nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Dışişleri Siyaseti

Madde 186: Siyasi metotların en azametlisi.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 186: Fertlerin, ümmetlerin ve devletlerin işlerini görüp gözetmeye yönelik İslami fikirlerin azametini göstermek, siyasi metotların en azametlisi sayılır.

Bu madde, devletin yapması gereken işlerdendir. Zira bu, bir farz olup mubah değildir. Çünkü devlete düşen daveti dikkat çekici bir şekilde tebliğ etmektir. Çünkü Allah, şöyle buyurmaktadır:

}وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ{

"Resule düşen yalnızca apaçık tebliğdir." [el-Ankebut 18] el-Mubîn kelimesi, anlaşılır bir vasıftır. Bunun içindir ki tebliğe dair bir kayıttır. Davetin dikkat çekici bir şekilde tebliğ edilmesi ise ancak İslami fikirlerin azametini göstermekle mümkündür. İslami fikirlerin azametinden biri de İslam Devleti'nin zımmiye, müstemine ve muahide yönelik muamelesi, yöneticinin insanlara musallat olması değil şeriatın uygulayıcısı olması ve ümmetin yöneticiyi tam bir disiplinle muhasebe etmesidir. Ümmetin yöneticiyi muhasebe etmesi gerektiği gibi zulmetse bile ona itaat etmeli ve masiyette ona itaat etmesi haramdır. Baş kaldırma hakkına tamamen sahiptir ve açık bir küfür gördüğünde baş kaldırması gerekir. İslam Devleti'nde yöneten ile yönetilen her şeyde eşit olup herhangi bir ferdi şikayet ettikleri gibi herhangi bir kâdi karşısında hakları için yöneticiyi şikayet edebilirler. Yönetimle kaim olurken şeriata muhalefet ettiğinde yöneticiyi mezalim kâdisine şikayet edebilirler. İşte bu ve benzeri fikirlerin gösterilmesi ve bunların azametinin ibraz edilmesi gerekir ki İslam'ın azameti gösterilmiş ve dikkat çekici bir şekilde tebliğ edilmiş olsun. Bunların gösterilmesi, siyasi üsluplardan olmayıp siyasi metotlardandır.

 Şeri hükme göre kendilerine davet tebliğ edilmedikçe kafirlerle fiili olarak savaşmak caiz değildir. Nitekim Taberani, el-Kebir'de Ferve İbn-u Mesîk el-Murâdî'den şöyle dediğini tahric etmiştir: "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e gelerek şöyle dedim:

»أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِصلى الله عليه وآله وسلم،فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ أُقَاتِلُ بِمَنْ أَقْبَلَ مِنْ قَوْمِي مَنْ أَدْبَرَ مِنْهُمْ؟ قَالَ:«"نَعَمْ", فَلَمَّا أَدْبَرَ دَعَاهُ، فَقَالَ: ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلامِ فَإِنْ أَبَوْا فَقَاتِلْهُمْ»

"Ey Allah'ın resulü! Kavmimden arkasını dönüp kaçan bir kimse ile karşılaştığımda onunla savaşabilir miyim?" Buyurdu ki: "Evet." Ferve arkasını dönüp giderken onu çağırdı ve dedi ki: "Onları İslam'a davet et. Eğer karşı çıkarlarsa onlarla savaş." Tirmizi, bu hadisin bir benzerini tahric etti. Yine İbn-u Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«مَا قَاتَلَ رَسُولُ اللهِصلى الله عليه وآله وسلمقَوْماً حَتَّى دَعَاهُمْ»

"Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], davet etmedikçe hiçbir kavimle savaşmamıştır." [ed-Darimi, Ahmed ve el- Hakim, tahric etti] Bunların hepsi, savaşmadan önce İslam'a davet edilmesinin vacip olduğuna dair bir delildir. İslam'a davet edilmesinin gerçekleşmesi içinse onlara davetin dikkat çekici bir şekilde tebliğ edilmesi kaçınılmazdır. Bundan dolayı İslami fikirlerin azametinin gösterilmesi farzdır. Çünkü tebliğin dikkat çekici bir şekilde gerçekleşmesi bu sayede olur. Dolayısıyla bu, metotla ilgili hükümlerden olup üsluplardan değildir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 128: Ferdî Mülkiyet

Madde 128: Ferdî Mülkiyet; nispet edildiği kimseye bir şeyden faydalanma ve mukabilinde karşılık alma imkanı veren mal ve menfaat ile takdir edilmiş şeri bir hükümdür. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 182: Dışişleri, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir.

Madde 182: Herhangi bir ferdin, partinin, kitlenin veya cemaatin, yabancı devletlerden herhangi bir devlet ile ilişkisinin bulunması mutlak olarak caiz değildir. Devletler ile ilişki, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir. Zira ümmetin işlerini fiilen yürütme hakkı yalnızca devlete aittir. Ümmet ve kitleler ise devleti bu dış ilişkilerden muhasebe etmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 74: Sanayi Dairesi.

Madde 74: Sanayi Dairesi; ister motor ve makine sanayileri, araç gövdeleri sanayi, madde sanayi ve elektronik sanayi gibi ağır sanayi ile ilgili olsun ister hafif sanayi ile ilgili olsun isterse gerek kamu mülkiyeti gerek ferdi mülkiyet kapsamına girip harp sanayisi ile alakalı fabrikalar olsun sanayi hakkındaki bütün işleri yürüten dairedir. Tüm fabrika çeşitleri, harp siyaseti esası üzerine… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 156: Devlet, tebaasının nafakasını garanti eder.

Madde 156: Devlet, malı ve işi olmayan, nafakasını temin edecek kimsesi bulunmayan kimselerin nafakalarını garanti eder. Yaşlıların ve özürlülerin barındırılmasını üstlenir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 27: Hilafet, inikad ve itaat biatı

in Halife
Madde 27: Hilafet akdi bir kimseye, biatın kendileriyle inikad olduğu kişiler tarafından bir biat ile yapılırsa geri kalanların biati, itaat biati olur, inikad biati olmaz. Bünyesinde isyan etme ve Müslümanların birliğini parçalama kudreti görülen kimseler, itaat biati vermeye zorlanır. Devamını oku
anayasa

Madde 9: İçtihat, farz-ı kifayedir

Madde 9: İçtihat, farz-ı kifayedir. İçtihat şartlarına sahip olan her Müslümanın içtihat yapma hakkı vardır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 191: Devletin, İslam esasına dayanmayan örgütlerle ilişkisi.

Madde 191: Devletin, İslam esasından başkasına dayanan veya İslam hükümlerinden başka hükümleri tatbik etmeye dayanan örgütlere iştirak etmesi caiz değildir. Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi uluslararası örgütlerle Arap Birliği gibi bölgesel örgütlere katılması caiz değildir. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!