nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 145: Haracî ve Öşrî arazinin hükümleri.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 145: Haracî araziden gücü yettiğince harac alınır.  Öşrî araziden ise bilfiil çıkan mahsulün zekatı alınır.

  Bu maddenin delili; ez-Zuhri'den şöyle dediğinin rivayet  edilmesidir:

»قَضَى رَسُولُ اللهِ  صلى الله عليه وآله وسلم فِيمَنْ أَسْلَمَ مِنْ أَهْلِ البَحْرَيْنِ أَنَّهُ قَدْ أَحْرَزَ دَمَهُ وَمَالَهُ إِلاَّ أَرْضَهَ، فِإِنَّهَا فَيْءٌ لِلْمُسْلِمِينَ؛ لأَنَّهُمْ لَمْ يُسْلِمُوا وَهُمْ مُمْتَنِعُونَ«

"Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Bahreyn  halkından Müslüman olanların arazileri dışında kanlarını ve  mallarını koruduklarına hükmetti. Zira arazi Müslümanlara  ait bir feydir. Çünkü onlar, güçlü durumda iken Müslüman  olmadılar." [Yahya İbn-u Adem, Kitab-ul Harac tahric etti] Yani onlar,  Müslümanlara karşı güçlü bir durumda iken demektir.  Dolayısıyla bu, fetih yoluyla fethedilen beldelerdeki arazilerin ganimetlerden olduğuna dair bir delildir. Ancak  efendimiz Ömer [Radiyallahu Anh], gelerek arazinin  rakabesini (aslını) Beyt-ul Mâl’a ait bir mülk olarak ve menfaatini de sahiplerine bıraktı. Böylece araziden  faydalanmaları karşılığında onlardan belli bir miktar değil de arazinin taşıyabileceği bir harac alır oldu. Zira Irak'ın bazı  nahiyelerinde her bir cerîbe bir kafîz ve bir dirhem harac  vergisi koydu. Cerîb, arazinin belli bir alanına ait belli bir  ölçüdür. Başka bir bölgeye bu miktarın dışında bir harac  vergisi koydu ve Şam bölgelerinde bundan başkasıyla amel  etti. Zira Ömer'in her arazi için taşıyabileceği şeyi gözettiği  bilinmektedir. Bu, haracî arazi hakkındadır. Öşrî arazilere  gelince; ahalisinin üzerinde Müslüman olduğu arazi ve Arap  yarımadasıdır. Öşrî arazilerden fiili mahsul üzerinden zekat  alınır ki bu, yağmur suyu ile sulanması halinde öşür ve  araçla sulanması halinde öşrün yarısıdır. 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir.

in Halife
Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Hiç kimse bunu kabule zorlanamaz. Hiç kimse, hilafet görevini üstlenecek kişiyi seçmeye de zorlanamaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 157: Devlet, tedavülde eşit davranir.

Madde 157: Devlet, malın tüm tebaa arasında tedavül etmesi için çalışır ve yalnızca belirli bir zümre arasında tedavül etmesine engel olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 141: Devletin Mülkü Koruması

Madde 141: Devletin, tebaanın maslahatı olarak gördüğü herhangi bir maslahat için, mevat araziyi ve genel mülkiyet kapsamına girenleri koruma altına alması caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 177: Öğretim müfredatı tektir.

Madde 177: Öğretim müfredatı tektir. Devletin müfredatından başka bir müfredata izin verilmez. Devletin müfredatına bağlı kaldıkları, öğretim planının esası üzerine kurulu oldukları, bünyelerinde öğretim siyasetini ve gayesini gerçekleştirdikleri, bünyelerindeki öğretimi -ister öğrenci isterse öğretmen olsunlar- kız-erkek karışık olarak yapmadıkları ve herhangi bir taifeye veya dine veya mezhebe… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 115: Kadının devlet görevleri

Madde 115: Kadının devlet görevlerine tayin edilmesi, Ümmet Meclisi üyelerini seçmesi, Ümmet Meclisine üye olması, halifenin seçilmesine ve halifeye biat verilmesine iştirak etmesi caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 95: Hilafetin kurulmasından önceki davalar

in Yargı
Madde 95: Hilafetin kurulmasından önce yapılan ve infaz edilen akitleri, muamelatları ve davaları, şu meselelerin olması dışında bunları hilafet yargısı bozmaz ve yeniden değerlendirmez: a. İslam’a aykırı süregelen bir etkisinin olması halinde yeniden değerlendirmelidir. b. Davanın, İslam’a ve Müslümanlara yapılan ve önceki yöneticiler ile zümrelerinin sebep olduğu bir eziyet ile ilgili olması… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 53: Vali ve âmillerin şartları.

in Valiler
Madde 53: Valiler Halife tarafından, âmiller ise halife tarafından ve kendilerine salahiyet verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinlerdeki şartların vali ve âmillerde de bulunması şarttır. Erkek, hür, Müslüman, bâliğ, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmalı, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler. Devamını oku