nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Anayasa, Yargi

Madde 80: Mahkeme hakimi ve Salâhiyeti

anayasaMadde 80: Bir mahkemenin yargılama salâhiyetine sahip birden çok kâdî bulundurması caiz değildir. Onunla beraber bir veya daha fazla kâdî bulunması caizdir fakat hüküm salâhiyetine sahip değillerdir. Onlar ancak istişare etme ve görüş belirtme salahiyetine sahiptirler. Görüşleri ise asıl kâdîyı bağlamaz.

Bu maddenin delili şudur ki Resul [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] tek bir mesele için iki kâdı tayin etmedi. Bilakis tek bir mesele için tek bir kâdı tayin etti. Bu da tek bir meselede birden çok kâdının olmasının caiz olmayacağına delalet etmektedir. Ayrıca kadâ; bağlayıcı olmak üzere şer-i hükmü bildirmektir. Bir Müslüman nezdindeki şer-i hüküm ise birden fazla olamaz. Çünkü o, Allah’ın hükmüdür. Allah’ın hükmü ise tektir. Doğrudur, bu hüküm birçok şekilde anlaşılabilir ama gereğince amel etmek bakımından Müslüman nezdinde tektir. Mutlak olarak birden çok olamaz. Dolayısıyla bu hükümden anladığı şey onun hakkında Allah'ın hükmü olup bunun dışındakiler onun nazarında şer-i bir hüküm olsa da kendisi hakkında Allah'ın hükmü değildir. Taklit ettiği ve taklidine göre amel ettiği hüküm, onun hakkında Allah'ın hükmüdür. Dolayısıyla kâdı, bir mesele hakkındaki şer-i hükmü bağlayıcı olmak üzere bildirdiği zaman tek bir bildirimde bulunmalıdır. Çünkü bu, bağlayıcı olmak üzere Allah'ın hükmünü bildirmektir. Dolayısıyla bu, hakikatinde Allah’ın hükmü ile amel etmektir. Allah’ın hükmü çok sayıda anlaşılsa dahi amel halinde birden fazla olamaz. İşte bu nedenle tek bir meselede yani tek bir mahkemede birçok kâdının bulunması sahih değildir. Çünkü Allah'ın hükmünün birden fazla olması imkansızdır. Tek bir mesele, yani tek bir mahkeme açısından böyledir. Bir beldenin tüm davaları için tek bir mekanda iki ayrı mahkemenin bulunması açısından olana gelince; bu caizdir. Çünkü kadâ, halife tarafından verilen bir niyabettir ve çok sayıda verilmesi caiz olan vekalet gibidir. Keza tek bir mekanda çok sayıda kâdı (mahkeme) bulunması da caizdir. Hasımlar (taraflar), tek bir mekandaki iki kâdı arasındaki tercihte çekiştikleri zaman davacı taraf tercih edilir ve davaları, onun talep ettiği kâdıya baktırılır. Çünkü bu, haklı bir taleptir ve kendisinden talep edilenden daha râcihtir.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 117: Özel hayat ve kamusal hayatın hükümleri

Madde 117: Kadın, hem genel hayatta hem de özel hayatta yaşar. Genel hayatta, iki elinden ve yüzünden başka yerinin görünmemesi, teberrüc olmaması ve açık saçık olmaması şartıyla kadınlarla, mahrem erkeklerle ve yabancı erkeklerle yaşaması caizdir. Özel hayatta ise kadınlar ve mahremlerinden başkasıyla yaşaması caiz değildir. Yabancı erkekler ile yaşaması caiz değildir. Her iki hayatta da tüm… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini gözden geçirir.

Madde 46: Halife, tefvîz muavininin işlerini ve icraatlarını gözden geçirmelidir ki bunlardan doğru ve uygun olanı kabul etsin, hatalı olanı da düzeltsin. Zira ümmetin işlerini yürütme, vekaleten halifeye verilir ve halifenin içtihadına bırakılır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 79: Hâkimlerin geleneğinde dairesel ve özelleştirme.

in Yargı
Madde-79: Kâdı, muhtesib ve mezâlim kâdısının, tüm beldelerdeki bütün davalara bakmak üzere kadâda genel bir göreve tayin edilmeleri caizdir. Belirli bir yere, çeşitli davalar için özel görev ile tayin edilmeleri de caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 133: Öşrî arazi ve Haracî arazi.

Madde 133: Öşrî arazi, ahalisinin üzerinde İslam’a girdiği arazi ile Arap Yarımadası arazisidir. Haracî arazi ise, Arap Yarımadasından başka harp ve sulh suretiyle fethedilen yerlerdir. Fertler Öşrî arazinin rakabesini (aslını) ve menfaatini mülkiyet edinirler. Haracî arazinin rakabesinin mülkiyeti devletindir ve menfaatinin mülkiyeti ise fertlerindir. Her ferdin şeri akitlerle öşrî araziyi,… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 38: Halife, tebaa üzerinde salahiyeti.

in Halife
Madde 38: Halife, tebaanın işlerini kendi görüşü ve içtihadına göre yürütmede mutlak salahiyet sahibidir. Devlet işlerinin seyrinde ve tebaanın işlerini yürütmede ihtiyaç duyduğu tüm mubahları benimseyebilir. Herhangi bir şer-i hükme maslahat bahanesiyle muhalefet etmesi caiz değildir. Mesela, gıda maddelerinin azlığı bahanesiyle bir ailenin birden fazla çocuk edinmesine mani olamaz. Mesela,… Devamını oku
anayasa

Madde 10: İslam’ın mesuliyeti Müslümanlardadır

Madde 10: İslam’ın mesuliyetini tüm Müslümanlar taşır. Dolayısıyla İslam’da “din adamları” yoktur. Devlet, Müslümanların böyle bir hissiyata kapılmasına yönelten her şeyi yasaklamalıdır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 143: Zekat

Madde-143: Zekat, Müslümanlardan tahsil edilir ve şeriatın kendilerinden alınmasına karar verdiği nakit, ticaret eşyası, mâşiye (küçük-büyük baş hayvan) ve hububat gibi mallardan alınır. Şeriatın zikretmediklerinden alınmaz. Zekat; ister âkil ve bâliğ gibi mükellef olsun, isterse çocuk ve deli gibi mükellef olmasın, her mal sahibinden alınır ve Beyt-ul Mâl’de özel bir bölüme konur ve yalnızca… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!