nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 155: Ücretin takdiri.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 155: Ücretin, işten sağlanacak maslahata ve işçinin sağlayacağı maslahata göre takdir edilmesi caizdir. Ücretlinin bilgisine veya ilmî diplomasına göre ücret  takdir edilmez. Çalışanlar için dereceler yoktur. Bilakis  kendilerine -gerek iş gerek işçi ile ilgili olsun- hak ettikleri  ücretin tamamı verilir.

   Bu maddenin delili; icaranın şeri tarifidir. Çünkü şeri  tarif, şeri bir hükümdür ve şeri kaide ile aynıdır. Çünkü o,  sahih bir içtihatla şeri bir delilden veya delillerden istinbat  edilmiştir. Bunun içindir ki şeri hüküm, üzerine intibak ettiği mesele için bir delil sayıldığı ve şeri nass, iki halde meseleye  intibak eden şeri hükme veya meseleye intibak eden şeri  tarife dair bir delil sayıldığı gibi o da üzerine intibak ettiği  mesele için bir delil sayılır. İcaranın şeri tarifi ise şöyledir:

(عقد على المنفعة بعوض)

 "Bir bedel karşılığında bir menfaat  üzerinde yapılan akittir." Ücretli açısından menfaat ise ya mühendis gibi kişinin yaptığı işin sağladığı menfaattir yada  hizmetçi gibi kişinin kendisinin sağladığı menfaattir. İşte üzerinde akdin gerçekleştiği şey menfaatin bu iki türüdür. Akdin bu ikisinin dışındaki menfaatlerin üzerine  odaklanması sahih olmaz. Bundan dolayı ne bilgilerin ne de  diplomaların sağladığı menfaatler üzerine akit odaklanır.  Bilakis ya kişinin yada işinin sağladığı menfaat olmak üzere ücretli kimsenin sağlayacağı menfaat üzerine odaklanır. Ücret, ancak akdin üzerine odaklandığı bu menfaatin bir  karşılığı olur. Bundan dolayı memurların dereceleri denilen  derecelendirme, yani memurların ücretinin takdir edilmesi,  diplomaya ve bilgilere göre olmaz. Bilakis hizmetçi gibi işini  kendi bedeni ile görüyorsa bizzat kişiye veya mühendis gibi  işini bilgisi ve deneyimi ile yapıyorsa işinin sağladığı  menfaate göre olur. Bunun dışındakilere göre olmaz. Çünkü  tarife intibak eden budur.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 132: Mülkiyetteki tasarruf, Şâri’nin iznine bağlıdır

Madde 132: İster infak tasarrufuna ait olsun ister mülkün arttırılması tasarrufuna ait olsun mülkiyetteki tasarruf, Şâri’nin iznine bağlıdır. İsraf, zevke düşkünlük ve cimrilik yasaklanır. Kapitalist şirketler, kooperatifler ve şeriata muhalif bütün muamelatlar yasaklanır. Ribâ, fahiş fiyat, ihtikar, kumar ve benzeri yasaklanır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 131: Menkul ve gayrimenkul malda ferdi mülkiyet

Madde 131: Menkul ve gayrimenkul malda ferdi mülkiyet beş şeri sebebe bağlıdır: Çalışma İrs Yaşamak için mala ihtiyaç Devletin malından tebaaya vermesi Fertlerin mal mukabilinde olmadan veya gayret sarf etmeden aldıkları mallar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 73: Hariciye (Dışişleri) Dairesi

Madde 73: Hariciye Dairesi; ister siyasî yön ile ilgili olsun, ister iktisat, sanayi, ziraat, ticaret yönleri ile ilgili olsun, isterse posta, kablolu ve kablosuz iletişimler ve benzerleri ile ilgili olsun, Hilafet Devleti ile yabancı devletler arası alakalar hakkındaki bütün dış işler ile ilgilenir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 130: Devlet Mülkiyeti

Madde 130: Vergi malları, harac ve cizye gibi tasarrufu halifenin görüşüne ve içtihadına bağlı olan her mal, devlet mülkiyeti olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 66: Ordu ve özel ordugahları

Madde 66: Bütün ordu, özel ordugahlara yerleştirilmiş tek bir ordu haline getirilir. Ancak bu ordugahlardan bazıları muhtelif vilâyetlere ve bazıları da stratejik mevkilere konuşlandırılmalıdır. Bazıları ise devamlı taşınabilir ve hareket edebilir ordugahlar haline getirilir ki bunlar vurucu kuvvetlerdir. Askerî ordugahlar birçok gruplar halinde düzenlenir. Bu grupların her birine ordu ismi… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 50: Tenfîz muavininin şartları.

Madde 50: Tenfîz muavini, Müslüman ve erkek olmalıdır. Çünkü o, halifenin yakın çevresindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 141: Devletin Mülkü Koruması

Madde 141: Devletin, tebaanın maslahatı olarak gördüğü herhangi bir maslahat için, mevat araziyi ve genel mülkiyet kapsamına girenleri koruma altına alması caizdir. Devamını oku