nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Valiler

Madde 57: Valinin görev süresi

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 57: Vilayetteki valinin vilayette bulunma müddetinin uzun olmaması lazımdır. Bu itibarla bir valinin kendi vilayetinde yoğunlaştığı veya insanların kendisine meftun olduğu görüldüğünde görevden alınır.

Bu maddenin delili; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], valiyi belli bir süreliğine tayin eder sonra onu azlederdi. Bir valinin Resul Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’ın dönemi boyunca valilikte kaldığı çok nadirdir. Nitekim İbn-u AbdilBerr, el- İstiyab’ta Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in Osman İbn-u Ebî’l Âs es-Sekafî’yi Taif’e âmil yaptığını ve Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in hayatı, Ebî Bekir [RadiyAllahu Anh]’ın hilafeti boyunca ve Ömer’in iki sene üzerinde âmil olarak kaldığını sonra Ömer’in onu azlettiğini nakletti. Ancak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in dönemi boyunca genellikle valilerin valiliklerini uzun tutmamıştır. Bu da valinin daimi vali olarak tayin edilmeyeceğine bilakis belirli süreliğine tayin edileceğine sonra azledileceğine delalet etmektedir. Ancak gerek uzun gerekse kısa olsun valilik süresinin sınırlandırılmasına gelince; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amelinden buna dair hiçbir şey sabit olmamıştır. Var olan tek şey Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], genel olarak valileri kendi dönemi boyunca bir ülke üzerinde vali olarak kalacak şekilde tayin etmeyip bilakis valileri tayin eder sonra da azlederdi. Her ne kadar Osman İbn-u Ebî’l Âs’ın vilayetinde olduğu gibi valilinin görev süresinin uzatılması caiz olsa da Ömer ve Osman’ ın zamanında Muaviye’nin Şam üzerindeki vilayetinin süresinin uzamasından açığa çıkmıştır ki bunun sonucunda Müslümanların varlığını sarsacak kadar fitne ortaya çıkmıştır. Bundan da anlaşılan o ki valinin vilayetteki velâyetinin uzaması Müslümanlara ve devlete zarar verdiği ortaya çıkmıştır. İşte valinin vilayet müddetinin uzatılmaması kavli ve bu madde bundan dolayı konulmuştur.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 176: Sanat ve Sanayinin alınması özel veya kamu niteliğine bağlıdır.

Madde 176: Sınaat ve fenler; ticaret, denizcilik ziraat yönünden ise ilime eklenebilir ve kayıtsız şartsız kabul edilebilirler, ressamlık ve heykeltıraşlık gibi özel bir bakış açısından etkilenmiş ise kültüre eklenebilir ama İslami bakış açısına aykırı olduğunda alınmazlar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 123: İktisadî Siyaset

Madde 123: İktisadî Siyaset; ihtiyaçların doyurulması açısından toplumun üzerinde bulunması gerekene bakıştır. Böylece toplumun üzerinde bulunması gereken durum, ihtiyaçların doyurulmasının esası olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 124: İktisadî problem

Madde 124: İktisadî problem; malları ve menfaatleri tebaanın tüm fertlerine dağıtmak, bunların sahibi olmak ve bunlar için çalışma olanağı tanımak suretiyle bunlardan faydalanmalarına imkan vermektir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 188: Dış ilişkiler, İslam davetini yüklenme esasına göre kurulur.

Madde 188: İslam davetinin yüklenilmesi, üzerinde dış siyasetin dolaştığı bir eksendir ve devletin tüm diğer devletlerle ilişkileri İslam davetini yüklenme esasına göre kurulur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 81: Kâdı ve Kadâ Meclisi.

in Yargı
Madde 81: Kâdı, yalnızca Kadâ Meclisinde hüküm verebilir. Delil ve yemin de ancak Kadâ Meclisinde geçerli olur. Devamını oku
anayasa

Madde 14: Efalde asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır.

Madde 14: Efalde (fiillerde) asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır. Dolayısıyla hükmü bilinmedikçe hiçbir fiil yapılmaz. Eşyada (nesnelerde) asıl olan ise, -haramlığına dair delil bulunmadıkça- mübahlıktır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 52; Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır.

in Valiler
Madde 52: Devletin yönettiği beldeler, birimlere ayrılır. Her bir birim “vilayet” olarak adlandırılır. Her vilayet de birimlere ayrılır, her bir birim “âmillik” olarak adlandırılır. Vilayete bakan kişi, “vali” veya “emir” olarak adlandırılır. Âmilliğe bakan kişi ise “âmil” veya “hâkim” olarak adlandırılır. Devamını oku