nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa, Yargi

Madde 91: Mezâlim Mahkemesin yetkisi

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 91: Mezâlim Mahkemesi, ister devlet teşkilatındaki şahıslarla ilgili olsun, ister halifenin şer’i hükümlere muhalefeti ile ilgili olsun, ister devlet başkanının benimsediği anayasa, kanun ve sair şer’i hükümlerin nasslarının anlaşılması ile ilgili olsun, ister herhangi bir vergi istemi ile ilgili olsun isterse bunlardan başka bir şey olsun her çeşit zulüm davasına bakar.

Bu maddenin delili; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in, hem hakimin fiyatlandırmasını hem de devletin insanların (arazilerini) kamu sularından sıra ile sulamalarını haksızca düzenlemesini bir mazlime olarak görmesidir. Bu da hakka veya şer’i hükümlere muhalefet eden yöneticilerin ameli, halife (devlet başkanı) ile ilgili olursa bunun bir mazlime olduğuna delalet etmektedir. Çünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], devlet başkanı idi. Devletin cihazlarındaki kişilerle ilgili olduğunda da aynı şekilde bir mazlimedir. Çünkü onlar, halifenin naipleridir. Dolayısıyla bu da halife ile ilgili olmuş olur. Çünkü mazlime onun naiplerinin ameli ile ilgili olup bizzat şahısları ile ilgili değildir. Dolayısıyla fiyatlandırma hadisi, halifenin (devlet başkanının) muhalefetinin mazlime olduğuna ve mezâlimlere bakma hususunda salahiyet sahibinin bizzat Mezâlim Mahkemesi olduğuna dair bir delil olmaktadır. İşte bu, bu maddenin birinci kısmının delilidir. İkinci kısma gelince; anayasa veya kanun metinlerinden bir metne bakılmasıdır. Anayasa esasi bir kanundur. Kanun ise sultânın emridir. Dolayısıyla ona bakmak sultânın emrine bakmak olur. Dolayısıyla bu da aynı şekilde fiyatlandırma hadisinin kapsamına girer. Çünkü bu da halifenin amellerine bakmaktır. Bunun da ötesinde Allahuteala şöyle buyurmuştur:

{ فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ }

“Bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve resulüne götürün.” [en-Nisâ 59] Yani siz ve ulu’l emr, bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz demektir. Dolayısıyla anayasa maddelerinin bir maddesi veya kanun maddelerinin bir maddesi hakkındaki anlaşmazlık, ancak şer’i hükümlerden bir hüküm hakkında tebaa ile ulu’l emr arasındaki bir anlaşmazlıktır ve bu da Allah’a ve resulüne götürülür. Allah ve resulüne götürmek ise Mezâlim Mahkemesine, yani Allah ve resulünün hükmüne götürmek demektir. Maddenin üçüncü kısmına gelince; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurmuştur:

 

«مَنْ أَخَذْتُ لَهُ مَالاً فَهَذَا مَالِي فَلْيَأْخُذْ مِنْهُ»

“Kimin malını (haksız yere) almışsam, işte bu malım ondan alsın.” [Ebu Ya’le, Fadl İbn-u Abbas kanalıyla tahric etti] Ve şöyle buyurmuştur:

«وَإِنِّي لأَرْجُو أَنْ أَلْقَى اللَّهَ وَلا يَطْـلُـبُنِي أَحَدٌ بِمَظْلِمَةٍ ظَلَمْـتُهَا إِيَّاهُ فِي دَمٍ وَلا مَالٍ»

“Ben, bir kimsenin canı ve malı hakkında yaptığım bir mazlimeden ötürü benden (hak) talebinde bulunmadığı bir halde Allah ile karşılaşmayı ummam.” [Ahmed, Enes kanalıyla rivayet etti] Dolayısıyla halifenin hem tebaadan haksız yere bir mal alması hem de şeriatın tebaaya zorunlu kılmadığı bir malı alması mazlime sayılmaktadır. Bundan dolayı Mezâlim Mahkemesinin vergilere bakma hakkı vardır. Çünkü bunlar tebaadan alınmış mallardır. Mezâlim Mahkemesinin vergilere bakması ise bu malın, fakirlere yedirmek için alınmış bir mal gibi şeriatın Müslümanlar üzerine zorunlu kıldığı mazlime olmaksızın alınmış bir mal mı yoksa bu mal, suları toplamak için zaruri olmayan bir baraj inşa etmek için alınmış bir mal gibi şeriatın Müslümanların üzerine zorunlu kılmadığı ortadan kaldırılması gerekli mazlime olarak alınmış bir mal mı olduğunu görmek içindir. Bundan dolayı Mezâlim Mahkemesinin vergilere bakma hakkı vardır.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 130: Devlet Mülkiyeti

Madde 130: Vergi malları, harac ve cizye gibi tasarrufu halifenin görüşüne ve içtihadına bağlı olan her mal, devlet mülkiyeti olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 147: Ne zaman vergi tahsil edilir

Madde 147: Şeriatın ümmete yapmasını vacip kıldığı bütün işleri yerine getirmek için Beyt-ul Mâl’da mal yoksa bu vacip, ümmete intikal eder. Bu takdirde ümmete vergi koymak suretiyle işleri imkan dahilinde yoluna sokmak devletin hakkıdır. Şeriatın ümmete vacip kılmadığı; mahkemeler, daireler veya herhangi bir maslahatın gerçekleştirilmesi için konan resmî harçlar gibi şeylerden dolayı devletin… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 73: Hariciye (Dışişleri) Dairesi

Madde 73: Hariciye Dairesi; ister siyasî yön ile ilgili olsun, ister iktisat, sanayi, ziraat, ticaret yönleri ile ilgili olsun, isterse posta, kablolu ve kablosuz iletişimler ve benzerleri ile ilgili olsun, Hilafet Devleti ile yabancı devletler arası alakalar hakkındaki bütün dış işler ile ilgilenir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 152: Beyt-ul Mâl’ın harcamaları

Madde 152: Beyt-ul Mâl’ın harcamaları, şu altı yöne taksim edilir: a. Zekatı hak eden sekiz sınıfa, zekat bölümünden harcanır. b. Zekat malları bölümünde mal bulunmadığı takdirde fakirlere, miskinlere, ibn-is sebîllere, cihada ve ğarîmlere (borçlarını ödeyemeyen borçlulara) para, Beyt-ul Mâl’ın daimi gelirlerinden ödenir. Burada da yoksa ğarîmlere bir şey ödenmez. Fakat fakirler, miskinler,… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 69: Ordunun mühimmatı.

Madde 69: Orduda, İslam ordusu vasfıyla görevini yapmasına imkan veren silah, cephane, teçhizat, levazım ve mühimmat bulundurulmalıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 161: Dış ticarette, tacirin tabiiyetinin değerlendirilmesi.

Madde 161: Dış ticaret, malın kaynağı bakımından değil, tacirin tabiiyeti bakımından değerlendirilir. Harbî tacirler -tacir veya mal için özel izinleri olmadıkça- beldelerimizde ticaret yapmaktan men edilirler. Muâhid (anlaşmalı) devletlerin tacirleri ise aramızdaki anlaşma gereğince muameleye tabidirler. Tebaadan olan tacirler de beldelerin muhtaç olduğu maddeleri ihraç etmekten ve düşmanları… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 186: Siyasi metotların en azametlisi.

Madde 186: Fertlerin, ümmetlerin ve devletlerin işlerini görüp gözetmeye yönelik İslami fikirlerin azametini göstermek, siyasi metotların en azametlisi sayılır. Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!