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 108: Şurâ ve Meşveret.

Madde 108: Şurâ ve Meşveret, mutlak şekilde görüş almaktır. Teşriide, tarifte, gerçekleri ortaya çıkartma gibi fikrî hususlarda, fennî ve ilmi hususlarda bağlayıcı değildir. Halife, amelî konulardan birinde ve araştırma yahut ileri görüş gerektirmeyen amellerde istişare ettiğinde bağlayıcıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 102: Beyt-ul Mâl (Hâzine)

Madde 102: Beyt-ul Mâl, ilgili şer-i hükümlere göre biriktirme, koruma ve infak etme (harcama) yönlerinden gelirler ve giderler ile ilgilenen dairedir. Beyt-ul Mâl Dairesinin başkanına “Beyt-ul Mâl Hâzini” denir. Vilayetlerde bu daireye tabi idareler vardır. Her idarenin başkanına ise “Beyt-ul Mâl Sahibi” (Beyt-ul Mâl Amiri) denir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 180: Telif hakkı.

Madde 180: Öğretimin bütün merhalelerinde telif kullanılması yasaklanır. Bir kitap basılıp yayınlandığı zaman, ister müellif isterse müelliften başkası olsun, hiç kimse basım-yayın haklarını sahiplenemez. Fakat fikirler kişide mahfuz ise basılmamış ve yayınlanmamış ise insanlara verme karşılığında ücret alması caizdir aynen öğretmekten ücret aldığı gibi. Devamını oku
anayasa

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır. Öyle ki devletin yapısında, cihazında veya muhasebesinde yahut devlet ile ilgili herhangi bir şeyde, İslami akideyi esas kılmaktan başka bir şey var olamaz. İslami akide aynı zamanda anayasa ve şer’i kanunların da esasıdır. Öyle ki bunlardan herhangi biriyle ilgili herhangi bir şeyin İslami akideden fışkırması haricinde var olmasına izin verilmez. Devamını oku
anayasa

Madde 77: Kâdılar üç kısımdır:

in Yargı
Madde 77: Kâdılar üç kısımdır: Kâdı: Ceza ve muamelat bakımından, insanlar arasındaki husumetleri ayırır. Muhtesib: Cemaat hakkına zarar veren aykırı hareketlere bakar. Mezâlim Kâdısı: Devlet ile insanlar arasında vaki olan anlaşmazlıklara bakar. Devamını oku
anayasa

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır.

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır. Gayrimüslimlerin şurâda hakkı yoktur. Fakat görüş belirtmek, Müslüman veya gayrimüslim tebaa fertlerinin hepsine caizdir Devamını oku