nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Hilafet Devleti / Anayasa / Iktidar & Yönetim / Tefviz Muavini

Madde 43: Halife olma şartları tefvîz muavini için de şarttır.

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 43: Halife olma şartları tefvîz muavini için de şarttır. Yani erkek, hür, Müslüman, baliğ, âkil, adil ve mesul olduğu işlerde kifayet ehlinden kadir biri olmalıdır.

Bu maddenin delili halifenin şartlarının delilleridir:

Erkek olması gerekir. Çünkü Resul Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’a Fars halkının, Kisrâ’nın kızını kendilerine kraliçe yaptıkları haberi ulaşınca şöyle buyurdu:

«لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمُ امْرَأَةً»

“Emirlerini (yönetimlerini) bir kadına tevdî eden bir toplum asla iflah olmayacaktır.” [el-Buhari, Ebî Bekre kanalıyla rivayet etti] Allahuteala’nın şu kavlinden dolayı Müslüman olması gerekir:

 )وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا(

“Muhakkak ki Allah, kafirler için müminler aleyhine asla bir yol (sulta) kılmayacaktır!” [en-Nîsâ 141] Dolayısıyla kafirin Müslümanlar üzerinde yönetici olması haramdır. Zira yönetim, Müslümanlar üzerindeki en büyük yoldur. Hür olması şartına gelince; çünkü köle efendisinin mülküdür. Dolayısıyla kendisinin tasarrufuna sahip değildir. Başkasının tasarrufuna ise evla babından sahip olamaz ve dolayısıyla insanlar üzerinde velâyet sahibi olamaz.

 Baliğ olması şartına gelince; Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şu kavlinden dolayıdır:

 »رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلَاثَةٍ عَنْ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ وَعَنْ الصَّغِيرِ حَتَّى يَكْبَرَ وَعَنْ الْمَجْنُونِ حَتَّى يَعْقِلَ أَوْ يُفِيقَ«

Kalem (sorumluluk) şu üç kişiden kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyandan, büyüyünceye kadar çocuktan, akıllanıncaya veya aklı başına gelinceye kadar deliden.Başka bir rivayette ise şöyle geçmiştir:

«وَعَنْ الْمُبْتَلَى حَتَّى يَبْرَأَ»

“aklı başına gelinceye kadar aklı gidenden” [İbn-u Mâce ve el-Hakim, Aişe [RadiyAllahu Anha] kanalıyla tahric ettiler/Lafız İbn-u Mâce’ye ait] et-Tirmizi ve İbn-u Hazîme, bu hadisin bir benzerini Ali [RadiyAllahu Anh] kanalıyla tahric ettiler.

 Üzerinden kalemin (sorumluluğun) kaldırıldığı kimsenin işinde tasarruf sahibi olması sahih olmaz. Dolayısıyla halife olması da sahih olmaz. Yine Ebî Akîl Zuhra İbn-u Ma’bed’den, o da Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’i gören ve annesi Zeyneb Bint-u Humeyd ile birlikte giden (ve o zaman henüz küçük olan) dedesinden Abdullah İbn-u Hişam’dan annesinin Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e şöyle dediğini nakletti:

 [يَا رَسُولَ اللَّهِ، بَايِعْهُ ]

“Yâ Resulullah, onun (Abdullah’ın) biatini al!” Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] [هُوَ صَغِيرٌ] “O küçüktür” dedi, başını okşadı ve ona dua etti.” [el-Buhari rivayet etti] Sabinin biati caiz olmadığına göre evla babından biat vermesi de caiz olmaz. Âkil olması şartına gelince; yukarıda içerisinde

« وَعَنْ الْمَجْنُونِ حَتَّى يَعْقِلَ أَوْ يُفِيقَ»

“akıllanıncaya veya aklı başına gelinceye kadar deliden” ve başka bir rivayette

«وَعَنْ الْمُبْتَلَى حَتَّى يَبْرَأَ»

“aklı başına gelinceye kadar aklı gidenden” ifadelerinin geçtiği

»رفع القلم عن ثلاثة  «…

“Kalem (sorumluluk) şu üç kişiden kaldırılmıştır…” hadisinden dolayıdır. Üzerinden kalemin (sorumluluğun) kaldırıldığı kimsenin işinde tasarruf sahibi olması sahih olmaz. Dolayısıyla başkasının işinde tasarrufta bulunması da sahih olmaz.

 Adil olması şartına gelince; çünkü Allahuteala, şahidin adil olmasını şart koşmuştur. Allahuteala şöyle buyurmuştur:

وَأَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ

“İçinizden iki adalet sahibini şahit tutun.” [et-Talak 2] Yönetici, yani veliyy-yl emir ise şahitten daha üst bir konumda olduğu için, evla babından adil olması zorunludur.

 Kifayet ehlinden olup kâdir olması şartına gelince; çünkü bu, yönetim görevini üstlenmesinin gerekliklerindendir. Zira aciz olan bir kimse, bununla kaim olmaya muktedir olamaz. Bu da varit olan şu delillerden dolayıdır ki bunlardan bazıları şunlardır:

 Muslim, Ebî Zerr [RadiyAllahu Anh] kanalıyla şöyle dediğini rivayet etti:

»قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَلاَ تَسْـتَـعْمِلُنِي؟ قَالَ: فَضَرَبَ بِيَدِهِ عَلَى مَنْكِبِي ثُمَّ قَالَ: يَا أَبَا ذَرٍّ، إِنَّكَ ضَعِيفٌ، وَإِنَّهَا أَمَانَةُ، وَإِنَّهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ خِزْيٌ وَنَدَامَةٌ،إِلاَّ مَنْ أَخَذَهَا بِحَقِّهَا وَأَدَّى الَّذِي عَلَيْهِ فِيهَا«

“Dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü! Beni âmil olarak tayin etmez misin?” Bu sözüm üzerine, elini omzuma vurdu ve sonra dedi ki: “Ey Ebâ Zerr! Sen zayıfsın, âmillik ise bir emanettir. (Hakkını veremediğin taktirde) kıyamet günü rüsvalık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hak ederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz eda ederse o hariç.”

Dolayısıyla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], onun âmilliği (yönetimi) hakkıyla almamasını, yani ona ehil olmamasını rüsvalık ve pişmanlık olarak saydı ki bu kesinliğe dair bir karinedir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 83: Kadâ, davada tek derecedir.

in Yargı
Madde 83: İstinaf mahkemeleri yoktur ve temyiz mahkemeleri de yoktur. Dolayısıyla kesinlik bakımından kadâ, davada tek derecedir. Böylece kâdı bir hüküm verdiğinde o hükmü uygulanır ve bağlayıcı olur. Verdiği hükmün, İslam dışı olması veya kitapta, sünnette yada sahabenin icmaındaki katî bir nassa aykırı hüküm olması veya vakıanın hakikatine ters hüküm verdiğinin açığa çıkması haricinde hüküm… Devamını oku
anayasa

Madde 111: Ümmet Meclisinin salahiyeti.

Madde-111: Ümmet Meclisi şu beş salahiyete sahiptir: 1.(a.) Yönetim, öğretim, sağlık, iktisat, ticaret, sanayi, ziraat ve benzeri işler gibi derin fikrî araştırma ve ileri görüşlülük gerektirmeyen iç siyaset işlerinin yürütülmesi ile ilgili amellerde ve amelî konularda halifenin Ümmet Meclisi ile istişaresinde Ümmet Meclisinin halifeye verdiği görüş bağlayıcıdır. 1.(b.) Halife, derin araştırma ve… Devamını oku
anayasa

Madde 3: Halife´nin benimsemesi

Madde 3: Halife, belirli ser’i hükümleri benimseyip anayasa ve kanunlar haline getirir. O, herhangi bir ser’i hükmü benimsediginde bu hüküm gerek ince amel edilmesi vacip olan yegane baglayici ser’i bir hüküm olur. Bu takdirde o ser’i hüküm, yürürlüg e giren bir kanun haline gelir ki bu kanuna açiktan ve gizliden itaat etmek, devletin yönetimi altindaki her bireye vacip olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 143: Zekat

Madde-143: Zekat, Müslümanlardan tahsil edilir ve şeriatın kendilerinden alınmasına karar verdiği nakit, ticaret eşyası, mâşiye (küçük-büyük baş hayvan) ve hububat gibi mallardan alınır. Şeriatın zikretmediklerinden alınmaz. Zekat; ister âkil ve bâliğ gibi mükellef olsun, isterse çocuk ve deli gibi mükellef olmasın, her mal sahibinden alınır ve Beyt-ul Mâl’de özel bir bölüme konur ve yalnızca… Devamını oku
anayasa

Madde 17: Yönetim ve İdare

Madde 17: Yönetim merkezîdir. İdare ise merkezî değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 45: Tefvîz muavini, tüm icraatlarını halifeye arz etmelidir.

Madde 45: Tefvîz muavini, yaptırdığı tüm icraatları ve infaz ettiği tayin ve velâyeti halifeye arz etmelidir ki böylece salahiyetlerinde halife gibi olmasın. Tefvîz muavini mütalaasını halifeye sunmalı ve halifenin infaz etmesini emrettiklerini infaz etmelidir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 95: Hilafetin kurulmasından önceki davalar

in Yargı
Madde 95: Hilafetin kurulmasından önce yapılan ve infaz edilen akitleri, muamelatları ve davaları, şu meselelerin olması dışında bunları hilafet yargısı bozmaz ve yeniden değerlendirmez: a. İslam’a aykırı süregelen bir etkisinin olması halinde yeniden değerlendirmelidir. b. Davanın, İslam’a ve Müslümanlara yapılan ve önceki yöneticiler ile zümrelerinin sebep olduğu bir eziyet ile ilgili olması… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!