nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Dışişleri Siyaseti

Madde 183: Gaye vasıtayı meşru kılmaz.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 184: Dış siyasette siyasi manevralar zaruridir. Siyasi manevralardaki kuvvet ise amellerin ilanında ve hedeflerin gizlenmesinde saklıdır.

Allahuteala, insanların sorunlarını çözmek için alış-veriş, icara, şirket ve benzeri birtakım hükümler getirmiştir. Bu çözümlerin insanlar arasında uygulanması için alış-verişte aldatanı tazir ve hırsızlık yapanın elini keserek had cezası ile cezalandırmak gibi başka hükümler getirmiştir. Aynı şekilde İslam Devleti ile kafir devletler arasında çıkacak sorunları çözmek için de muahid ve mustemin hükümleri, dâr-ul harp hükümleri ve davetin dikkat çekici bir şekilde onlara tebliğ edilmesi hükümleri ve benzeri hükümler getirmiştir. Bu hükümlerin uygulanması için müsteminin kanının ve malının Müslümanın kanının ve malının korunduğu gibi korunması, davet kendilerine dikkat çekici bir şekilde tebliğ edilmeden kafirlerle savaşılmasının haram olması ve benzeri başka hükümler getirmiştir. Dolayısıyla İslam'da metot, şeri hükümleridir. Bunun içindir ki nusrete hıyanetle ve fethe ahdi bozmakla ulaşılmaz. Gayeyi şeriatın getirmiş olması gerektiği gibi bu gayeye ulaştıracak şeyi de şeriatın caiz kılmış olması gerekir. Çünkü hem gaye hem de vasıta kulun bir fiilidir. Bu fiili mubah veya yasak kılacak şey ise şeri delil olup ne fiilin doğuracağı sonuçlardır ne de fiilin hedeflediği gayedir. Çünkü Allah, şöyle buyurmaktadır:

}وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ{

"Aralarında Allah’ın indirdikleri ile hükmet!" [el- Mâide 49] Yani amellerin sonuçları veya bu amellerin ulaştıracağı şeylerle değil Allah'ın indirdikleri ile hükmet demektir. Dolayısıyla vasıtanın hükmü gayenin hükmü gibi olmaktadır ki o da şeri delildir. Yani gayenin mubah veya haram olduğunu belirleyecek olanın şeri delil olması, gayenin vasıtayı meşru kılmayacağına dair bir delildir. Yani gayeyi haram kılan şeri bir delil gelmişse vasıtayı mubah kılamaz demektir. Bunun içindir ki gayesi mubah veya vacip veya mendub veya gayesinde fayda veya hayır veya nusret var diye vasıta mubah kılınamaz. Bilakis şeriat, vasıtayı mubah kılmışsa mubah, haram kılmışsa haram olur. Yani vasıtanın şeri hükümlere göre seyrettirilmesi vaciptir. Çünkü Müslümanın her bir fiili, şeriata göre seyrettirilmeli ve şeri hükme göre olmalıdır. Çünkü şeri hükmün tarifi:

]خطاب الشارع المتعلق بأفعال العباد[

"Şâri'nin kulların fiillerine ilişkin hitabıdır." Dolayısıyla Müslümanın tüm fiilleri, şeri hükme göre olmalıdır. Bundan dolayı Müslümanlar, gaye vasıtayı meşru kılar kaidesine karşı çıkmalı ve inkar etmelidirler. İslam'da delillerden gayeye ulaştıran vesileye gayenin hükmünü veren birtakım kaidelerin istinbat edildiği doğrudur. Şu kaide:

]الوسيلة إلى الحرام حرام[

"Harama vesile olan şey de haramdır." Şu kaide:

 ]الشيءالمباحإذاآانفردمنأفراده یؤديإلىضرریمنعذلكالفردویبقىذلكالشيءمباحاً[

"Mubah olan bir şeyin kollarından bir kol bir zarara götürürse sadece bu kol haram kılınır ve o şey mubah olarak kalır." Ve şu kaide gibi:

 ]مالایتمالواجبإلابهفهوواجب[

"Kendisi olmadıkça vacibin tamamlanmayacağı husus da vaciptir." Ancak bu, vesilenin mubah veya farz olması halinde böyledir. Fakat vesile haram olursa farz veya mubah dahi olsa gaye onu helal kılamaz. Bilakis haram olarak kalır. Bundan dolayı gaye, vasıtayı meşru kılmaz. Yani vacip veya mubah olan bir gaye, haram olan vasıtayı mubah kılmaz. İşte bu madde buna göre kondu ve bu da onun delilidir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 122: Çocukların bakımı

Madde 122: Bakıma muhtaç oldukları müddetçe çocuklara bakmak, ister Müslüman isterse gayrimüslim olsun kadına vaciptir ve onun hakkıdır. Çocuk bakıma muhtaç değilse bakılır: Eğer hem veli hem de anne Müslüman ise çocuk istediği kimse ile oturmakta serbest bırakılır. Seçtiği kişi ister erkek isterse kadın olsun çocuk onunla kalır. Çocuğun erkek veya kız olması da fark etmez. Fakat ikisinden biri… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 41: Halifenin halini yalnizca Mezâlim Mahkemesi değiştirir.

in Halife
Madde 41: Halifenin halindeki değişikliğin, halifeyi hilafetten çıkarıp çıkarmadığına karar veren yalnızca Mezâlim Mahkemesidir. Yine, halifeyi azletme veya ihtar etme salahiyetine sahip olan da yalnızca Mezâlim Mahkemesidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 52; Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır.

in Valiler
Madde 52: Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır. Her bir birim “vilayet” olarak adlandırılır. Her vilayet de birimlere ayrılır, her bir birim “âmillik” olarak adlandırılır. Vilayete bakan kişi, “vali” veya “emir” olarak adlandırılır. Âmilliğe bakan kişi ise “âmil” veya “hâkim” olarak adlandırılır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 97: Maslahatları yönetme siyaseti

Madde 97: Maslahatlar, daireler ve idareler bölümlerinin idare etme siyaseti; nizamda basitlik, işlerin infazında çabukluk ve idarecilerde kifayet bulunması üzerine kuruludur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 53: Vali ve âmillerin şartları.

in Valiler
Madde 53: Valiler Halife tarafından, âmiller ise halife tarafından ve kendilerine salahiyet verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinlerdeki şartların vali ve âmillerde de bulunması şarttır. Erkek, hür, Müslüman, bâliğ, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmalı, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler. Devamını oku
anayasa

Madde 19: Yöneticinin Șartları.

Madde 19: Erkek, hür, akil, baliğ, adil, kâdir ve kifayet ehli olanlar dışındaki kimselerin yönetimi veya yönetimden sayılan herhangi bir işi üstlenmesi caiz olmadığı gibi, Müslümandan başkasının üstlenmesi de caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 136: Arazisi olan herkesin o araziyi işletme zorunluluğu.

Madde 136: Arazi mülkiyeti olan herkes o araziyi işletmeye zorlanır. Beyt-ul Mâl’den, muhtaç olanlara arazisini işletmesini mümkün kılacak kadar yardım verilir. Arazi, üç sene işletmeksizin ihmal edenden alınıp başkasına verilir. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!