nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ekonomi Sistemi

Madde 123: İktisadî Siyaset

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 123: İktisadî Siyaset; ihtiyaçların doyurulması açısından toplumun üzerinde bulunması gerekene bakıştır. Böylece toplumun üzerinde bulunması gereken durum, ihtiyaçların doyurulmasının esası olur.

Bu madde birçok delilden istinbat edilmiştir. Şeri hüküm tek bir delilden istinbat edileceği gibi birçok delilden de istinbat edilebilir. Zira bu madde, eşyanın mülk edinilmesinin özel bir keyfiyetle sınırlandırılmasından, mülk edinme sebeplerinin muayyen sebeplerle sınırlandırılmasından, mülkiyetin arttırılmasının belirli keyfiyetle sınırlandırılmasından, bazı eşyanın ve bazı işlerin haram kılınmasından istinbat edilmiştir. İşte iktisat siyaseti bu dört hususun delillerinden istinbat edilmiştir.

Bu delillerden istinbat edilen iktisadî siyaset şudur ki ihtiyacı doyuran olması açısından servete bakışın, bu servet hakkındaki şeri hükme raptedilmiş ve şeri hükme bina edilmiş olması gerekir. Mesela buğday ve bal servetten sayılır. Çünkü Allah, her ikisini de mubah kılmıştır. Esrar ve içki ise servetten sayılmaz. Çünkü Allah, her ikisini de haram kılmıştır. Satın alınan ve ücret karşılığında alınan mal servetten sayılır. Çünkü şeriat, mal kazanımını her iki durumda da mubah kılmıştır. Çalıntı mal ve batıl akitle kazanılan mal ise servetten sayılmaz. Çünkü şeriat bunların her ikisini de haram kılmıştır. Dolayısıyla ihtiyaçlar doyurulurken bakılması gereken şey şeri hüküm olması gerektiği gibi servetin ihtiyacı doyuran olmasına bakışın esası, yani servetin üretimi ve tüketiminin üzerine cereyan ettiği esas bu olmalıdır. Maddede geçen "siyasi iktisat; ihtiyaçların doyurulması açısından toplumun üzerinde bulunması gerekene bakıştır" ifadesinin manası işte budur. Zira toplumun üzerinde bulunması gereken, yani insanlar arasındaki ilişkilerin üzerinde bulunması gereken, bu ilişkilerin şeri hükümlerle mukayyet kılınması ve şeri hükümlere göre yürütülmesidir. Dolayısıyla toplumun üzerinde bulunması gerekene, yani toplumun şeri hükümlerle mukayyet kılınması bakışının, gerek servetin üretimi gerekse tüketimi yoluyla olsun ihtiyaçların doyurulmasına bakarken bulunması gerekir. Şöyle ki şeri hükme raptedilmiş ve şeri hükme bina edilmiş olmalıdır. Dolayısıyla gerek üretimi gerekse tüketimi doğru olan iktisadî bir ürün olabilmesi için İslam Nizamı'nda servette aslolan, toplumun üzerinde olması gerekendir, yani insanlar arasındaki ilişkilerin şeri hükümle mukayyet kılınmasıdır. İşte insanın veya ferdin veya topluluğun ihtiyacını doyuran olması açısından servete bu esas üzere bakılmalıdır. Üretim ve tüketim bu esas üzere gerçekleşmelidir.

Her ne kadar bu esas -ki o, şeri hükümle mukayyet olmaktır-, şeri hükmün Müslümanın her amelinde hakem kılınmasının vacip olması hususunda genel olarak gelmiş olsa da şeriat, iktisat siyaseti açısından Allahuteala'nın,

*

"Resul size her ne getirdiyse onu alın ve sizi her neyden yasakladıysa ondan kaçının!" [el-Haşr 7] kavli gibi genel delillerle yetinmemiştir. Bilakis temin edilmesi ve ihtiyaçları gidermesi açısından servete has tafsili deliller getirmiştir. Bunlar mülk edinme keyfiyetini sınırlandıran, mülk edinme sebeplerini sınırlandıran, mülkü çoğaltmayı sınırlandıran, bazı eşyayı ve bazı işleri haram kılan delillerdir. Dolayısıyla İslam'da iktisadî siyaset, ihtiyacı doyuran olması açısından sadece servete bakışa bina edilmiş değildir. Bilakis bunun yanı sıra hem bu servetin hem de doyurulan ihtiyacın mubah olmasına bina edilmiştir. Yani İslam'da iktisadî siyaset, servete olan bu bakışın insanlar arasındaki ilişkilerin şeri hükümlerle mukayyet olmasına bina edilmesidir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 103: Medya organı dairesi.

Madde 103: Medya organı; dahilde kötülüğü uzaklaştıran ve güzelliği barizleştiren kaynaşmış ve güçlü bir İslami toplum inşa etmek için, hariçte ise İslam’ın azametini ve adlini, ordusunun kuvvetini, beşerî nizamın fesadını, zulmünü ve ordularının vehnini gösterir bir şekilde İslam’ı barışta ve savaşta öne çıkarmak ve İslam’ın ve Müslümanların maslahatına hizmet etmek üzere, devletin medya… Devamını oku
anayasa

Madde 19: Yöneticinin Șartları.

Madde 19: Erkek, hür, akil, baliğ, adil, kâdir ve kifayet ehli olanlar dışındaki kimselerin yönetimi veya yönetimden sayılan herhangi bir işi üstlenmesi caiz olmadığı gibi, Müslümandan başkasının üstlenmesi de caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 54: Valinin yetkileri

in Valiler
Madde 54: Vali, halifenin naibi olarak, yönetim salahiyetlerine ve vilayetindeki dairelerin idarî işlerini denetim salahiyetlerine sahiptir. Böylece vilayeti içerisinde ordu, kadâ (yargı) ve maliye dışındaki bütün yetkilere sahiptir. O, vilayet ahalisi üzerine emirlik yapar ve vilayetiyle ilgili bütün konulara bakar. Ancak polis, idare bakımından değil, infaz bakımından onun emirliği altındadır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 62: Cihad ve Askerî eğitim

Madde 62: Cihad Müslümanlara farzdır. Askerî eğitim de mecburidir. Bu nedenle on beş yaşına basan her Müslüman erkeğin, cihada hazırlanmak için askerî eğitim görmesi farzdır. Fakat asker olmak farz-ı kifayedir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 104: Medya araçlarının ruhsatı.

Madde 104: Sahipleri devlet tabiiyeti taşıyan medya araçlarının ruhsata ihtiyacı yoktur. Yalnızca kurulan medya aracını, Medya Dairesine bildiren bir “bilgilendirme ve haberdar etme” iletisi yollamaları gereklidir. Medya aracının sahibi ve yönetmeni, yayınladıkları her medya yayınından mesul olurlar ve teba fertlerinden herhangi biri gibi şer-i bir muhalefetten muhasebe edilirler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 26: Halife´yi secme hakkı

in Halife
Madde 26: Âkil ve baliğ olan erkek veya kadın her Müslümanın devlet başkanını (halifeyi) seçme ve ona biat verme hakkı vardır. Gayrimüslimlerin ise buna hakkı yoktur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 95: Hilafetin kurulmasından önceki davalar

in Yargı
Madde 95: Hilafetin kurulmasından önce yapılan ve infaz edilen akitleri, muamelatları ve davaları, şu meselelerin olması dışında bunları hilafet yargısı bozmaz ve yeniden değerlendirmez: a. İslam’a aykırı süregelen bir etkisinin olması halinde yeniden değerlendirmelidir. b. Davanın, İslam’a ve Müslümanlara yapılan ve önceki yöneticiler ile zümrelerinin sebep olduğu bir eziyet ile ilgili olması… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!