nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Eğitim Siyaseti

Madde 172: Öğretimin gayesi.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 172: Öğretimin gayesi; İslami şahsiyeti oluşturmak ve insanları, hayatın işlerine ilişkin ilimler ve bilgiler ile donatmaktır. Öğretim yöntemleri de bu gayeyi gerçekleştirecek şekilde olur. Bu gayeye götürmeyen ve bu gayenin dışına çıkan her yöntem yasaklanır.

Madde 172: Öğretimin gayesi; İslami şahsiyeti oluşturmak ve insanları, hayatın işlerine ilişkin ilimler ve bilgiler ile donatmaktır. Öğretim yöntemleri de bu gayeyi gerçekleştirecek şekilde olur. Bu gayeye götürmeyen ve bu gayenin dışına çıkan her yöntem yasaklanır.

Bu iki maddenin vakıası şudur ki öğretim siyasetinin manası, bilgilerin esası üzerine verildiği kaide veya kaidelerdir. Öğretimin gayesi ise bilgilerin verilmesinden amaçlanan hedeftir. Dolayısıyla öğretim siyaseti, üzerine bina edilen esastır. Öğretimin gayesi ise gerçekleştirilmesi hedeflenen maksattır. Dolayısıyla öğretim siyaseti, tedris konularıyla ilişkili olup öğretimin gayesi ise tedris yöntemleriyle ilişkilidir. İnsanın vakıası ise ya şeyleri ve fiilleri idrak eder onlar hakkında yargıda bulunur yada şeyleri ve filleri idrak eder ve bunlara meyleder. Bu iki hususun dışına çıkmaz. Bilginin vakıası ise ya fiiller ve şeyler hakkında yargıda bulunması için aklın gelişimine dönük bilgilerdir yada fiillerin ve şeylerin zatı hakkındaki aklın faydalandığı bilgilerdir. Bu iki hususun dışına çıkmaz. İslam ise İslam akidesini, Müslümanın hayatının esası kılmıştır. Dolayısıyla onu, fikirlerinin esası kıldığı gibi meyillerinin de esası kılmıştır. Fikri harekete geçiren Kuran ayetleri ve resulün hadisleri ise onu, yani fikri ancak Allah'a iman için harekete geçirmiştir. Allahuteala'nın şu kavli:

)وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ(

"Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler." [Âl-i İmrân 191] Resulün şu kavli gibi:

 »تَفَكُّرْ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ«

"Bir saat tefekkür etmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır." [Tefsir-ul Kurtubi] Keza meyilleri zikreden Kuran ayetleri ve resulün hadisleri ise bunları ancak İslami akide ile mukayyet olan meyiller olarak zikretmiştir. Allahuteala'nın şu kavli:

)قُلْ إِنْ كَانَ آَبَاؤُكُمْ(

"De ki: Eğer babalarınız…" [et-Tevbe 24] Ta ki şu kavline kadar:

)أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ(

"Size Allah ve resulünden daha sevimli ise…" Aleyhi's Salatu ve's Selam'ın şu kavli gibi:

»لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ«

"Ben kendisine babasından, çocuğundan ve tüm insanlardan daha sevimli olmadıkça sizden biriniz iman etmiş olmaz. " [Enes'in hadisinden Muttefekun aleyh] Bundan dolayı Müslümanın fiiller ve şeyler hakkındaki yargısının İslami akide esasına bina edilmiş olması kaçınılmaz olduğu gibi fiillere ve şeylere dönük meyli de İslam akidesi esasına bina edilmiş olması kaçınılmazdır. Madem ki bilgiler, hem şeyler hakkında yargıda bulunması bakımından Müslümanın akliyetini hem de şeylere meyli bakımından nefsiyetini oluşturmaktadır o halde bu bilgilerin tamamının İslam akidesine bina edilmiş olması kaçınılmazdır. İster aklın gelişimi için alınan bilgiler olsun isterse filler ve şeylerden faydalanmak için alınan bilgiler olsun fark etmez. Yani Müslümanın akliyetini oluşturan bilgilerin İslam akidesine bina edilmiş olması kaçınılmaz olduğu gibi nefsiyetini oluşturan bilgilerin de İslam akidesine bina edilmiş olması kaçınılmazdır. Bu esasa göre öğretim siyasetinin İslami akliyeti ve İslami nefsiyeti oluşturan olması kaçınılmazdır. Dolayısıyla öğretim siyaseti, aslen bilginin vakıasından, fikre ve meyillere ilişkin ayetlerin toplamından ve bunların bilginin vakıasına indirgenmesinden istinbat edilmiş olup 171. madde bu delile binaen konmuştur.

172. maddeye gelince; bu madde, gerek hicretten önce Mekke'de olsun gerekse hicretten sonra Medine'de olsun Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in Müslümanlara yönelik öğretimindeki fiillerinden alınmıştır. Zira Aleyhi's Salatu ve's Selam, Müslümanlara yönelik öğretimden her birinin akliyeti ve nefsiyeti, yani fiillere ve şeylere yönelik yargıları ve meyilleri ile birer İslami şahsiyet olmalarını hedeflemekteydi. Onlara hayat işlerini tedavi eden hükümleri öğretmesinin yanı sıra Allah'ın rızasını talep etme, izzet, hidayeti insanlar arasında yayma sorumluluğunu üstlenme, etkin yöntem ve üretken üsluplarla onları İslam hidayetine erdirme gibi yüce değerleri de öğretmekteydi. Allahuteala, şöyle buyurdu:

)ادْعُ إِلَى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ(

"Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!" [en-Nahl 125] Keza onlara Kuran'ı ezberletiyor, İslam hükümlerini öğretiyor, emirlere ittiba etmeyi ve nehiylerden kaçınmayı benimsetmesinin yanı sıra ticaret, ziraat ve sanat gibi geçimleri için gerekli olan şeyleri de öğrenmelerini mubah kılıyordu. İşte İslami şahsiyeti oluşturan ve hayat işleri için gerekli olan bilgileri ona mubah kılarak bu bilgilerle donanmasına imkan veren resulün bu fiilleri, bu maddenin delilidir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 118: Halvet ve Teberrüc

Madde 118: Mahrem olmayan biriyle halvet men edilir. Yabancılar önünde teberrüc ve avretin açılması da men edilir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 60: Halife, valilerin işlerini takip etmelidir

in Valiler
Madde 60: Halife, valilerin işlerini takip etmelidir. Onları sıkıca murâkabe etmelidir. Hallerini keşfetmek, onları teftiş etmek ve hepsini veya bir kısmını zaman zaman toplayıp tebaanın şikayetlerini kendilerinden dinlemek için kendisine bir naib tayin etmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 38: Halife, tebaa üzerinde salahiyeti.

in Halife
Madde 38: Halife, tebaanın işlerini kendi görüşü ve içtihadına göre yürütmede mutlak salahiyet sahibidir. Devlet işlerinin seyrinde ve tebaanın işlerini yürütmede ihtiyaç duyduğu tüm mubahları benimseyebilir. Herhangi bir şer-i hükme maslahat bahanesiyle muhalefet etmesi caiz değildir. Mesela, gıda maddelerinin azlığı bahanesiyle bir ailenin birden fazla çocuk edinmesine mani olamaz. Mesela,… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 55: Vali ve Halife arasında koordinasyon

in Valiler
Madde 55: Valinin, emirliği gereğince ifa ettiği işlerini halifeye bildirmesi lazım değildir. Bu, tercihine bırakılmıştır. Yeni ve olağan olmayan bir mesele çıkarsa, bu meseleyi halifenin değerlendirmesine bırakır. Ardından halifenin emrettiğine göre davranır. Beklemenin meselenin bozulmasına neden olmasından çekinirse, infazı yerine getirir. Bu takdirde meseleyi ve infaz etmesinden evvel… Devamını oku
anayasa

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır.

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır. Gayrimüslimlerin şurâda hakkı yoktur. Fakat görüş belirtmek, Müslüman veya gayrimüslim tebaa fertlerinin hepsine caizdir Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini gözden geçirir.

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini ve icraatlarını gözden geçirmelidir ki bunlardan doğru ve uygun olanı kabul etsin, hatalı olanı da düzeltsin. Zira ümmetin işlerini yürütme, vekaleten halifeye verilir ve halifenin içtihadına bırakılır. Devamını oku
anayasa

Madde 15: Harama götüren vesile haramdır.

Madde 15: Harama götüreceği zannı galip olursa, harama götüren vesile haramdır. Harama götürmesinden korkuluyorsa haram olmaz. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!