nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Dışişleri Siyaseti

Madde 181: Siyaset; ümmetin dahilî ve haricî işlerini gütmektir.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 181: Siyaset; ümmetin dahilî ve haricî işlerini gütmektir ve bu, devlet ile ümmet tarafından yapılır. Devlet, bu gütmeyi bilfiil yapandır. Ümmet ise onunla devleti muhasebe edendir.

Bu madde, siyaset için bir tanımdır. Bu tanım ise tüm insanlar için genel bir tanımdır. Zira bu, aslen siyasetin vakıası için bir vasıftır. Dolayısıyla bu, aklın, doğruluğun, sultanın ve tüm insanlar nezdinde farklılık arz etmeyip aynı manada vakıası olan benzeri manaların tanımı gibidir. Çünkü bunların vakıası herkesçe idrak edilmiş olup sadece hükümlerinde ihtilaf etmektedirler. Bunun da ötesinde bu, siyasetin işleri gütmek anlamına gelen Sâse, Yesûsu, Siyâseten maddesinde geçen lügat manasıdır. Nitekim Kamus-ul Muhit'te şöyle geçmiştir: "Tebaayı bir siyasetle siyaset ettim. Yani ona emrettim ve onu nehyettim." Bu ise tebaanın işlerini emirler ve nehiyler ile gütmektir. Ayrıca yöneticinin işi, yöneticinin muhasebe edilmesi ve Müslümanların maslahatlarına önem verilmesi hakkında varit olan hadislerin toplamından da bu tanım istinbat edilir. Mesela Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu kavli:

»مَا مِنْ عَبْدٍ يَسْتَرْعِيهِ اللهُ رَعِيَّةً فَلَمْ يُحِطْهَا بِنُصْحِهِ إِلاَّ لِمْ يَجِدْ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ«

"Allah'ın bir tebaaya çoban kılıp onu nasihati ile kuşatmayan hiçbir kimse yoktur ki cennetin kokusunu almış olsun." [Muttefekun aleyh ve Ma'kel İbn-u Yesâr kanalıyla lafız el-Buhari'ye ait] Ve şu kavli:

»مَا مِنْ وَالٍ يَلِي رَعِيَّةً مِنَ الْمُسْلِمِينَ فَيَمُوتُ وَهُوَ غَاشٌ لَهُمْ إِلاَّ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ الجَّنَّةَ«

 "Müslümanların çobanlığını üstlenen hiçbir vali yoktur ki onları aldattığı halde ölüp de Allah cenneti ona haram kılmış olmasın." Ve şu kavli:

»سَتَكُونُ أُمَرَاءُ فَتَعْرِفُونَ وَتُنْكِرُونَ، فَمَنْ عَرَفَ بَرِئَ، وَمَنْ أَنْكَرَ سَلِمَ، وَلَكِنْ مَنْ رَضِيَ وَتَابَعَ، قَالُوا: أَفَلاَ نُقَاتِلُهُمْ؟ قَالَ: لا مَا صَلَّوْا«

"Yöneticiler olacaktır. Onları tanıyacaksınız ve reddedeceksiniz. Her kim onları tanırsa beri olur. Her kim onlara karşı çıkarsa selamette olur. Ancak her kim razı olur ve tabii olursa (o başka)! Dediler ki: "Onlarla savaşmayalım mı?"Dedi ki: Salatı ikame ettikleri (İslam ile yönettikleri) sürece, hayır! [Muslim, Ümmü Seleme'den rivayet etti] Ve şu kavli:

»وَمَنْ أَصْبَحَ وَهَمُّهُ غَيْرُ اللهِ فَلَيْسَ مِنَ اللهِ فِي شَيْءٍ، وَمَنْ لَمْ يَهْتَمَّ لِلْمُسْلِمِينَ فَلَيْسَ مِنْهُمْ«

"Her kim Allah'tan başka bir şeyi dert edinerek sabahlarsa Allah katında hiçbir değeri yoktur. Her kim de Müslümanların (işine) önem vermezse onlardan değildir." [el- Hakim, el-Mustedrak'ta İbn-u Mesud Radiyallahu Anh kanalıyla rivayet etti] Ve Cerir İbn-u Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edildi: بَايَعْ

»بَايَعْتُ رَسُولَ اللهِصلى الله عليه وآله وسلمعَلَى: إِقَامِ الصَّلاةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَالنُّصْحِ لِكُلِّ مُسْلِمٍ«

"Salahı kılmak, zekatı vermek ve her Müslümana nasihat etmek üzere Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e biat ettim." [Muttefekun Aley] Ve şöyle dediği rivayet edildi:

»أَتَيْتُ النَّبِيَّصلى الله عليه وآله وسلمقُلْتُ: أُبَايِعُكَ عَلَى الإِسْلامِ، فَشَرَطَ عَلَيَّ: وَالنُّصْحِ لِكُلِّ مُسْلِمٍ«

"Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e gelerek şöyle dedim: "İslam üzere sana biat edeceğim. Bunun üzerine bana her Müslümana nasihat etmeyi şart koştu." [el-Buhari, rivayet etti] İster yöneticinin yönetimi devralması ister ümmetin yöneticiyi muhasebe etmesi ister Müslümanların birbirlerinin maslahatlarına önem vermesi ve onlara nasihat etmesi ile ilgili olsun bu hadislerin hepsinden siyasetin tanımının ümmetin işlerini gütmek olduğu istinbat edilir. Dolayısıyla bu maddede yapılan siyasetin tanımı, şeri delillerden istinbat edilen şeri bir tanım olur.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 164: Devlet, ücretsiz olarak tüm sağlık hizmetlerini sağlar.

Madde 164: Devlet bütün sağlık hizmetlerini herkes için ücretsiz temin eder. Fakat ücretle doktor tutmak ve ilaç satmak yasaklanmaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 53: Vali ve âmillerin şartları.

in Valiler
Madde 53: Valiler Halife tarafından, âmiller ise halife tarafından ve kendilerine salahiyet verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinlerdeki şartların vali ve âmillerde de bulunması şarttır. Erkek, hür, Müslüman, bâliğ, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmalı, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 59: Vali´nin azledilmesi

in Valiler
Madde 59: Vali; ya Halife´nin gördüğü lüzum üzerine ya Ümmet Meclisi validen razı olmadıklarını gösterince ya da kendi vilayet meclisi, validen hoşnutsuzluk gösterince azledilir. Onun azli ancak Halife tarafından yapılır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 104: Medya araçlarının ruhsatı.

Madde 104: Sahipleri devlet tabiiyeti taşıyan medya araçlarının ruhsata ihtiyacı yoktur. Yalnızca kurulan medya aracını, Medya Dairesine bildiren bir “bilgilendirme ve haberdar etme” iletisi yollamaları gereklidir. Medya aracının sahibi ve yönetmeni, yayınladıkları her medya yayınından mesul olurlar ve teba fertlerinden herhangi biri gibi şer-i bir muhalefetten muhasebe edilirler. Devamını oku
anayasa

Madde 14: Efalde asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır.

Madde 14: Efalde (fiillerde) asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır. Dolayısıyla hükmü bilinmedikçe hiçbir fiil yapılmaz. Eşyada (nesnelerde) asıl olan ise, -haramlığına dair delil bulunmadıkça- mübahlıktır. Devamını oku
anayasa

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır. Öyle ki devletin yapısında, cihazında veya muhasebesinde yahut devlet ile ilgili herhangi bir şeyde, İslami akideyi esas kılmaktan başka bir şey var olamaz. İslami akide aynı zamanda anayasa ve şer’i kanunların da esasıdır. Öyle ki bunlardan herhangi biriyle ilgili herhangi bir şeyin İslami akideden fışkırması haricinde var olmasına izin verilmez. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 92: Mezâlim yargılaması

in Yargı
Madde 92: Mezâlim yargılamasında, Kadâ Meclisi şart olmadığı gibi davalının çağırılması ve bir davacının olması da şart değildir. Hiç kimse davacı olmasa bile Mezâlim Mahkemesi zulüm davalarına bakma hakkına sahiptir. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!