nusr-halifet-70-575-png8

Hilafet Devleti Anayasası Android apps olarak

Genel Hükümler

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

anayasa

Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır. Öyle ki devletin yapısında, cihazında veya muhasebesinde yahut devlet ile ilgili herhangi bir şeyde, İslami akideyi esas kılmaktan başka bir şey var olamaz. İslami akide aynı zamanda anayasa ve şer’i kanunların da esasıdır. Öyle ki bunlardan herhangi biriyle ilgili herhangi bir şeyin İslami akideden fışkırması haricinde var olmasına izin verilmez.

Devamını oku: Madde 1: İslami akide, devletin esasıdır.

Madde 2: Dâr-ul Islam ve Dâr-ul küfür.

anayasa

Madde 2: Dâr-ul Islam, üzerinde Islami hükümler tatbik edilen ve güvenlig i Islami eman altinda olan beldelerdir. Dâr-ul küfür ise üzerinde küfür nizamlari tatbik edilen veya güvenligi Islami eman altinda olmayan beldelerdir.

 

Devamını oku: Madde 2: Dâr-ul Islam ve Dâr-ul küfür.

Madde 3: Halife´nin benimsemesi

anayasa

Madde 3: Halife, belirli ser’i hükümleri benimseyip anayasa ve kanunlar haline getirir. O, herhangi bir ser’i hükmü benimsediginde bu hüküm gerek ince amel edilmesi vacip olan yegane baglayici ser’i bir hüküm olur. Bu takdirde o ser’i hüküm, yürürlüg e giren bir kanun haline gelir ki bu kanuna açiktan ve gizliden itaat etmek, devletin yönetimi altindaki her bireye vacip olur.

Devamını oku: Madde 3: Halife´nin benimsemesi

Madde 4: Halifenin benimsemede sınırı

anayasa

Madde 4: Halife, zekat ile cihat ve Müslümanların birliğinin korunması için gerekli şeyler dışındaki ibadetlerde belirli herhangi bir şer’i hükmü benimseyemez. Yine İslami akide ile ilgili fikirlerden herhangi bir fikri de benimseyemez.

Devamını oku: Madde 4: Halifenin benimsemede sınırı

Anayasanın bazı maddeleri

Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 22: Yönetim nizamı kaidesi.

Madde 22: Yönetim nizamı dört kaide üzerine kuruludur: 1. Hakimiyet Şeriatındır, halkın değildir. 2. Otorite ümmetindir. 3. Tek bir halife nasbetmek, Müslümanlara farzdır. 4. Şer’i hükümleri benimsemeye yalnızca halifenin hakkı vardır. Dolayısıyla anayasayı ve bütün kanunları belirleyen odur. Devamını oku
anayasa

Madde 18: Yöneticiler dörttür:

Madde 18: Yöneticiler dörttür: Halife, tefvîz muavini, vali, âmil ve bunların yönetimi altında olan kimseler. Bunların dışındakiler yönetici değildir, memurdur. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 190: Antlaşmalar.

Madde 190: Askerî anlaşmalar ve onun cinsinden olan veya onunla bağlantılı olan -siyasî anlaşmalar ile üs ve liman kiralama sözleşmeleri gibi- tüm anlaşmalar kesin bir yasaklama ile yasaklanır. İyi komşuluk anlaşmaları, iktisadî, ticarî, malî ve kültürel anlaşmalar ile ateşkes anlaşmaları imzalamak ise caizdir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 166: Devletin para birimi.

Madde 166: Devlet, kendisine has, bağımsız bir para çıkartır. Bu paranın, herhangi bir yabancı para birimine bağlanması caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 191: Devletin, İslam esasına dayanmayan örgütlerle ilişkisi.

Madde 191: Devletin, İslam esasından başkasına dayanan veya İslam hükümlerinden başka hükümleri tatbik etmeye dayanan örgütlere iştirak etmesi caiz değildir. Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi uluslararası örgütlerle Arap Birliği gibi bölgesel örgütlere katılması caiz değildir. Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 189: Islam devletinin, diğer devletlerle olan ilişkileri.

Madde 189: Devletin, dünyada kurulu diğer devletlerle olan ilişkileri şu dört husus üzerine kuruludur: Birincisi: İslami alemde kurulu devletlere, sanki tek bir beldede kuruluymuşçasına itibar edilir. Dış ilişkiler kapsamına girmezler ve onlarla olan ilişkiler dış siyasetten sayılmaz. Hepsini tek bir devlet halinde birleştirmek için çalışmak gerekir. İkincisi: Kendileriyle aramızda iktisadî… Devamını oku
Hilafet Devleti, Anayasa,

Madde 89: Mezâlim kâdıları

in Yargı
Madde 89: Mezâlim kâdısı, bir veya daha fazla kişi ile sınırlandırılmaz. Devlet başkanı, zulümleri ortadan kaldırmak için ihtiyacına göre sayıları ne kadar olursa olsun, mezâlim kâdısı tayin eder. Ancak bir davaya bakılırken hüküm verme salahiyeti yalnızca bir kâdıya aittir, daha fazlasına değil. Duruşma esnasında, hükme yetkili kâdının yanında başka mezâlim kâdılarının bulunması caizdir. Fakat… Devamını oku