nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa, Yargi

Madde 92: Mezâlim yargılaması

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 92: Mezâlim yargılamasında, Kadâ Meclisi şart olmadığı gibi davalının çağırılması ve bir davacının olması da şart değildir. Hiç kimse davacı olmasa bile Mezâlim Mahkemesi zulüm davalarına bakma hakkına sahiptir.

Bu maddenin delili; bir davaya bakmak için Kadâ Meclisinin şart koşulmasının sabit olduğu delilin, bir davacının bulunmaması nedeniyle Mezâlim Mahkemesine intibak etmemesidir. Zira orada davacı bulunmasına gerek yoktur. Nitekim herhangi bir davacı olmasa bile veya davalının hazır bulunması zarureti olmaksızın mazlimeye bakar. Çünkü o, mazlimenin tetkiki açısından davalının hazır bulunmasını gerektirmeyen bir davaya bakmaktadır. Binaenaleyh Kadâ Meclisini şart koşan delil, Mezâlim Mahkemesine intibak etmez. O delil ise SallAlllahu Aleyhi ve Sellem’in şu kavlidir:

«أَنَّ الْخَصْمَـيْنِ يَقْعُدَانِ بَيْنَ يَدَيِ الْحَكَمِ»

“Tarafların hakimin önünde oturmalarına hükmetti.” [Ebu Davud ve Ahmed, Abdullah İbn-uz Zubeyr kanalıyla rivayet ettiler] Ve şu kavlidir:

«إِذَا جَلَسَ إِلَيْكَ الْخَصْمَانِ»

“Taraflar senin önünde oturdukları zaman…” [Ahmed, Ali kanalıyla rivayet etti] Binaenaleyh Mezâlim Mahkemesi, herhangi bir şeye, zamana, mekana, Kadâ Meclisine veya başka bir şeye mutlak olarak bağlı kalmaksızın, meydana gelir gelmez mazlimeye bakar. Ancak salahiyetleri bakımından bu mahkemenin konumu göz önünde bulundurularak heybetini ve azametini gösterecek muhteşem bir binaya sahip olması gerekir. Mısır ve Şam’daki sultânlar zamanında, sultânın mezâlime baktığı meclis, [العدل دار] “Dâr-ul Adl” (Adalethane) diye isimlendirilirdi ve orada sultânın naipleri bulunur, kâdılar ve fakihler hazır olurdu. Nitekim el-Makrizî, “es-Sulûk ilâ Ma’rifeti Duvel-il Mulûk” [Meliklerin Devletlerini Tanımaya Gidiş] kitabında, Salih Melik Sultân Eyyub’un [Salahaddîn el- Eyyûbî] Dâr-ul Adl’e görevlendirdiği naiplerin mezâlimi kaldırmak için orada oturduklarını ve onlarla birlikte kâdıların ve fakihlerin de hazır bulunduklarını zikretmektedir. Dolayısıyla Mezâlim Mahkemesine ait muhteşem bir binanın olmasında bir beis yoktur. Çünkü bu mubahlardandır. Hele ki adaletin azametini gösterecek olursa…

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 43: Halife olma şartları tefvîz muavini için de şarttır.

Madde 43: Halife olma şartları tefvîz muavini için de şarttır. Yani erkek, hür, Müslüman, baliğ, âkil, adil ve mesul olduğu işlerde kifayet ehlinden kadir biri olmalıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 174: Eğitimde tecrübî ilimler kültürel bilgi arasındaki ayrım.

Madde 174: Öğretimde tecrübî ilimler ve bunların uzantısı matematik gibi bilimlerle kültürel bilgiler birbirlerinden ayırt edilmelidir. Tecrübî ilimlerle bunların uzantısı olanlar ihtiyaca göre ve herhangi bir öğretim merhalesi ile sınırlanmadan öğretilir. Fakat kültürel bilgiler; yüksek öğretimden önce ilk merhalelerde, İslami fikirlere ve hükümlere aykırı olmayan belirli bir siyasete göre… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 31: Halife´de aranan inikad şartları

in Halife
Madde 31: Hilafetin kendisine inikad olması için halifede yedi şart bulunmalıdır. Bunlar: Erkek, Müslüman, hür ve baliğ olması; âkil, adil ve kifayet ehlinden kadir biri olmasıdır. Devamını oku
anayasa

Madde 18: Yöneticiler dörttür:

Madde 18: Yöneticiler dörttür: Halife, tefvîz muavini, vali, âmil ve bunların yönetimi altında olan kimseler. Bunların dışındakiler yönetici değildir, memurdur. Devamını oku
anayasa

Madde 9: İçtihat, farz-ı kifayedir

Madde 9: İçtihat, farz-ı kifayedir. İçtihat şartlarına sahip olan her Müslümanın içtihat yapma hakkı vardır. Devamını oku
anayasa

Madde 110: Şurânın bağlayıcı olduğu meseleler.

Madde 110: Şurânın bağlayıcı olduğu meselelerde halife istişare ettiğinde, doğruluğuna veya yanlışlığına bakılmaksızın çoğunluğun görüşü alınır. Fakat bunlar dışında kalıp istişarenin bağlayıcı olmadığı konularda çoğunluğa veya azınlığa bakılmaksızın doğruluk aranır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 27: Hilafet, inikad ve itaat biatı

in Halife
Madde 27: Hilafet akdi bir kimseye, biatın kendileriyle inikad olduğu kişiler tarafından bir biat ile yapılırsa geri kalanların biati, itaat biati olur, inikad biati olmaz. Bünyesinde isyan etme ve Müslümanların birliğini parçalama kudreti görülen kimseler, itaat biati vermeye zorlanır. Devamını oku