nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 149: Beyt-ul Mâl’ın daimî gelirleri.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 149: Beyt-ul Mâl’ın daimî gelirleri; feyin (savaşsız elde edilen ganimetlerin) tamamı, cizye, harac, rikâzın (definenin) beşte biri ve zekattır. İhtiyaç olsun ya da olmasın bu mallar devamlı olarak alınır.

Bu maddenin delilleri; gelirlerin içerdiği delillerdir:

Fey: Bunun delili Allahuteala'nın şu kavlidir:

 ]مَا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْ أَهْلِ الْقُرَى فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ [

"Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından resullerine verdiği ganimetler; Allah, resulü, yakınları, yetimler, miskinler ve yolda kalmışlar içindir." [Haşr 7]

Cizye: Bunun delili Allahuteala'nın şu kavlidir:

 ]حَتَّى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ[

"Küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar." [Et-Tevbe 29]

Harac: Bunun delili, Ebî Ubeyd'in haraci araziler hakkında şöyle dediğinin rivayet edilmesidir: "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ve ondan sonra gelen halifeler hakkındaki eserlerde arazilerin fethedilmesi hakkında şu üç hükmün geldiğini gördük: Ahalisinin üzerinde Müslüman olduğu arazi. Dolayısıyla o, onların sahip olduğu bir mülktür ve kendilerine öşürden başka bir şey gerekmeyen öşür arazisidir. Belli bir harac karşılığında sulh yoluyla fethedilen arazi. Dolayısıyla onlar, üzerine sulh yaptıkları şeye bağlı olup onları bundan fazlası bağlayıcı değildir. Zorla alınan arazidir ve Müslümanlar onun hakkında ihtilaf etmişlerdir. Kimileri, onun durumunun ganimetin durumu gibi olduğunu, beşte dördünün hassaten onu fethedenler arasında pay edileceğini ve geriye kalan beşte birinin Allahu [Tebarake ve Te'alâ]'nın adına olacağını söylemişlerdir. Kimileri ise onun hükmünün ve onun hakkındaki görüşün imama bırakılacağını, onun ganimet sayılmasını görürse Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in Hayber'e yaptığı gibi beşte biri alınıp taksim edileceğini, beşte birinin kendisine ait olacağını, fey sayılmasını görürse beşte birinin alınmayacağını, taksim edilmeyeceğini ve Ömer'in Sevad'a yaptığı gibi hayatta kaldıkları sürece sadece Müslümanların geneline vakfedileceğini söylemişlerdir. İşte bunlar fetih yoluyla fethedilen arazinin hükümleridir." Aynı şekilde Müslümanların Sevad arazisi hakkındaki Ömer [Radiyallahu Anh] ile olan tartışmalarını Ebu Yusuf, el-Harac'ta nakletmiştir.

Rikâzın (definenin) Beşte Biri: Bunun delili, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in şu kavlidir:

 ]وَفِي الرِّكَازِ الْخُمُسُ[

"Rikâzda (definede) beşte bir vardır."

Zekat: Bunun birçok delili vardır. Allahuteala, şöyle buyurdu:

 ]وَآَتَوُا الزَّكَاةَ[

"Ve zekatı verin." [el-Bakara 43] Ve Aleyhi's Salatu ve's Selam, Muaz'a şöyle demiştir:

 ]فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللهَ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً فِي أَمْوَالِهِمْ، تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ وَتُرَدُّ عَلَى فُقَرَائِهِمْ[

"Onlara zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere Allah'ın kendilerine mallarında zekatı farz kıldığını bildir."

İşte bunların hepsi, vacibi ifade eden delildir. Dolayısıyla bu malların verilmesi farzdır. Bunun içindir ki ihtiyaç olsun yada olmasın daimi bir şekilde alınır. Çünkü Allah, bunu farz kılmıştır. Farzın ise eda edilmesi gerekir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 65: Halife; ordunun başkomutanıdır.

Madde 65: Halife; ordunun başkomutanıdır. Ordunun kurmay başkanını tayin eden odur. Her bir orduya emir ve her bir kolorduya komutan tayin eden odur. Diğer ordu rütbelerini ise ordu komutanları ve livâ emirleri tayin ederler. Kurmaylığa tayin ise harp bilgi derecesine göredir ve tayin eden, kurmay başkanıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 79: Hâkimlerin geleneğinde dairesel ve özelleştirme.

in Yargı
Madde-79: Kâdı, muhtesib ve mezâlim kâdısının, tüm beldelerdeki bütün davalara bakmak üzere kadâda genel bir göreve tayin edilmeleri caizdir. Belirli bir yere, çeşitli davalar için özel görev ile tayin edilmeleri de caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 141: Devletin Mülkü Koruması

Madde 141: Devletin, tebaanın maslahatı olarak gördüğü herhangi bir maslahat için, mevat araziyi ve genel mülkiyet kapsamına girenleri koruma altına alması caizdir. Devamını oku
anayasa

Madde 18: Yöneticiler dörttür:

Madde 18: Yöneticiler dörttür: Halife, tefvîz muavini, vali, âmil ve bunların yönetimi altında olan kimseler. Bunların dışındakiler yönetici değildir, memurdur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 56: Vilayet meclisinin görev ve yetkileri

in Valiler
Madde 56: Her vilayette vilayet halkından seçilmiş bir meclis bulunur. Bu meclisin başkanı validir. Bu meclisin, yönetim işlerinde değil de idarî işlerde görüş belirtme yetkisi vardır. Meclis şu iki işi yapar: Birincisi; vilayetin durumu ve ihtiyaçları hakkında valiye gerekli bilgileri sunmak ve bu hususta görüş belirtmek. İkincisi; valinin üzerlerindeki yönetimi hakkındaki rızalarını veya… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 102: Beyt-ul Mâl (Hâzine)

Madde 102: Beyt-ul Mâl, ilgili şer-i hükümlere göre biriktirme, koruma ve infak etme (harcama) yönlerinden gelirler ve giderler ile ilgilenen dairedir. Beyt-ul Mâl Dairesinin başkanına “Beyt-ul Mâl Hâzini” denir. Vilayetlerde bu daireye tabi idareler vardır. Her idarenin başkanına ise “Beyt-ul Mâl Sahibi” (Beyt-ul Mâl Amiri) denir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 96: Devlet ve Insanların [maslahatlarının] idaresi

Madde 96: Devlet işlerinin ve insanların işlerinin [maslahatlarının] idaresinden; Maslahatlar Bölümü, Daireler Bölümü ve İdareler Bölümü mesuldür. Bu üç bölüm, devlet işlerini kalkındırmak ve insanların maslahatlarını gerçekleştirmek için çalışırlar. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!