nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa, Yargi

Madde 85: Kadı Muhtesib´in salahiyeti

Hilafet Devleti, Anayasa, Madde 85: Muhtesib, herhangi bir yerde öğrendiği suç hakkında, kadâ meclisi gerekmeksizin derhal hüküm verme salahiyetine sahiptir. Emirlerini infaz etmek üzere emrine belirli bir miktar polis verilir ve hükmü hemen yerine getirilir.

Bu madde, muhtesibin davaya bakması için kadâ meclisine gerek olmadığını bilakis aykırılık hakkında hadisenin mücerret tahkiki ile hükmedebileceğini göstermektedir. Zira muhtesib, sokak, ev, hayvanın sırtı, araba, gece veya gündüz gibi herhangi bir yer veya zamanda hüküm verebilir. Çünkü bir meseleye bakılması için kadâ meclisinin şart koşulduğu sabit olan delil, muhtesib üzerine intibak etmez. Zira Ebu Davud ve Ahmed’in Abdullah İbn-u Zubeyr’den rivayet ettikleri ve kadâ hakkında meclisin şart koşulduğu sabit olan hadis şöyle buyurmaktadır:

«أَنَّ الْخَصْمَـيْنِ يَقْعُدَانِ بَيْنَ يَدَيِ الْحَكَمِ»

“Tarafların hakimin önünde oturmalarına hükmetti.” Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

«إِذَا جَلَسَ إِلَيْكَ الْخَصْمَانِ»

“Taraflar senin önünde oturdukları zaman…” [Ahmed, Ali RadiyAllahu Anh kanalıyla rivayet etti] Bu ise hisbe kâdısında mevcut olandan başkadır. Çünkü hisbede davacı ve davalı yoktur. Bilakis çiğnenen bir kamu hakkı veya şeriata bir muhalefet mevcuttur. Ayrıca Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] yiyecek yığını meselesine baktığında, pazarda yürürken, satışa arz edilmiş bir halde iken baktı ve o sırada yiyecek sahibini de özel bir meclise çağırtmadı. Bilakis aykırılığı görür görmez ona olduğu yerde baktı ki bu da hisbe meselelerinde kadâ meclisinin şart koşulmadığına delalet etmektedir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 181: Siyaset; ümmetin dahilî ve haricî işlerini gütmektir.

Madde 181: Siyaset; ümmetin dahilî ve haricî işlerini gütmektir ve bu, devlet ile ümmet tarafından yapılır. Devlet, bu gütmeyi bilfiil yapandır. Ümmet ise onunla devleti muhasebe edendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 95: Hilafetin kurulmasından önceki davalar

in Yargı
Madde 95: Hilafetin kurulmasından önce yapılan ve infaz edilen akitleri, muamelatları ve davaları, şu meselelerin olması dışında bunları hilafet yargısı bozmaz ve yeniden değerlendirmez: a. İslam’a aykırı süregelen bir etkisinin olması halinde yeniden değerlendirmelidir. b. Davanın, İslam’a ve Müslümanlara yapılan ve önceki yöneticiler ile zümrelerinin sebep olduğu bir eziyet ile ilgili olması… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 115: Kadının devlet görevleri

Madde 115: Kadının devlet görevlerine tayin edilmesi, Ümmet Meclisi üyelerini seçmesi, Ümmet Meclisine üye olması, halifenin seçilmesine ve halifeye biat verilmesine iştirak etmesi caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 185: Siyasi yöntemler.

Madde 185: Devletlerin cürümlerini keşfetmeye cüret etmek, kaypak siyasetlerinin tehlikesini beyan etmek, habis entrikalarını ifşa etmek ve saptırıcı şahsiyetlerini imha etmek, siyasi üslupların en önemlilerindendir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 36: Halifenin salahiyetleri

in Halife
Madde 36: Halife aşağıdaki salahiyetlere sahiptir: a. Ümmetin işlerini gözetmek için Allah’ın kitabından ve resulünün sünnetinden sahih içtihat ile istinbat edilmiş gerekli şer-i hükümleri benimser. Böylece bunlar, itaat edilmesi farz olan ve muhalefet edilmesi caiz olmayan kanunlar haline gelir. b. Devletin hem iç hem de dış siyasetinden sorumludur. Ordunun liderliğini üstlenen odur. Savaş ilan… Devamını oku
anayasa

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır.

Madde 109: Şurâ, sadece Müslümanların hakkıdır. Gayrimüslimlerin şurâda hakkı yoktur. Fakat görüş belirtmek, Müslüman veya gayrimüslim tebaa fertlerinin hepsine caizdir Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 94: Vâsi ve velinin vekili

in Yargı
Madde 94: Vâsi ve veli gibi özel işlerden herhangi bir işte salahiyet sahibi bir şahsın veya halife, yönetici, memur, mezâlim kâdısı ve muhtesib gibi genel işlerde salahiyet sahibi bir şahsın; vâsi, veli, halife, yönetici, memur, mezâlim kâdısı veya muhtesib olması itibariyle, yerine yalnızca dava ve müdafaa salahiyetlerine sahip olacak bir vekil koyması caizdir. Bu bakımdan, davacı olması veya… Devamını oku