nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 130: Devlet Mülkiyeti

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 130: Vergi malları, harac ve cizye gibi tasarrufu halifenin görüşüne ve içtihadına bağlı olan her mal, devlet mülkiyeti olur.

Bu maddenin delili şudur ki şeri deliller, devlet mülkiyetinin tarifinin Şâri'nin, halifeye kendi görüşüne ve içtihadına göre mallarda tasarrufta bulunma izni vermesi olduğunu göstermiştir. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], hem fey malını hem cizye malını hem de ülkelerden gelen harac malını kendi görüşüne ve içtihadına göre harcamıştır. Nitekim bu mallar hakkında gelen şeri nasslar, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'i bunları dilediği gibi harcamakta serbest bırakmıştır. Dolayısıyla bu, imamın/halifenin bu mallarda kendi görüşüne ve içtihadına göre tasarrufta bulunmaya hakkı olduğuna dair bir delildir. Çünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in bunu yapması şeri bir delildir. Dolayısıyla bu mallarda kendi görüşüne ve içtihadına göre tasarrufta bulunması için imama/halifeye verilmiş bir izin olmaktadır. Dolayısıyla bu, devlet mülkiyetinin tanımıdır.

Bundan dolayı zekat malları, devlet mülkiyetinden değildir. Çünkü zekat mallarının harcanması halifenin görüşüne ve içtihadına bırakılmamıştır. Bilakis harcanacağı yerler belirlenmiş olup devlet, bu yerlere harcamakla görevlidir. Halife, kendi görüşüne ve içtihadına göre bunlara başka bir yer ekleyemez.

Binaenaleyh imama/halifeye belli bir malı kendi görüşüne ve içtihadına göre harcama hakkı veren şeri bir nass varit olduğunda bu mal, devlet mülkiyeti olur ve Şâri'nin bu nassı da imamın kendi görüşüne ve içtihadına göre Müslümanların maslahatına olan yerlere harcaması için ona verilen bir izin olur. Bundan dolayı fey, harac, cizye malları ve meşru vergiler gibi benzeri malların hepsi devlet mülkiyetidir ve bunların gelirleri devlet mülkiyetine girer. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in fiilinden ve bu malların harcanmasını emretmek üzere gelen nassların genelliğinden istinbat edilen tarif de buna intibak etmektedir. İşte bu madde bu esasa binaen konulmuştur. İşte bunlar mülkiyet türlerinden her bir türün tanımıdır ve bunlar da her tarifin kendisinden istinbat edildiği delillerdir. Gerek mülkiyet için konulan tariflerin gerekse tariflerin istinbat edildiği nassların incelenmesi sonucunda görülür ki mülkiyet, bu üç türün dışına çıkmaz. Bunlar ise: Ferdî mülkiyet, kamu mülkiyeti ve devlet mülkiyetidir. Zekat malları ise belirli bir kimsenin mülkü değildir. Bilakis belirli yerlerin mülküdür. Dolayısıyla ferdî mülkiyetten sayılır. Çünkü Şâri, zekatı veren kimse ister bizzat zekatı veren kimse olsun isterse imam olsun bu yerlerin, zekatı veren kimseden mülk edinmelerine izin vermiştir. Bunun içindir ki zekat, dördüncü bir mülkiyet türü sayılmaz. Binaenaleyh mülkiyet türleri, bu üçüdür. Böylece mülkiyet türlerini açıklayan 127. maddenin şeri delili de tafsili olarak ortaya çıkmış olmaktadır. 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 71: Polis ve kısımları.

Madde 71: Polis iki kısımdır: Askerî polis, cihat emirine, yani Harbiye Dairesine bağlıdır. Polis ise güvenliğin muhafazası için mahkemelerin elindedir ve İç Güvenlik Dairesine bağlıdır. Her iki kısma da görevlerini iyi yapmalarını sağlayacak özel bir kültürle birlikte özel bir eğitim verilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 125: Fertlerin temel ihtiyaçlarının garantisi

Madde 125: Fert fert tüm fertlerin bütün temel ihtiyaçlarının tam bir şekilde doyurulması garanti edilmelidir. Her ferdin, lüks ihtiyaçlarını mümkün mertebe en yüksek seviyede karşılanmasına imkan verilmesi garanti edilmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 49: Tenfîz muavininin işi.

Madde 49: Halife tenfîz için bir muavin tayin eder. Tenfîz muavininin işi; yönetimden değil idarî işlerdendir. Dairesi de dahilî ve haricî cihetler için halifeden sadır olan hususları infaz eden ve bu cihetlerden gelenleri halifeye ulaştıran bir cihazdır. Aşağıdaki işlerde halifeden aldığını diğerlerine, diğerlerinden aldığını da halifeye ulaştıran, halife ile diğerleri arasında bir vasıtadır: a.… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 174: Eğitimde tecrübî ilimler kültürel bilgi arasındaki ayrım.

Madde 174: Öğretimde tecrübî ilimler ve bunların uzantısı matematik gibi bilimlerle kültürel bilgiler birbirlerinden ayırt edilmelidir. Tecrübî ilimlerle bunların uzantısı olanlar ihtiyaca göre ve herhangi bir öğretim merhalesi ile sınırlanmadan öğretilir. Fakat kültürel bilgiler; yüksek öğretimden önce ilk merhalelerde, İslami fikirlere ve hükümlere aykırı olmayan belirli bir siyasete göre… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 21: Siyasi parti kurmak

Madde 21: Esasının İslami akide olması ve benimsediği hükümlerin şer’i hükümler olması şartıyla, yöneticileri muhasebe etmek veya ümmet yoluyla yönetime ulaşmak üzere siyasi parti kurmak Müslümanların hakkıdır. Parti kurulması için hiçbir izne ihtiyaç yoktur. İslam esası dışındaki her türlü kitleleşme ise yasaklanır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 163: Zarara yol açan laboratuarlar men edilirler.

Madde 163: Fertler, ümmet veya devlet için zarara yol açan maddeler üreten laboratuarlara sahip olmaktan men edilirler. Devamını oku
anayasa

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır. Öyle ki devletin yapısında, cihazında veya muhasebesinde yahut devlet ile ilgili herhangi bir şeyde, İslami akideyi esas kılmaktan başka bir şey var olamaz. İslami akide aynı zamanda anayasa ve şer’i kanunların da esasıdır. Öyle ki bunlardan herhangi biriyle ilgili herhangi bir şeyin İslami akideden fışkırması haricinde var olmasına izin verilmez. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!