nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Ümmet Meclisi / Anayasa

Madde 105: Ümmet Meclisidir.

anayasa

Madde 105: Müslümanları görüş bakımından temsil eden ve halifenin kendilerine danıştığı şahıslar, Ümmet Meclisidir. Vilayetlerin ahalisini temsil eden şahıslar ise Vilayet Meclisleridir. Yöneticilerin zulmünü veya İslami hükümlerin kötü tatbik edilmesini şikayet amacıyla gayrimüslimlerin de Ümmet Meclisinde bulunmaları caizdir.

Ümmet Meclisi; halifenin kendileri ile işler hakkında istişare etmek üzere başvurması için görüş bakımından Müslümanları temsil eden şahıslardan oluşan bir meclistir ve onlar, yöneticileri muhasebede ümmetten niyabet alırlar. Bu ise Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in, Muhacirden ve Ensardan kavimlerini temsil eden adamlar ile istişaresinden ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in Şurâ için sahâbesinden adamlar tahsis etmesinden alınmıştır. Nitekim görüş almada diğerlerinden daha çok onlara başvuruyordu. İşte onlardan bazıları: Ebu Bekir, Ömer, Hamza, Ali, Selmân el-Fârisî ve Huzeyfe…

 

Yine Ebî Bekir [RadiyAllahu Anh]’in Muhacirden ve Ensardan adamlar tahsis edip karşılaştığı bir iş hakkında görüşlerini almak için kendilerine başvurmasından alınmıştır. Nitekim Ebî Bekir [RadiyAllahu Anh] zamanında Ehl-iş Şurâ, âlimler ile fetva sahipleri idi. İbn-u Sa’d, el-Kasım’dan şöyle tahric etti: [ … ] “Ebâ Bekir es-Sıddîk, kendisine ehl-ir ra’y [görüş sahipleri] ve ehl-il fıkh [fakihler] ile istişare edilmesini gerektiren bir iş ile karşılaştığı zaman, Ensardan ve Muhacirden bazı adamları çağırırdı: Ömer, Osman, Ali, Abdurrahman İbn-u Avf, Muaz İbn-u Cebel, Ubeyy İbn-u Ka’b ve Zeyd İbn-u Sâbit.” Onların hepsi Ebî Bekir’in hilafetinde fetva veriyorlardı ve insanlar fetva için ancak onlara başvuruyorlardı. Ebu Bekir de öyle hareket ediyordu. Sonra velayeti alan Ömer de o kimseleri çağırıyordu. Keza Müslümanları yöneticileri muhasebeye çağıran deliller de varit oldu. Nitekim raşidi halifeler zamanında meydana geldiği gibi Müslümanlar bunu fiilen uyguluyorlardı. Ümmetin şurâ konusunda niyabet vermeye hakkı olduğu gibi muhasebe konusunda da niyabet vermeye hakkı vardı. Tüm bunlar, yöneticileri muhasebe konusunda ve Kurân ile sünnetin nassları ile sabit olan şurâ konusunda ümmetten niyabet alan özel bir meclis edinmenin mübah olduğuna delalet etmektedir. Buna [ … ] “Ümmet Meclisi” ifadesi atfedilmiştir. Çünkü bu, muhasebe ve şurâ konusunda ümmetten alınan bir niyabettir. Yöneticilerin kendilerine yönelik zulümlerini, İslam’ın üzerlerine kötü tatbikini, kendilerine hizmet götürülmemesini veya benzerlerini şikayet bakımından, raiyyeden olan gayrimüslimlerin de bu mecliste üye olmaları caizdir. 

 

 

المادة 105: الأشخاص الذين يمثلون المسلمين في الرأي ليرجع إليهم الخليفة هم مجلس الأمة، والأشخاص الذين يمثلون أهل الولايات هم مجالس الولايات. ويجوز لغير المسلمين أن يكونوا في مجلس الأمة من أجل الشكوى من ظلم الحكام، أو من إساءة تطبيق أحكام الإسلام.

 

المادة 105: الأشخاص الذين يمثلون المسلمين في الرأي ليرجع إليهم الخليفة هم مجلس الأمة، والأشخاص الذين يمثلون أهل الولايات هم مجالس الولايات. ويجوز لغير المسلمين أن يكونوا في مجلس الأمة من أجل الشكوى من ظلم الحكام، أو من إساءة تطبيق أحكام الإسلام.

مجلس الأمة هو مجلس يتكوّن من أشخاص يمثلون المسلمين في الرأي، ليرجع إليهم الخليفة لاستشارتهم في الأمور، وهم ينوبون عن الأُمة في محاسبة الحكام، وذلك أخذاً من استشارة الرسول صلى الله عليه وآله وسلم لرجال من المهاجرين والأنصار يمثلون قومهم، ومن تخصيص الرسول صلى الله عليه وآله وسلم رجالاً من صحابته للشورى، كان يرجع إليهم أكثر من غيرهم في أخذ الرأي، منهم: أبو بكر، وعمر، وحمزة، وعلي، وسلمان الفارسي، وحذيفة ...

وأخذاً من تخصيص أبي بكر رضي الله عنه رجالاً من المهاجرين والأنصار يرجع إليهم لأخذ رأيهم إذا نزل به أمر. وكان أهل الشورى في عهد أبي بكر رضي الله عنه هم العلماء وأصحاب الفتوى. أخرج ابن سعد عن القاسم: «أن أبا بكر الصديق كان إذا نزل به أمر يريد مشاورة أهل الرأي وأهل الفقه فيه، دعا رجالاً من المهاجرين والأنصار، دعا عمر، وعثمان، وعلياً، وعبد الرحمن بن عوف، ومعاذ بن جبل، وأُبَيّ بن كعب، وزيد بن ثابت، وكل هؤلاء كان يُفْتي في خلافة أبي بكر، وإنما تصير فتوى الناس إلى هؤلاء، فمضى أبو بكر على ذلك، ثم وَلِيَ عمرُ فكان يدعو هؤلاء النَّفَرَ». كذلك وردت أدلة تدعو المسلمين لمحاسبة الحاكم، وقد مارس المسلمون ذلك كما حدث في عهد الخلفاء الراشدين. وكما للأمـة أن تنيب في الشـورى فلها أن تنيب في المحـاسـبة. كل ذلك يدلّ على إباحة أن يُتخذ مجلس خاص ينوب عن الأُمة في محـاسـبة الحكام، وفي الشورى الثابتة بنص القرآن والسنة. وأطلق عليه: مجلس الأُمة لأنه نائب عن الأُمة في المحاسبة والشورى.

ويجوز أن يكون في هذا المجلس أعضاء من غير المسلمين من الرعايا؛ من أجل الشكوى من ظلم الحكام لهم، أو من إساءة تطبيق الإسلام عليهم، أو عدم توفير الخدمات لهم ونحو ذلك.

 

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 81: Kâdı ve Kadâ Meclisi.

in Yargı
Madde 81: Kâdı, yalnızca Kadâ Meclisinde hüküm verebilir. Delil ve yemin de ancak Kadâ Meclisinde geçerli olur. Devamını oku
anayasa

Madde 111: Ümmet Meclisinin salahiyeti.

Madde-111: Ümmet Meclisi şu beş salahiyete sahiptir: 1.(a.) Yönetim, öğretim, sağlık, iktisat, ticaret, sanayi, ziraat ve benzeri işler gibi derin fikrî araştırma ve ileri görüşlülük gerektirmeyen iç siyaset işlerinin yürütülmesi ile ilgili amellerde ve amelî konularda halifenin Ümmet Meclisi ile istişaresinde Ümmet Meclisinin halifeye verdiği görüş bağlayıcıdır. 1.(b.) Halife, derin araştırma ve… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 96: Devlet ve Insanların [maslahatlarının] idaresi

Madde 96: Devlet işlerinin ve insanların işlerinin [maslahatlarının] idaresinden; Maslahatlar Bölümü, Daireler Bölümü ve İdareler Bölümü mesuldür. Bu üç bölüm, devlet işlerini kalkındırmak ve insanların maslahatlarını gerçekleştirmek için çalışırlar. Devamını oku
anayasa

Madde 13: Asıl olan, beraat-i zimmettir.

Madde 13: Asıl olan, beraat-i zimmettir. Bir kimse ancak mahkeme kararıyla cezalandırılır. Kim olursa olsun, herhangi bir kimseye işkence yapmak kesinlikle caiz değildir. Her kim bunu yaparsa cezalandırılır. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 112: Kadında asıl olan

Madde 112: Kadında asıl olan anne ve ev hanımı olmasıdır ve o, korunması gereken bir namustur. Devamını oku
anayasa

Madde 15: Harama götüren vesile haramdır.

Madde 15: Harama götüreceği zannı galip olursa, harama götüren vesile haramdır. Harama götürmesinden korkuluyorsa haram olmaz. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 58: Vali´nin tayini

in Valiler
Madde 58: Vali, bir vilayetten diğer bir vilayete nakledilemez. Zira onun görevlendirilmesi, genel bir bakıştır ve belirli bir yer ile sınırlıdır. Bilakis görevden alınır ve yeniden tayin edilir. Devamını oku