nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Valiler

Madde 56: Vilayet meclisinin görev ve yetkileri

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 56: Her vilayette vilayet halkından seçilmiş bir meclis bulunur. Bu meclisin başkanı validir. Bu meclisin, yönetim işlerinde değil de idarî işlerde görüş belirtme yetkisi vardır. Meclis şu iki işi yapar:

  • Birincisi; vilayetin durumu ve ihtiyaçları hakkında valiye gerekli bilgileri sunmak ve bu hususta görüş belirtmek.
  • İkincisi; valinin üzerlerindeki yönetimi hakkındaki rızalarını veya şikayetlerini dile getirmek. Meclisin birinci noktadaki görüşü bağlayıcı değildir. İkinci noktadaki görüşü ise bağlayıcıdır. Dolayısıyla meclis valiyi şikayet ederse vali azledilir.

Gerek Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in valilerinin bir vilayet meclisi gerekse Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amellerinden onun bir vilayet meclisi seçtiği bilinmemektedir. Aynı şekilde Raşidi Halifelerden buna dair bir şeyin olduğu da bilinmemektedir. Bundan dolayı vilayet meclisi, ne yönetim cihazındandır ne de şeri hükümlerdendir. Çünkü yönetim cihazı, yönetim işlerinden şeri delili olan her iştir ve delili olmayan bir şey yönetim cihazından değildir. Bilakis buna bakılır; eğer asıldan dallanan ferî bir iş ise bu asla tabidir. Dolayısıyla yapılması caiz olan üsluplardan ve vesilelerdendir. Yani idare olarak isimlendirilen hususlardandır. Eğer delili olan aslî veya ferî bir iş ise şeri delile göre olmadıkça bunu yapmak sahih olmaz. Vilayet meclisi ise vilayet işlerinden dallanan ferî bir iştir. Vali ise hem yönetim hem de idare ile kaim olabilir. Vilayet halkı ise vilayetlerinin vakıasını ve onda meydana gelecek vakıaları ondan daha iyi bilirler.   Dolayısıyla işlerini yaparken faydalanacağı malumatlara sahip olması kaçınılmazdır. Bu malumatlara ise vilayet halkı sahiptir. Bundan dolayı bir taraftan emirliğini devraldığı s ırada vilayet halkına müracaat etmesi ve diğer taraftan vilayete vilayet halkını öfkelendirmeyecek şekilde hükmetmesi kaçınılmazdır. Çünkü onlar, kendisine öfkelendiğinde Halife onu azletmelidir. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Abdu Kays heyetinin şikayet etmesinden dolayı Bahreyn âmili Alâ’ İbn-u Hadramî’yi azletmiştir. [İbn-u Sa’d bunu et-Tabakat’ta zikretti] Bundan dolayı kendilerine hükmederken memnun olup olmadıkları hususunda vilayet halkının görüşünü bilmesi kaçınılmazdır. Bundan dolayı emirliğini devraldığı sırada vilayet halkına müracaat etmesi de kaçınılmazdır. İşte valinin ihtiyaç duyduğu malumatları elde etmesinin ve yönetimi hakkında vilayet halkının görüşünü bilmesinin olduğu bu iki husustan dolayı valinin vilayetinin halkına müracaat etmesi kaçınılmazdır. Vali bu müracaatı kolaylaştırmak için vilayetinin halkından seçilmiş bir vilayet meclisi oluşturur. Böylece idarî işlerinde kendisine yardımcı olması amacıyla malumatlar almak ve meclisin kendilerini temsil etmesinden ötürü öfkeli veya memnun olmaları bakımından yönetiminde vilayet halkının görüşünü öğrenmek için ona müracaat eder. Birinci hususta meclisin görüşü bağlayıcı değildir. İkinci hususta ise görüşü bağlayıcıdır. Yani meclis kendisini şikayet ettiğinde azledilir. Bu meclisi ilk icat eden kişi Ömer İbn-u AbdulAziz’dir. Zira o, Halife olmadan önce Medine üzerine vali idi. İmârat (vilayet) meclisini topladığında görüş ehlinden ve kabilelerinin liderlerinden iki kişi ile görüşür ve onlara şöyle derdi: “Şüphesiz bu kıvrak ve zeki bir meclistir. Sizin beni gözetmekten (yani gözetlemekten) başka bir işiniz olmayacak. Şayet hakka muvafık olamayan bir şey yaptığımı görürseniz beni korkutunuz ve bana Allah [Azze ve Celle]’yi hatırlatınız. ” Dolayısıyla aslolan vilayet halkına müracaat etmek ve valinin onlar tarafından gözetilmesidir. Bu müracaata erişmek için valinin yanında vilayet meclisi bulunmalıdır.            

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 64: Ordunun livâ (sancak) ve râyeleri (bayrakları)

Madde 64: Ordu için livâlar (sancaklar) ve râyeler (bayraklar) yapılır. Halife, ordu komutanlığına tayin ettiği kişiye livâyı teslim eder. Fakat rayeleri, livâların başkanları teslim ederler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 151: Beyt-ul Mâl’ın gelirleri

Madde 151: Devletin sınır kapılarında alınan gümrükler, devlet mülkiyetinin veya kamu mülkiyetinin neticesi olan mallar, mirasçısı olmayanlardan tevarüs eden mallar ve mürtedlerin malları Beyt-ul Mâl’ın gelirlerindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 32: Hilafet makamının seçim müddeti

in Halife
Madde 32: Hilafet mansıbı (makamı); halifenin ölmesi, istifa etmesi veya azledilmesi sebepleri ile boşalırsa, hilafet mansıbının boşalma tarihinden itibaren geceleri ile birlikte üç gün içerisinde yerine bir halife nasbetmek farzdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 23: Devlet´in organlari.

Madde-23: Devlet şu on üç cihaz üzerine kuruludur: 1. Halife 2. Muavinler [Tefvîz Vezirleri] 3. Tenfîz Vezirleri 4. Valiler 5. Cihat Emiri 6. İç Güvenlik 7. Hariciye [Dışişleri] 8. Sanayi 9. Kadâ/Yargı 10. İnsanların Maslahatları 11. Beyt-ul Mâl [Hazine] 12. Medya 13. Ümmet Meclisi [Şurâ ve Muhasebe] Devamını oku
anayasa

Madde 76: Halife: Baş Kâdıyı tayin eder.

in Yargı
Madde 76: Halife; erkek, baliğ, hür, Müslüman, âkil, adil ve fıkıh ehlinden bir kâdı’l kudâ (baş kâdı) tayin eder. Halife, ona mezâlim kâdısını tayin ve azletme salahiyetini verirse, kendisinin müçtehit olması gereklidir. Diğer kâdıları idari nizamlara göre tayin etme, cezalandırma ve azletme salahiyetine sahiptir. Diğer mahkeme memurları, mahkeme idare işlerinden mesul daire müdürüne bağlıdırlar. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 132: Mülkiyetteki tasarruf, Şâri’nin iznine bağlıdır

Madde 132: İster infak tasarrufuna ait olsun ister mülkün arttırılması tasarrufuna ait olsun mülkiyetteki tasarruf, Şâri’nin iznine bağlıdır. İsraf, zevke düşkünlük ve cimrilik yasaklanır. Kapitalist şirketler, kooperatifler ve şeriata muhalif bütün muamelatlar yasaklanır. Ribâ, fahiş fiyat, ihtikar, kumar ve benzeri yasaklanır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 143: Zekat

Madde-143: Zekat, Müslümanlardan tahsil edilir ve şeriatın kendilerinden alınmasına karar verdiği nakit, ticaret eşyası, mâşiye (küçük-büyük baş hayvan) ve hububat gibi mallardan alınır. Şeriatın zikretmediklerinden alınmaz. Zekat; ister âkil ve bâliğ gibi mükellef olsun, isterse çocuk ve deli gibi mükellef olmasın, her mal sahibinden alınır ve Beyt-ul Mâl’de özel bir bölüme konur ve yalnızca… Devamını oku