nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 129: Kamu Mülkiyeti

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 129: Kamu Mülkiyeti; Şâri’nin topluma lütfettiği, mallardan müşterek faydalanma iznidir.

Bu maddenin delili şudur ki şeri deliller, kamu mülkiyetinin tarifinin Şâri'nin, mallardan müşterek faydalanma izni olduğunu göstermiştir. Bu tarifin delilleri ise kamu mülkiyeti hakkında varit olan nasslardır. Mesela Aleyhi's Salatu ve's Selam'ın şu kavlidir:

))اْلمُسْلِمُونَ شرَكَاءُ فِي ثلاثٍ: اْلمَاءِ والكلاء وَالنَّارِ((

"Müslümanlar şu üç şeyde ortaktırlar: Su, mera ve ateş." [Ahmed, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ashabından olan bir kişiden tahric etti ve ravileri sikadır] Tirmizi'nin Ebyad İbn-u Hammal'dan tahric ettiği şu hadistir:

))أنه وفد إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فاستقطعه الملح، فقطع له .فلما أن وّلى قال رجل من المجلس: أتدري ما قطعت له؟ إنما قطعت له الماء العد .قال فانتزعه منه((

"O, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’i ziyaret ederek yerini belirttiği bir tuz madeninin kendisine ikta edilmesini istedi. Allah’ın Resulü de bu tuz madenini ona ikta etti. Tam oradan ayrılacağı sırada meclisteki bir adam dedi ki: "Ona ne ikta ettiğinizi biliyor musunuz? Ona kesilmez bir suyu ikta ettiniz. Bunun üzerine Ebyad: Bundan vazgeçtiğini söyledi." Kesilmez mal, tükenmeyen maldır. Yani ona tükenmez bir madeni ikta ettin demektir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu kavlidir:

))مِنى مُنَاخ مَنْ سَبَق((

"Mina, geçip giden herkesin konak yeridir." [Tirmizi, Aişe Radiyallahu Anhâ kanalıyla tahric etti ve hasen sahih dedi] Mina, hacıların Arafat'ta vakfeden sonra indikleri Hicaz'da bilinen bir mekandır. Zira Mina, geçip giden herkesin devesini çöktürmek üzere tüm insanlara aittir. Yine Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], insanların kamu yollarına ortak olduğunu ikrar etmiştir. İşte bu nassalar Şâri'nin, insanların bu mallara ortak olmasına izin verdiğine delalet etmektedir. Böylece bunlardan da kamu mülkiyetinin tarifi istinbat edilmiştir. İşte bu madde bu esasa binaen konulmuştur.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 115: Kadının devlet görevleri

Madde 115: Kadının devlet görevlerine tayin edilmesi, Ümmet Meclisi üyelerini seçmesi, Ümmet Meclisine üye olması, halifenin seçilmesine ve halifeye biat verilmesine iştirak etmesi caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 131: Menkul ve gayrimenkul malda ferdi mülkiyet

Madde 131: Menkul ve gayrimenkul malda ferdi mülkiyet beş şeri sebebe bağlıdır: Çalışma İrs Yaşamak için mala ihtiyaç Devletin malından tebaaya vermesi Fertlerin mal mukabilinde olmadan veya gayret sarf etmeden aldıkları mallar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 153: Devlet, tabiyetini taşıyan herkesin işini garanti eder

Madde 153: Devlet, tabiyetini taşıyan herkes için iş bulmayı garanti eder. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 22: Yönetim nizamı kaidesi.

Madde 22: Yönetim nizamı dört kaide üzerine kuruludur: 1. Hakimiyet Şeriatındır, halkın değildir. 2. Otorite ümmetindir. 3. Tek bir halife nasbetmek, Müslümanlara farzdır. 4. Şer’i hükümleri benimsemeye yalnızca halifenin hakkı vardır. Dolayısıyla anayasayı ve bütün kanunları belirleyen odur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 50: Tenfîz muavininin şartları.

Madde 50: Tenfîz muavini, Müslüman ve erkek olmalıdır. Çünkü o, halifenin yakın çevresindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 189: Islam devletinin, diğer devletlerle olan ilişkileri.

Madde 189: Devletin, dünyada kurulu diğer devletlerle olan ilişkileri şu dört husus üzerine kuruludur: Birincisi: İslami alemde kurulu devletlere, sanki tek bir beldede kuruluymuşçasına itibar edilir. Dış ilişkiler kapsamına girmezler ve onlarla olan ilişkiler dış siyasetten sayılmaz. Hepsini tek bir devlet halinde birleştirmek için çalışmak gerekir. İkincisi: Kendileriyle aramızda iktisadî… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini gözden geçirir.

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini ve icraatlarını gözden geçirmelidir ki bunlardan doğru ve uygun olanı kabul etsin, hatalı olanı da düzeltsin. Zira ümmetin işlerini yürütme, vekaleten halifeye verilir ve halifenin içtihadına bırakılır. Devamını oku