nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa, Yargi

Madde 88: Mezâlim kâdısının tayini

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 88: Mezâlim kâdısı, halife veya kâdı’l kudâ tarafından tayin edilir. Fakat onun muhasebesi, tedip edilmesi ve azledilmesi halife yada halife kendisine salahiyet vermişse kâdı’l kudâ tarafından olur. Ancak halife veya tefvîz muavini veya kâdı’l kudâ aleyhine bir mezâlim davasına bakarken azledilmesi sahih değildir. Böyle durumlarda onu azletme salahiyeti mezâlim mahkemesinindir.

Mezâlim kâdısı, halife veya kâdı’l kudâ tarafından tayin edilir. Çünkü mezâlim, bağlayıcı olmak üzere şer’i hükmü bildirmek olan kadâdandır ve tüm türleri ile kâdıyı ancak halife tayin eder. Nitekim daha önce beyan ettiğimiz gibi, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in tüm türleri ile kâdıları tayin ettiği sabit olmuştur. Bu nedenle mezâlim kâdısını tayin eden ancak halifedir. Halifenin kâdı’l kudânın tayin akdinde kendisine bu hakkı vermesi halinde, kâdı’l kudânın da mezâlim kâdısı tayin etmesi caizdir. Yine devletin merkezindeki Baş Mezâlim Mahkemesinin işinin, halifeden, vezirlerinden ve kâdı’l kudâsından kaynaklanan mazlimeye bakmak ile vilayetlerdeki Mezâlim Mahkemesi şubelerinin de valilerden, âmillerden ve devletin diğer görevlilerinden kaynaklanan mazlimeye bakmak ile sınırlandırılması da caizdir. Halifenin, Merkezî Mezâlim Mahkemesine, Merkezî Mezâlim Mahkemesine bağlı olarak vilayet şubelerinde bulunan Mezâlim Mahkemelerindeki mezâlim kâdılarını tayin etme ve azletme salahiyeti verme hakkı da vardır. Devletin merkezindeki Baş Mezâlim Mahkemesi üyelerini tayin eden ve azleden halifedir. Merkezî Mezâlim Mahkemesi Başkanının, yani halifenin azledilmesine bakan mezâlim kâdısının azledilmesine gelince; bunda asıl olan, - diğer kâdılar gibi onu da görevlendirme hakkı olduğu gibionu azletmenin de halifenin hakkı olmasıdır. Fakat burada zanna galip gelen bir durum vardır ki bu durum esnasında azletme salahiyetinin halifenin eline terk edilmesi, bu salahiyetin harama götürecek olmasıdır ve bu durum üzerinde

(الوسيلة إلى الحرام حرام)

“Harama vesile olan da haramdır” kaidesi intibak eder. Zira bu kaidede zannı galip (ağır basan kanaat) yeterlidir. İşte bu durum; halife veya vezirleri veya kâdı’l kudâsı -ki halife ona mezâlim kâdısını tayin etme ve azletme salahiyeti vermiştir- aleyhine açılmış bir davanın bulunmasıdır. Çünkü bu durumda azletme salahiyetinin halifenin elinde kalması, kâdının hükmüne etki edecek ve dolayısıyla mesela kâdının halifeyi ve yardımcılarını azletme kudreti sınırlandırılmış olacaktır. İşte bu azletme salahiyeti, harama vesile olmaktadır. Yani bu durumda o salahiyetin halifenin elinde kalması haramdır. Kalan durumlarda ise hüküm aslı üzere kalır. Yani mezâlim kâdısını azletme salahiyeti, tıpatıp tayin etme salahiyeti gibi, halifeye aittir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 158: Devlet, lüks ihtiyaçlarını sağlama imkanları sunar.

Madde 158: Devlet, lüks ihtiyaçlarını sağlama imkanları için ve devletin sahip olduğu mallara göre toplumda dengenin oluşturulması için tebaa fertlerine şöyle kolaylık sağlar: a. Beyt-ul Mâl’da sahibi olduğu menkul veya gayrimenkul mallardan, feyden ve benzerlerinden verir. b. Yeterince arazisi bulunmayanlara mamur olan ve mamur olmayan (verimli ve çorak) arazilerini ikta eder. Fakat arazisi olup… Devamını oku
anayasa

Madde 105: Ümmet Meclisidir.

Madde 105: Müslümanları görüş bakımından temsil eden ve halifenin kendilerine danıştığı şahıslar, Ümmet Meclisidir. Vilayetlerin ahalisini temsil eden şahıslar ise Vilayet Meclisleridir. Yöneticilerin zulmünü veya İslami hükümlerin kötü tatbik edilmesini şikayet amacıyla gayrimüslimlerin de Ümmet Meclisinde bulunmaları caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 182: Dışişleri, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir.

Madde 182: Herhangi bir ferdin, partinin, kitlenin veya cemaatin, yabancı devletlerden herhangi bir devlet ile ilişkisinin bulunması mutlak olarak caiz değildir. Devletler ile ilişki, yalnızca İslam Devleti tarafından kurulabilir. Zira ümmetin işlerini fiilen yürütme hakkı yalnızca devlete aittir. Ümmet ve kitleler ise devleti bu dış ilişkilerden muhasebe etmelidir. Devamını oku
anayasa

Madde 14: Efalde asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır.

Madde 14: Efalde (fiillerde) asıl olan, şeri hükme bağlanmaktır. Dolayısıyla hükmü bilinmedikçe hiçbir fiil yapılmaz. Eşyada (nesnelerde) asıl olan ise, -haramlığına dair delil bulunmadıkça- mübahlıktır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 57: Valinin görev süresi

in Valiler
Madde 57: Vilayetteki valinin vilayette bulunma müddetinin uzun olmaması lazımdır. Bu itibarla bir valinin kendi vilayetinde yoğunlaştığı veya insanların kendisine meftun olduğu görüldüğünde görevden alınır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 42: Halife ve tefvîz muâvinleri.

Madde 42: Halife kendisine, yönetim sorumluğunu taşıyacak bir veya birden fazla tefvîz muâvini tayin eder. İşleri kendi görüşüne göre yürütmesi ve kendi içtihadına göre yaptırması için bu muavine tefvîz eder. Halife vefat ettiğinde tefvîz muâvinlerinin görevleri sona erer. Yalnızca geçici emirlik süresince görevlerine devam ederler. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 179: Devlet, araştırmalarını devam ettirmek isteyenlere imkan sağlar

Madde 179: Devlet; fıkıh, fıkıh usulü, hadis, tefsir ile fikir, tıp, mühendislik ve kimyadan, icatlardan, keşiflerden ve benzerlerinden çeşitli bilgilerde araştırmalarını devam ettirmek isteyenlere imkan sağlamak üzere üniversite ve okullardakinin dışında da kütüphaneler, laboratuarlar ve diğer bilimsel araçları hazırlar ki ümmet içerisinde çokça müçtehitler, ibda edenler ve ihtira edenler… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!