nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa / Iktidar & Yönetim / Hazine ve Medya Idari sistemi

Madde-100: Maslahatlar

 

Madde 100: Tüm maslahatlar, daireler ve idareler bünyesindeki müdürler, ancak idarî nizamların gerektirdiği sebeplerden dolayı azledilirler. İşlerinden başka bir işe nakledilebilirler veya işten el çektirilebilirler. Bunların tayini, nakli, el çektirilmesi, cezalandırılması ve azli; maslahatlarının, dairelerinin veya idarelerinin yüksek idare mesulleri tarafından yapılır.

     Bu, ücretli hükümlerinden alınmıştır. Zira ücretli, bir süreliğine ücretle tutulduğunda bu süre içerisinde ücretle tutulduğu işten azledilmesi doğru değildir. Ancak işten alıkonulması mümkündür ki buna askıya almak denilir. Fakat bu durumda ücret almayı hak eder. Çünkü icâra, bağlayıcı akitlerdendir caiz olan akitlerden değildir. Dolayısıyla icâra akdi gerçekleştiğinde akit, tarafları bağlayıcıdır. İdarî düzenlemelerin bağlayıcılığına gelince; bu icâranın şartları mesabesindedir ve bunlara bağlı kalmak gerekir. Nitekim Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam şöyle buyurmuştur:

»الْمُسْلِمُونَعَلى شرُوطِهِم«

 “Müslümanlar, şartlarına bağlıdırlar.”[Ebu Davud, Ebî Hurayra kanalıyla tahric etti] el-Hakim ve ed-Darukutni’in Aişe [RadiyAllahu Anha]’den yaptıklarırivayette şöyle geçmişti:

»الْمُسْلِمُونَعِنْدَ شرُوطِه«

“Müslümanlar, şartlarının yanındadırlar.”Ücretli bir kimsenin bir işten başka bir işe nakledilmesi ise icâra akdine bağlıdır. Mesela bir hendek kazmak için tutulan ücretli bir kimse bir ev inşa etme işine nakledilemez. Hükümet daireleri de böyledir. Zira genel bir tayin ile bir işe atandığında bu işte bir yerden başka bir yere nakledilmesi caizdir. Genel bir tayin ile atandığında nakledilmesi mutlak olarak caizdir. Yani naklinde tayin akdine göre hareket edilir.

 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 144: Cizye Hükmü

Madde 144: Zımmilerden cizye tahsil edilir. Verebileceği miktarda baliğ erkeklerden alınır. Kadınlar ile çocuklardan alınmaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 161: Dış ticarette, tacirin tabiiyetinin değerlendirilmesi.

Madde 161: Dış ticaret, malın kaynağı bakımından değil, tacirin tabiiyeti bakımından değerlendirilir. Harbî tacirler -tacir veya mal için özel izinleri olmadıkça- beldelerimizde ticaret yapmaktan men edilirler. Muâhid (anlaşmalı) devletlerin tacirleri ise aramızdaki anlaşma gereğince muameleye tabidirler. Tebaadan olan tacirler de beldelerin muhtaç olduğu maddeleri ihraç etmekten ve düşmanları… Devamını oku
anayasa

Madde 78: Kâdılık görevinin şartları.

in Yargı
Madde 78: Kâdılık görevini üstlenen kimsede Müslüman, hür, âkil, bâliğ, âdil, fakih ve şer’i hükümleri olaylara tatbikatta anlayışlı olma şartları aranır. Mezâlim kâdılığı görevini üstlenenlerde ise bu şartlara ilave olarak, erkek ve müçtehit olma şartları da aranır. Devamını oku
anayasa

Madde 105: Ümmet Meclisidir.

Madde 105: Müslümanları görüş bakımından temsil eden ve halifenin kendilerine danıştığı şahıslar, Ümmet Meclisidir. Vilayetlerin ahalisini temsil eden şahıslar ise Vilayet Meclisleridir. Yöneticilerin zulmünü veya İslami hükümlerin kötü tatbik edilmesini şikayet amacıyla gayrimüslimlerin de Ümmet Meclisinde bulunmaları caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 88: Mezâlim kâdısının tayini

in Yargı
Madde 88: Mezâlim kâdısı, halife veya kâdı’l kudâ tarafından tayin edilir. Fakat onun muhasebesi, tedip edilmesi ve azledilmesi halife yada halife kendisine salahiyet vermişse kâdı’l kudâ tarafından olur. Ancak halife veya tefvîz muavini veya kâdı’l kudâ aleyhine bir mezâlim davasına bakarken azledilmesi sahih değildir. Böyle durumlarda onu azletme salahiyeti mezâlim mahkemesinindir. Devamını oku
anayasa

Madde 2: Dâr-ul Islam ve Dâr-ul küfür.

Madde 2: Dâr-ul Islam, üzerinde Islami hükümler tatbik edilen ve güvenlig i Islami eman altinda olan beldelerdir. Dâr-ul küfür ise üzerinde küfür nizamlari tatbik edilen veya güvenligi Islami eman altinda olmayan beldelerdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 126: Mülkiyet hakkı

Madde 126: Mal, yalnızca Allah’ındır ve O, insanoğlunu bunda istihlaf edendir ki böylece bu genel istihlaf ile insan, malın mülkiyet hakkına sahip olmuştur. Allah, ferdin malı sahiplenmesine izin verendir ki bu özel izin ile de insanın fiili mülkiyeti meydana gelmiştir. Devamını oku