nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Eğitim Siyaseti

Madde 180: Telif hakkı.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 180: Öğretimin bütün merhalelerinde telif kullanılması yasaklanır. Bir kitap basılıp yayınlandığı zaman, ister müellif isterse müelliften başkası olsun, hiç kimse basım-yayın haklarını sahiplenemez. Fakat fikirler kişide mahfuz ise basılmamış ve yayınlanmamış ise insanlara verme karşılığında ücret alması caizdir aynen öğretmekten ücret aldığı gibi.

Bu maddenin delili, öğretme karşılığında ücret almanın caiz olması ve ilmin insanlara mubah olmasıdır. Öğretme karşılığında ücret almanın caiz olmasına gelince; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in şu kavli ile sabittir:

»إِنَّ أَحَقَّ مَا أَخَذْتُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا كِتَابُ اللهِ«

"Şüphesiz karşılığında ücret almaya en çok hak kazandığınız şey Allah’ın kitabıdır." [el-Buhari, İbn-u Abbas yoluyla rivayet etti] Dolayısıyla Kuran'ın dışındaki şeyleri öğretme karşılığında ücret almak evla babındandır. Yine bu, resulün Bedir esirlerinin fidyesini Müslümanların evlatlarından onuna (okuma-yazma) öğretilmesi olarak belirlemesi ile de sabittir. Zira bu da öğretmek için yapılan bir kiralamadır. Telif, ilmin yazılmasıdır. Yani ilmin yazılı olarak verilmesidir. Dolayısıyla ilmin yazılı olarak verilmesi, sözlü olarak verilmesi gibidir. Dolayısıyla da ilim insanlara, ya sözlü olarak yada yazılır olarak verilir ve her iki halde de bundan ücret almak caizdir. Ancak ilim, öğrenen kimseye sözlü veya yazılı olarak verildiğinde artık öğrenen kimsenin aldığı ilim onun bir mülkü haline gelir. Böylece bu ilmi başkasına sözlü veya yazılı olarak verme ve bunun karşılığında ücret alma hakkına sahip olur. Dolayısıyla Müslümanların evlatlarına okuma ve yazma öğreten Bedir esirlerinin aldıkları ücretin dışında onlardan hiçbir hakları kalmamış ve bu öğrenim gören kişilerin, öğretmenlerinin izni ve herhangi bir hakları olmadan ücret karşılığında başkalarına okuma ve yazma öğretmeye hakları vardır. Ayrıca ilim, aslen mubahtır. Mubah olmasının manası ise her insanın onu almasının caiz olması ve sadece ilmi öğreten öğretmenin değil ilmi öğretmeye koyulan herkesin ücret almasının mubah olmasıdır. Bundan dolayı ilim, sadece öğretenin mülkü değil onu öğrenen herkesin mülküdür. Dolayısıyla ilim, mahfuz olduğu sürece öğrenenin mülkü olup başkasına öğretme karşılığında ücret alabileceği gibi ücretsiz olarak da öğretebilir. Bir ferde veya bir cemaate öğretmesi veya yolda bundan bahsetmesi veya herhangi bir araçla insanlara ulaştırması gibi ilim kişinin kendisinden çıktığında artık onu alan ferdin veya cemaatin, ilmin tüm insanlara mubah olması ile ilgili delillerin genel olmasına binaen onu istediği kimseye vermesi mubah olur. İlmi öğreten kimsenin izni olsun yada olmasın kızsın yada kızmasın fark etmez. Bir ilim olmasından dolayı hiçbir kimsenin telif hakkına sahip olmayacağının delili işte budur. Dolayısıyla ilim kişide mahfuz olduğu sürece ondan ücret almaya hakkı vardır. Herhangi bir araçla sözlü veya yazılı olarak onu insanlara verdiğinde artık tüm insanlar için mubah olur ve her bir kişinin onu başkasını öğretmesi ve öğretmesi karşılığında ücret alması da mubah olur. Dolayısıyla müellife telif hakkı vermek, mubahı haram kılmaktır: Yani hem izinsiz olarak alınmasını engelleyerek ilmi haram kılmak hem de izinsiz olarak ücret karşılığında öğretilmesini engelleyerek ilimden ücret alınmasını haram kılmaktır. Bunun içindir ki hiçbir kimsenin telif hakkına sahip olması caiz değildir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 145: Haracî ve Öşrî arazinin hükümleri.

Madde 145: Haracî araziden gücü yettiğince harac alınır. Öşrî araziden ise bilfiil çıkan mahsulün zekatı alınır. Devamını oku
anayasa

Madde 20: Yöneticileri muhasebe etmek

Madde 20: Yöneticileri muhasebe etmek, Müslümanların haklarındandır ve üzerlerine farz-ı kifayedir. Tebaanın gayrimüslim fertlerinin de yöneticilerin kendilerine yaptığı zulümleri veya İslamî hükümlerin üzerlerine tatbik edilmesindeki kusurları göstermek üzere şikayette bulunma hakları vardır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 67: Orduda talim.

Madde 67: Orduda en yüksek seviyede askerî talim yapılmalıdır. Askerin fikrî seviyesi mümkün olduğunca yükseltilmeli, ordudaki her fert, icmâlî de olsa İslam hakkında uyanıklık kazanmasını sağlayan İslami kültür ile kültürlendirilmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 50: Tenfîz muavininin şartları.

Madde 50: Tenfîz muavini, Müslüman ve erkek olmalıdır. Çünkü o, halifenin yakın çevresindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir.

in Halife
Madde 25: Hilafet, rıza ve seçime dayalı bir akittir. Hiç kimse bunu kabule zorlanamaz. Hiç kimse, hilafet görevini üstlenecek kişiyi seçmeye de zorlanamaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 66: Ordu ve özel ordugahları

Madde 66: Bütün ordu, özel ordugahlara yerleştirilmiş tek bir ordu haline getirilir. Ancak bu ordugahlardan bazıları muhtelif vilâyetlere ve bazıları da stratejik mevkilere konuşlandırılmalıdır. Bazıları ise devamlı taşınabilir ve hareket edebilir ordugahlar haline getirilir ki bunlar vurucu kuvvetlerdir. Askerî ordugahlar birçok gruplar halinde düzenlenir. Bu grupların her birine ordu ismi… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 74: Sanayi Dairesi.

Madde 74: Sanayi Dairesi; ister motor ve makine sanayileri, araç gövdeleri sanayi, madde sanayi ve elektronik sanayi gibi ağır sanayi ile ilgili olsun ister hafif sanayi ile ilgili olsun isterse gerek kamu mülkiyeti gerek ferdi mülkiyet kapsamına girip harp sanayisi ile alakalı fabrikalar olsun sanayi hakkındaki bütün işleri yürüten dairedir. Tüm fabrika çeşitleri, harp siyaseti esası üzerine… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!