nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ümmet Meclisi / Anayasa

Madde 110: Şurânın bağlayıcı olduğu meseleler.

anayasa

Madde 110: Şurânın bağlayıcı olduğu meselelerde halife istişare ettiğinde, doğruluğuna veya yanlışlığına bakılmaksızın çoğunluğun görüşü alınır. Fakat bunlar dışında kalıp istişarenin bağlayıcı olmadığı konularda çoğunluğa veya azınlığa bakılmaksızın doğruluk aranır.

Bu maddenin delili; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in fiilidir. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], hem Uhud muarekesinde çoğunluğun görüşünü almış hem Bedir muarekesinde kendi görüşünü terk ederek çoğunluğun görüşünü almak üzere istişare etmeksizin Habbab İbn-u Munzir’in görüşünü almış hem Hudeybiye gazvesinde tek başına kendi görüşüne bağlanarak Ebî Bekir ile Ömer’in görüşlerini hatta Müslümanların tamamının görüşünü bir tarafa bırakmış ve kızgınlıklarına rağmen onları kendi görüşünü almaya zorlamıştır. İşte bu üç olay, Ahmed’in rivayet ettiği Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Ebî Bekir ve Ömer’e yönelik şu kavli:

»لَوِ اجْـتَمَعْـتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْـتُكُمَا«

Siz ikiniz bir meşverette birleşirseniz, ben size muhalefet etmem!”, Allahuteala’nın şu kavline:

)وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ(

“İş hususunda onlar ile müşavere et!” [Âl-i İmân 159] Ve şu kavline:

)وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ(

“Onların işleri, aralarında şurâ iledir.” [eşŞurâ 38]

Bu üç olay karine kılındığında bu iki ayetin ve hadisin manası ortaya çıkmış olur. İstişare, yani çoğunluğun görüşü sonucunda halifenin hakkında istişare yaptığı hangi amellerin bağlayıcı olduğu ve çoğunluğun görüşü sonucunda halifenin hakkında istişare yaptığı hangi amellerin bağlayıcı olmadığı ortaya çıkmış olur. Dolayısıyla hakkında şer-i hükmün zahir olduğu ve yapılması halifenin salahiyetlerinden olduğu Hudeybiye hadisesi gibi olan amaller hakkında yapılan istişare bağlayıcı değildir. İncelemeyi ve düşünmeyi veya fennî bir iş hakkında görüş bildirmeyi gerektiren Bedir hadisesi gibi olaylarda çoğunluğun veya tek bir kişinin görüşüne bakılmaksızın doğru olan araştırılır. Ameller hakkında görüş bildirmek olan Uhud hadisesi gibi olaylar hakkında çoğunluğun görüşü alınır. İşte Ahmed’in rivayet ettiği Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Ebî Bekir ile Ömer’e yönelik,

»لَوِ اجْـتَمَعْـتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْـتُكُمَا«

Siz ikiniz bir meşverette birleşirseniz, ben size muhalefet etmem!” kavlinin kapsamına giren budur.

 

 

 

المادة 110:   المسائل التي تكون فيها الشورى ملزمةً عند استشارة الخليفة يؤخذ فيها برأي الأكثرية بغض النظر عن كونه صواباً أو خطأ. أما ما عداها مما يدخل تحت الشورى غير الملـزمـة فيتحرى فيها عن الصواب بغض النظر عن الأكثرية أو الأقلية.

المادة 110:   المسائل التي تكون فيها الشورى ملزمةً عند استشارة الخليفة يؤخذ فيها برأي الأكثرية بغض النظر عن كونه صواباً أو خطأ. أما ما عداها مما يدخل تحت الشورى غير الملـزمـة فيتحرى فيها عن الصواب بغض النظر عن الأكثرية أو الأقلية.

ودليلها فعل الرسول صلى الله عليه وآله وسلم فإن الرسول صلى الله عليه وآله وسلم في معركة أحد نزل عند رأي الأكثرية، وفي معركة بدر نزل عند رأي الحباب بن المنذر، وترك ما كان قد رآه، ولم يرجع ليأخذ رأي الأكثرية، وفي غزوة الحديبية تمسك برأيه وحده منفرداً، وضرب برأي أبي بكر وعمر عرض الحائط، بل ضرب برأي جميع المسلمين، وألزمهم جبراً النزول عند رأيه رغم سخطهم.

 

 

فهذه الأعمال الثلاثة إذا قرنت بقوله صلى الله عليه وآله وسلم لأبي بكر وعمر: «لَوِ اجْـتَمَعْـتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْـتُكُمَا» رواه أحمد، وبقوله تعالى: ((وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ)) [آل عمران 159]، ((وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ))[الشورى 38]، فإنها تفسر معنى الآيتين والحديث، وتبين أيَّ الأعمال التي إذا استشار الخليفة فيها يكون مُلْزَماً بنتيجة الاستشارة أي برأي الأكثرية، وأيَّ الأعمال التي إذا استشار الخليفة فيها لا يكون مُلْزَماً برأي الأكثرية:

  • فما كان من مثل حادث الحديبية، وهو أن الحكم الشرعي ظاهر فيه، وأن من صلاحية الخليفة أن يفعله، فإن الشورى فيه غير ملزمة.
  • وما كان من مثل حادث بدر مما يحتاج فيه الأمر إلى إعمال نظر وفكر، أو كان لإعطاء رأي في أمر فني، فإنه يتحرى فيه الصواب، بغض النظر عن كونه رأي الأكثرية أو رأي واحد.
  • وما كان من مثل حادث أحد، وهو الرأي في الأعمال، فإنه يؤخذ فيه برأي الأكثرية، وهو الذي يدخل تحت قوله صلى الله عليه وآله وسلم لأبي بكر وعمر: «لَوِ اجْـتَمَعْـتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْـتُكُمَا» رواه أحمد.

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 116: Kadının yönetimdeki görevi

Madde 116: Kadının yönetim görevini üstlenmesi caiz değildir. Dolayısıyla halife, muavin, vali ve âmil olamaz. Yönetimden sayılan herhangi bir işi üstlenemez. Aynı şekilde kâdı’l kudâ (baş hakim), Mezâlim Mahkemesinde kâdı ve cihat emiri de olamaz. Devamını oku
anayasa

Madde 80: Mahkeme hakimi ve Salâhiyeti

in Yargı
Madde 80: Bir mahkemenin yargılama salâhiyetine sahip birden çok kâdî bulundurması caiz değildir. Onunla beraber bir veya daha fazla kâdî bulunması caizdir fakat hüküm salâhiyetine sahip değillerdir. Onlar ancak istişare etme ve görüş belirtme salahiyetine sahiptirler. Görüşleri ise asıl kâdîyı bağlamaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 157: Devlet, tedavülde eşit davranir.

Madde 157: Devlet, malın tüm tebaa arasında tedavül etmesi için çalışır ve yalnızca belirli bir zümre arasında tedavül etmesine engel olur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 177: Öğretim müfredatı tektir.

Madde 177: Öğretim müfredatı tektir. Devletin müfredatından başka bir müfredata izin verilmez. Devletin müfredatına bağlı kaldıkları, öğretim planının esası üzerine kurulu oldukları, bünyelerinde öğretim siyasetini ve gayesini gerçekleştirdikleri, bünyelerindeki öğretimi -ister öğrenci isterse öğretmen olsunlar- kız-erkek karışık olarak yapmadıkları ve herhangi bir taifeye veya dine veya mezhebe… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 167: Devletin para biri ancak altın ve gümüştür.

Madde 167: Devletin parası, gerek sikkeli gerek sikkesiz olarak altın ve gümüştür. Devletin bu ikisinden başka nakit çıkartması caiz değildir. Devletin, hazinesinde denk miktarda altın ve gümüş karşılığı olması koşuluyla, altın ve gümüş yerine başka bir şey çıkarması caizdir. Dolayısıyla altın ve gümüşten tamamen denk mukabilleri varsa, devletin bakır, bronz, kağıt veya benzerini çıkartıp bunları… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 79: Hâkimlerin geleneğinde dairesel ve özelleştirme.

in Yargı
Madde-79: Kâdı, muhtesib ve mezâlim kâdısının, tüm beldelerdeki bütün davalara bakmak üzere kadâda genel bir göreve tayin edilmeleri caizdir. Belirli bir yere, çeşitli davalar için özel görev ile tayin edilmeleri de caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 143: Zekat

Madde-143: Zekat, Müslümanlardan tahsil edilir ve şeriatın kendilerinden alınmasına karar verdiği nakit, ticaret eşyası, mâşiye (küçük-büyük baş hayvan) ve hububat gibi mallardan alınır. Şeriatın zikretmediklerinden alınmaz. Zekat; ister âkil ve bâliğ gibi mükellef olsun, isterse çocuk ve deli gibi mükellef olmasın, her mal sahibinden alınır ve Beyt-ul Mâl’de özel bir bölüme konur ve yalnızca… Devamını oku
HABER

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Tuzak...

Hilafetin İlan Edilmesi IŞİD'in İçine Düştüğü Bir Tuzaktır, Bu Onun Örgüt Olmasını Asla Değiştirmez H. 01 Ramazan 1435, M. 29 Haziran 2014 tarihinde IŞİD örgütünün resmi sözcüsü Ebu Muhammed Adnani,…

IŞİD Tarafından Hilafetin İlan Edilmesi

IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet hakkında açıklama isteyen tüm kardeşlere... es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh"Ey değerli kardeşlerim!